>
ATLAS LOGO

Mayıs 2008
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Yazarlar 
Dizginlenemez Rüzgar

Patty! Küçük bir çocuğu çağırır gibi geliyor ilk anda kulağa. Bir özel isimden çok cins, takma bir grup başlığı ismi gibi.

Ne yazık ki bütün bu şirinleştirme girişimleri rüzgârın gücünü azaltmıyor. Yıkılmış köprüler sular altında yollar, evler, mahrumiyet, felaket bölgeleri, yardım ya da kurtarılmayı bekleyen insanlar... Kasırga tayfun, hortum gibi değişik biçimlerde ortaya çıksa da rüzgâr, dizginlenemeyen etkinin yol açtığı manzara değişmeden kalıyor. Kasırgalara yazılı ve konuşma dilinde ayırt edici kısa ve kolay isimler verilmesi, tropik fırtınaları gemilerin tanımlaması sırasında önemli kolaylık sağlıyor. 1979 yılına kadar tüm kasırgalar, isimlerini kadınlardan alıyordu. Feministlerin tepkisini çekse de kadınların sinirli ve değişken hali buna mazeret gösteriliyordu.

Kasırga isimleri artık dünya meteoroloji kurumunun onaylayarak sunduğu bir listeden seçiliyor. Atlantik alanındaki isimler her yıl biri kullanılmak üzere altı ayrı listeden seçiliyor.
Altı yılda bir baştaki listeye dönülüyor. Listedeki her isim alfabedeki değişik bir harfle başlıyor. Mesela yılın ilk kasırgasının ismi 'A' ile başlıyor, bir sonraki 'B'… 'Q', 'U', 'X', 'Y' ve 'Z' harfleri kullanılmıyor.
Sıradaki kasırga beklenmedik oranda yıkıcı, öldürücü olursa, o isim bir daha kullanılmamak üzere emekli ediliyor. Bilim adamlarının değişik bir cezalandırma yöntemi var. Geçen yılki Charley, Frances, Ivan ve Jeanne'in ardından bu yıl Katrina kasırgası 'emekliye' ayrılmak zorunda kalacak. 1954 ten bugüne kadar zorunlu emekliye sevk edilen isim sayısı kırkı aşıyor.

ABD'de kasırga sezonunun sona ermesine daha iki ay varken, daha önceden belirlenen kasırga listesindeki isimler yetmeyebilir. Rita'dan sonraki kasırgalara, Stan, Tammy, Vince ve Wilma adları verilecek. Wilma ile normal isimlendirme son bulacak ve Yunan alfabesine geçilecek. Wilma'dan sonraki yeni fırtına ve kasırgalara, Alfa, Beta, Gamma ve Delta gibi Yunan alfabesinden harf adları verilecek. Fırtına ve kasırgaların adlandırıldığı son 60 yıldır, Atlantik'te, bu ilk kez yaşanacak.

Atlantik'teki 2005 kasırga mevsiminin on ikinci kasırgası 23 Ağustos'ta Bahama adalarının doğusunda oluştu. Uygun koşullar altında ertesi gün Katrina isimli bir kasırgaya dönüştü. Yeni kasırga ilk başta kuzeybatıya, daha sonra batıya yöneldi. Güney Florida sahillerine ulaşmadan kısa bir süre önce Katrina yaklaşık 130km/h hıza ve 984 hektopaskal basınca ulaştı.
New Orleans'tan 1 milyondan fazla kişi kaçıyor, trafik kilitleniyor, iç savaştan bu yana en büyük kitlesel göç yaşanıyordu. Bölgedeki dört rafineri kapandığı için benzin sıkıntısı başlamıştı.
Kasırga karaya doğru yöneldiği 26 Ağustos gecesinde, biraz zayıflayarak tropikal fırtınaya dönüştü. Ve sadece yedi saat içinde Meksiko körfezine ulaştı. Katrina, burada körfezdeki sıcak havayı soluyarak birkaç saat içinde yeniden kasırgaya dönüştü. 27 Ağustos'ta 185km/h hızda üçüncü kategori bir kasırgaya, 28 Ağustos sabahında ise 280km/h şiddetine ulaşarak beşinci kategoriden bir kasırgaya dönüştü.  2005 in 3. yoğun tayfunu resmi rakamlara göre 1274 kişinin canını alıyordu.
Katrina, ardında korkunç bir şaşkınlık ve benzersiz bir öfke bıraktı. Ölü sayısının 10 bini geçtiği söylendi. Neredeyse aylar önceden haber vererek gelen, hızı gücü bilinen, dolayısıyla sonuçları açıkça kestirilebilen bir felaketin böylesine çaresizlikle karşılanması bütün dünyayı şaşkınlığa sürükledi. Özellikle yüzde 80'i sular altında kalarak tarihe gömülen New Orleans'ta fırtınadan sonra beş gün boyunca kaderlerine teslim edilen insanların ezici çoğunluğunu siyahların oluşturması eski tartışmaları alevlendirdi.

Çok geçmeden ABD Ulusal Kasırga Merkezi yetkilileri halkı, sıradaki kasırga Rita için uyarıyor, Katrina'dan daha çok zarar verebileceği vurgulanıyordu. Körfez'deki petrol tesisleri ve Houston kenti, uzay istasyonu boşaltıldı, bölgedeki rafinelerin dörtte üçünde üretim durduruldu. 280 kilometre hızla Meksika Körfezi'ne ilerleyen Rita tayfununun şiddeti beşinci kategoriye yükseldi. Rita tayfununun etkilerini ilk hissedenler ABD'nin Florida sahilinde ve Küba'nın kuzeydeki kıyı şeridinde yaşayanlar olmuştu. Tayfun karaya ulaşmadan bu bölgelerin büyük bölümü boşaltıldığından, Katrina'daki gibi bir felaket yaşanmamış; Küba'nın kuzey kıyısında 58 bin, başkent Havana'da ise 6 bin kişi evlerini terk etmişti.

Kasırgaları hafifletmek veya engellemek nasıl mümkün olabilir? Bu sorunun cevabı küresel ısınmada dolayısıyla sera gazlarında gizli… Okyanuslar atmosfere düzenli olarak sıcaklık ve nem yayar. Zamanla üzerlerinde nemli ve sıcak bir hava kütlesi birikir. Sıcak havanın yükselmesiyle yoğuşan su buharından çıkan damlacıklardan bulutlar oluşur. Yoğuşma sırasında aynı zamanda sıcaklık ortaya çıkar ve bu da, denizin üzerindeki suyun buharlaşması için alınan sıcaklıkla eşit enerjiye sahiptir. Gizli yoğuşum ısısı olarak adlandırılan bu sıcaklık, havanın daha fazla yükselmesini tetikler. Fırtına hücreleri böylece oluşur, nihayet birleşir ve dev bir alçak basınç kasırgasına dönüşür.

Kasırgalar ilk enerjilerini su buharının yoğuşmasıyla, bulut ve yağmurla açığa çıkan sıcaklıktan alıyor. Bu yüzden hafifletilme girişimleri yoğuşma sürecinin engellenmesini hedefliyordu. Bu amaçta pratikte uygulanabilecek tek yöntem: 'Bulut tohumlamak'...

Birleşik Devletler hükümetinin bilimsel danışma kurulu, 1961'de Esther, 1963'te Beulah, 1969'da Debbie ve 1971'de Ginger kasırgalarına karşı 'Stormfury' Kasırga çılgınlığı adını verdikleri bir projeye girişir: Kasırganın gözünü çevreleyen bulutlara gümüş iyodür atarak göz çevresindeki alçak basıncı güçlendirip kasırganın 'havasını söndürecek.' Proje ile 'Bulut tohumlama' deyimi ilk kez burada duyulur. Gümüş iyodür kristallerinden buz parçacıkları oluşturan bilim adamları, bulutların daha hızlı büyümesine, dolayısıyla deniz üzerindeki nemli ve sıcak havanın kullanılmasını hedefliyordu. Böylelikle kasırganın şiddetini azaltacaktı. Bu yöntemle farklı sonuçlar elde edildi ama meteoroloji uzmanları kasırga bulutlarının tohumlanmasından bekledikleri sonuçları hiçbir zaman alamadı. Çünkü kasırgalar tahminlerin aksine soğuk su buharı içermiyordu.

Aynı dönemlerde bir araştırma laboratuarında çalışan bilim adamı Hugh Willoughby, bu sonucun doğal yoldan kendiliğinden oluşabileceği sonucuna o yıllarda vardı. Rita kasırgasının, karayı vurmadan önce Saffir-Simpson ölçeğinin en yüksek 5. basamağından 3. basamağa böyle doğal yolla gerilediğinde ısrar ediyor. Şimdi Florida üniversitesinde ders veren Profesör Willoughby :
'Kafam çalışsaydı, bulutlara gümüş iyodür gönderir, rüzgar hız kaybedince de, Houston'u kurtaran adam olduğumu söyleyip 50milyon dolar rica ederdim...' diyor.
Bazıları da, kasırgalara karşı nükleer savaş ilan etmeyi önerdi, ancak radyoaktif kirliliğin insanların yaşadığı bölgelere ulaşma riskivardı. Dahası, uzmanlar bu tekniğin başarı şansını yüksek bulmadı: Zira tam anlamıyla oluşmuş bir kasırga, 20 dakikada bir infilak eden 10 megatonluk nükleer bomba kadar enerji yayıyordu.

Sovyetler 70'li yıllarda hortumun deniz suyunu elektrikli süpürge gibi emmesini önlemek için Pasifik'e kasten petrol akıtmayı denedi. Ancak Sovyet rejimi, bu denemenin sonuçlarını hiçbir zaman açıklamadı.
Bir sanayicinin önerisi ise bulutlara 'zamk' dökmek oldu:
Tonlarca yapışkan madde, yağmuru ağırlaştırarak su tanelerinin düşüşünü yavaşlatacak ve kasırga gözünün, atmosferde yükselmesini engelleyecekti. Ancak tekniğin gerçekten işe yarayıp yaramayacağını uzmanlar kestiremedi. Dahası, bir tek kasırgayı etkisiz kılabilmek için yaklaşık 38 bin ton yapışkan madde gerekecekti.
Bazı uzmanlar da, okyanus sularının ısınmasının kasırgalara yol açtığını göz önüne alarak, denizleri niçin soğutmadıklarını sordu. Buzdağları göndermek, deniz dibinde bulunan derin çukurlardaki suyu yükseltmek cazip öneriler olarak görünüyor(!)

ABD bilim dünyası, onca 'yaratıcı', hatta 'uçuk' sayılabilecek öneriye rağmen, şimdilik kasırgalarla 'iyi geçinmeyi' tercih ediyor nedense… Bugün bilim adamları kasırgaları gelişmiş bilgisayar modelleriyle tasarlayarak öngörmeye mümkünse önlemeye çalışıyor. Fakat yeni ve etkili yöntemler keşfetmek pek kolay değil. Bir kasırganın başlangıcını belirlemek ve önlemek, doğrudan gözlemlerin yetersiz olması nedeniyle çok zor... Kimi zaman uyduyla alınan karmaşık bulut görüntüleri yeterli bilgi vermiyor, kimi zaman da tropikal fırtınaların mükemmel simülasyonları hatalı çıkıyor.

Uzmanlar Bilgisayar modellerinin yetersizliğinden yakınıyor. Tüm bu sorunlara rağmen bilgisayar simülasyonları bu amaçta kullanılabilecek en değerli yardımcılar olarak kabul ediliyor. Bir kasırganın etkisinin kontrol edilebilmesi için değişken, Dördüncü boyut zaman olmak üzere, dört boyutlu veri simülasyon yöntemiyle (4dVar) bir tür hava raporu elde ediliyor.
Kasırgaların bilgisayar simülasyonları kullanılarak, yağışlardaki buharlaşma ve hava sıcaklığındaki değişimlerin, hava akımını nasıl etkileyebileceği veya rüzgarların hızını kesip güçlendirebileceği rahatlıkla öğrenilebiliyor.
Ancak doğru müdahaleyi yapabilecek fiziksel yollar şimdilik kapalı. Kasırganın akımı biyolojik olarak indirgenebilen bir petrolle kaplanarak, kasırganın enerji kaynağını meydana getiren buharlaşma engellenebilir. Ya da gelecekte dünyanın etrafında dönen ve yeterince büyük aynalarla güneş ışığını fotovoltaik hücreler yardımıyla birleştiren enerji santralleri kurulabilir. Toplanan enerjiyi mikrodalgalarla dünyaya yansıtan santral, su buharıyla verici frekansında meydana gelen hafif bir değişimle kasırga sistemi veya çevresinde karşılıklı etki yapabilir. Bu sistem ısınarak etrafındaki havayı da ısıtabilir. Simülasyonlara göre bu tür sıcaklık tepisiyle kasırgayı zayıflatmak veya istenilen yöne çevirmek mümkün. Ve son olarak eski yöntem tohumlama denebilir; bulutların gümüş iyodürü veya yağmuru tetikleyen diğer maddelerle tohumlanması, kasırganın büyümesi ve şiddetlenmesi için gerekli nemi merkezden çekebilir.
Henüz hiçbir teknoloji hedefe uygun olarak bunu gerçekleştiremiyor.
Alman çevre bakanı Jurgen Tritten'e çözümü ülkesindeki bir gazetede şu cümlelerle öneriyor, ' sera gazları dünya genelinde derhal azaltılmalı. ABD bu noktaya kadar gözlerini kapadı, ama artık açmalı'
Tony blair'ın bilim danışmanı Sir David King ve M.I.T. den Dr. Kerry Emmanuel aynı noktayı işaret ediyor; 'küresel ısınma kasırgaların sayılarını değil, yıkıcı etkisini arttırıyor. Yüzey sıcaklığının artması sadece daha güçlü kasırgalar demek daha çok değil.'

Asya'nın güney kıyılarında ve Avustralya'nın Büyük Okyanus kıyılarında Tayfun, Meksika Körfezi kıyılarında Hariken, Afrika'nın bazı kesimlerinde ve Latin Amerika kıyılarında da Tornado… Hangi isimle anılırsa anılsın kasırgalar, önüne geçilemeyen güçlü esintiler sadece. Kasırgaların etkilerine karşı uzun vadede koruma sağlayacak tek şey, ekosistemin korunup kollanması. Son Atlantik kasırgalarında tahmini maliyeti 200 milyar doları hayli aşarken, ekosistemi dengesine kavuşturmanın su setlerinin ve kanallarını acilen yenilenmesi ve güçlendirilmesi için 2 milyar dolar yetecekti.
Bunu bir gerçek olarak kabul edip, o doğrultuda çaba sarf etmeyen hiç kimsenin yakınmaya da hakkı kalmıyor.

Oruç Türker Özger

EDİTÖRÜN NOTU
Kopya kültürümüzün, kopya tohumların, kopya programların, kopya koyunların, kopya MP3'lerin, kopya sözlerin, en küçük şeyine kadar yalnızca 'çoğaltılmış aynı'nın çeşitsiz dünyasına Sarıkeçilileri de itiyoruz. Çağırmıyoruz, onlar için yaptığımız Sarı Evler'in içine itiyoruz.
SARIKEÇİLİ GÖÇÜ
... izliyoruz : 12.05.08
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Annelik
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.