>
ATLAS LOGO

Mayıs 2008
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Kultur 
Balkan Savaşı Manzaraları

Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ cephelere bir milyon asker sürdüler. Osmanlı, Edirne'den İşkodra'ya uzanan Rumeli topraklarının tamamını kaybetti. Atlas, Balkan Savaşı'nın hazin manzaralarını, Türk basınında ilk kez yayımlanan fotoğraflarla sayfalarına taşıyor.

YAZI: KEMAL TAYFUR

İnsanlar akın akın Babıali Caddesi'ne akıyordu. Gazete binalarının önü miting meydanı gibiydi. Herkes haberleri merak ediyor; birbirlerinin başları üzerinden uzanarak gazete binalarının duvarlarına asılan ve yeni haberlerin tebeşirle yazıldığı karatahtalara bakıyordu. Alemdar gazetesinin önündeki kalabalık birden coşku içinde dalgalandı. Karatahtada ilk zafer müjdelenmişti: Düşman ordusunun -ki o düşman Karadağ'dır- daha savaşın ilk saatlerinde verdiği zayiat yazıldı: 1200 ölü! Ne kolay bir zafer... Nitekim Tanin gazetesi de o gün savaşı 'Hele Şükür!' manşetiyle karşılamış ama Karadağ için 'pek küçük lokma' diye de hayıflanmıştı.
Aslında sadece Karadağ'ı değil, yüzyıllardır büyük güçlere karşı savaşmaya alışkın Osmanlılar, Karadağ'ı öne süren Balkan devletlerini de küçümsüyorlardı. En eskisi Yunanistan 82 yıllık bir devletti; 1830'da bağımsızlığına kavuşmuştu. En yenisi Bulgaristan'dı ve 34 yıl kadar önce kendi ayakları üzerinde yürümeye başlamış, Osmanlı'dan resmi bağımsızlığını sadece dört yıl önce elde etmişti. Sırbistan da öyle; Osmanlı bayrağı Belgrat kalesinden resmen 1867'de indirilmişti. Şimdi, Osmanlı egemenliğinin 500 yıllık boyunduruğundan ancak büyük devletlerin doğrudan müdahaleleriyle kurtarılmış bu küçük devletler, bir araya gelmiş Osmanlı'ya kafa tutuyorsa bunun ne hükmü olabilirdi ki. Ölüm döşeğindeki Osmanlı'nın bir fiskesi bunları susturmaya yeterdi; ola ki 'düvel-i muazzama' savaşa burnunu sokmasın...

Bütün cephelerde aynı anda başlayan savaş, Osmanlı ordularının ağır yenilgisiyle sonuçlandı. On binlerce asker öldü, on binlercesi de esir düştü. En çok esir Edirne-Kırklareli hattında Bulgarlara, Kosova-Kumanova cephesinde de Sırplara verildi. Bu esirlerin bir kısmı kamplarda açlık ve salgın hastalıklara kurban gitti. Ama çoğu katledildi. Savaşın başında aldıkları esir sayısıyla övünen galip devletler o askerlere ne olduğunu asla açıklamadı. 1912 Ekim'inin son günlerinde çekilen bu fotoğrafta, Podgoriça kampında, Sırp ve Karadağlıların elindeki esir Türkler görülüyor.

Savaşı ilk başlatan Balkan devletlerinin en küçüğü Karadağ eğitimsiz askerlerden oluşan 40 bin kişilik bir orduyla Arnavutluk üzerine yüklendi. O askerlerden biri İşkodra yolunda derin bir uykudayken görüntülendi.

Bulgar köylüler cephedeki askerlerinin zaferi için dua ediyor.

O günlerin gazetelerinin 'harbi talep eden' manşetlerinin altında işte bu küçümseme eğilimi yatıyordu. Etkili yazarlardan Süleyman Nazif, Osmanlı'yı uyuyan bir aslana benzeterek 'Bırakın uyusun!' diye uyarıyordu düşmanları; zira 'Başını İşkodra dağlarına dayamış, ayaklarını Basra Körfezi'ne uzatmış, ... teneffüslerinde celadet-i masume intişar eden bu zararsız, hatarsız şir-i naimi uyandırmak tehlikelidir...' Ziya Gökalp ise tersine, uyandırılsın istiyordu: 'Vur eski kölesi utandır onu/ Bırakma uyusun uyandır onu!' Köprülüzade Mehmed Fuat da 'Cenk istiyoruz... Bak, yine açtık o hilali' diye başlayan bir şiir kaleme alıyordu. (Aynı Köprülüzade savaş başladıktan sonra 'Issız dağ başını duman bürümüş/ Yine Rumeli'ne düşman yürümüş/... Meriç'in üstünde köprü kurulur/ Düşman geçer, hep yiğitler vurulur/ Hepsini anlatsam dilim yorulur' diye bir matem şiiri yazacaktı.) Savaş taraftarı olmayan yok gibiydi, savaş zilletten kurtuluşun tek yoluydu sanki. (Meraklılara, Osmanlı toplumunun Balkan Savaşları öncesindeki ruh halini yansıtması bakımından o günlerin basınını ve edebiyatını değerlendiren Haluk Harun Duman'ın Balkanlara Veda, Basın ve Edebiyatta Balkan Savaşı adlı incelemesini hararetle tavsiye ederim.)
Peki durum neydi? Osmanlı ordusu sanıldığı ve istendiği gibi bu savaştan muzaffer çıkabilecek miydi? Olası bir başarısızlığın, Avrupa'daki toprakların tümünün kaybedilmesi demek olacağını herkes takdir ediyordu ama kimse buna ihtimal vermiyordu. İşte Osmanlı için pek küçük lokma sayılan Karadağ'ın İstanbul Maslahatgüzarı Plamenataz'ın, 8 Ekim 1912'de Osmanlı hükümetinin Hariciye Nazırı (Dışişleri Bakanı) Gabriel Noradunkyan'a tevdi ettiği savaş ilanının basın tarafından sevinçle karşılanmasının nedeni buydu. Nihayet beklenen olmuştu ama kimse Karadağ'ın efelenmesine ehemmiyet vermiyordu. Ne padişah, ne bakanlar, ne paşalar, ne basın, ne de halk. Karadağ'ın arkasında Balkan İttifakı olduğuna göre Bulgar, Sırp ve Yunan elçilerinin de savaş notalarıyla çıkagelmeleri an meselesiydi.
Beyoğlu'nda Yunan, Sırp ve Bulgar elçilikleri önünde toplanan halk, bu ülke bayraklarının aşağı indirilmesini bekliyordu. Ancak, Balkan devletlerinin harekete geçmesi için on gün daha beklemek gerekecekti.

Yazı ve fotoğrafların devamı Atlas'ın Şubat 2008 sayısında.

EDİTÖRÜN NOTU
Kopya kültürümüzün, kopya tohumların, kopya programların, kopya koyunların, kopya MP3'lerin, kopya sözlerin, en küçük şeyine kadar yalnızca 'çoğaltılmış aynı'nın çeşitsiz dünyasına Sarıkeçilileri de itiyoruz. Çağırmıyoruz, onlar için yaptığımız Sarı Evler'in içine itiyoruz.
SARIKEÇİLİ GÖÇÜ
... izliyoruz : 13.05.08
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Annelik
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.