ATLAS LOGO
Mart 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Kultur 
Fransız tarihçiler ve 'genosid'

Fransa'da 'soykırım' türünden olayları reddetmeyi suç haline getiren yasa, burada Ermeni kıyımını reddetmeyi kariyer haline getiren zevatı bir yandan kızdırmış, bir yandan da sevindirmişti.

Sevindirmişti, çünkü böylece 'Avrupa bize düşman' temasını, 'Avrupa'da tek-yanlı ve antidemokratik' temalarını işleyebiliyorlardı.
Yalnız Fransa'da değil, birkaç Avrupa ülkesinde bu tip yasalar var. Bunların çıkışı da genellikle bizim 'Ermeni kıyımı' tartışmalarının yeniden bir güncellik kazanmasından öncesine uzanıyor. Asıl hedefi Nazilerin yarattığı 'Holocaust'. Zaman zaman bunun da çok abartıldığını veya hiç olmadığını söyleyenler çıkıyor; bu korkunç uygulamaya tabi tutulduğu için (şahsen ya da bağlı olduğu topluluk dolayısıyla) zaten bir travma yaşamakta olan insanların bir de bu hakaretamiz inkârlarla rencide olmasına meydan vermemek için düşünülmüş yasalar.
Böyle bir amacı elbette anlayışla karşılıyorum. Gene de, bu gibi konuların, hele konuyla dolaysız ilgisi bulunmayan ülkelerde, yasalarla pekiştirilmesine fazla anlam veremiyorum, bunu doğru da bulmuyorum. Gene bizim 'kıyım' olayında olduğu gibi, çeşitli ülkelerin parlamentolarının bu konuda yasa veya karar çıkarması da anlamlı gelmiyor.
Tabii bir noktada, şöyle bir anlamı var: bir ülke yaptığı işi böyle bağıra çağıra reddeder ve gerçekliğe dürüst bir tavırla yaklaşmaya böyle bir kararlılıkla karşı çıkarsa, başkalarının ona uygulayacağı fazla bir tedbir kalmıyor. Savaş ilan edemeyeceklerine göre böyle bir yasa geçiriyorlar. Soykırımların en beterini icra etmiş Almanya hakkında herhangi bir parlamentonun böyle bir kararı falan yok, çünkü Almanya olanları inkâr etmiyor.
Kararın nesnesi olan ülkenin mantıkdışı davranıyor olması böyle bir uygulamaya bir çeşit mantık kazandırsa da, olayı soyutlayarak düşündüğümde, gene fazla anlam veremiyorum. Almanya, 'Holocaust' bir yana, bugün Namibia denilen topraklarda korkunç bir kıyım yapmıştı. Şimdi bunu çeşitli ülkelerin parlamentoları bir 'karar' veya bir 'yasa' haline mi getirmeli? Ya getirmezse ne olacak? Almanya bunu yapmamış mı olacak?
Bütün bu konularda nihai yargı tarihin yargısıdır. Bizimki de dahil olmak üzere bütün bu olaylar tarihin merceği altında ve hepsinde bitakım ayrıntılar tartışılıyor olsa da, tarih genel hükmünü vermiş durumda.
Tam şu sırada, Fransa'nın son derece saygıdeğer bazı tarihçilerinin söz konusu yasa karşısında hoşnutsuzluklarını dile getirmeleri bence çok iyi oldu. Toynbee "Yazdığımızı propaganda diye kullandılar" dedi diye 'İşte, o da kıyımı yalanladı' diye ülke içinde her zamanki 'disinformation'ı yapıp, ama yalanlarına kendileri kanıp Birleşik Krallık parlamentosuna mektup yazan (ve aşağılayıcı bir cevap alan) zevat, Fransız tarihçilerinin de kıyımı reddettiğine dair yalan yayabilirler. Oysa tabii ki böyle bir şey söz konusu değil. Adamlar öncelikle böyle bir konuya parlamento gibi siyasi kurumların burnunu sokmasından rahatsız. Toynbee gibi Braudel'in, Ladurie'nin, bu ayarda tarihçilerin 'Kıyım olmadı. Ermeni yalanıdır' demesi elbette mümkün değil. Ama tarihçilerin işinin bir 'yasama' konusu olmasından da rahatsızlar doğal olarak.
Öte yandan, okuduğum kısa bir nottan, Ladurie'nin, 'genosid' tanımından da ciddi şüpheleri olduğunu anladım. Bundan ötesini, o kısa yazıda tam yerine oturtamadım, ama benzer şeyler düşündüğümüz duygusuna kapıldım. Çünkü o da 'kıyım'dan söz ediyor, ama 'genosid' terimini Holocaust'a ayırıyor.
'Kıyım' bir eylemi anlatan bir kelimedir, bu bakımdan da 'nötr' bir yanı vardır. Ama 'genosid' dediğinizde hakiki bir terimi telaffuz etmiş oluyorsunuz. Bir 'hukuk terimi' neler içerirse, geçmişten geleceğe, yargılamadan yargının kendisine, her şey var içinde. Tam da bu nedenle, herhangi bir ülkenin parlamentosunun bir başka ülkenin 'genosid' yaptığına dair bir karar veya yasa çıkarması, olması gereken prosedüre aykırı bir durum oluyor. 'Tarihi bir olgu'nun olduğunu söylemek bir şeydir, onun üstüne 'hukuki bir yargı' vermek başka bir şeydir -en azından, bir parlamentonun yetkisi ötesinde bir şeydir.
Ama inkârcı böyle davrandıkça, bunlar olacak ve büyük bir ihtimalle daha kötüleri de olacak.

Yazı: Murat Belge


http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=174730

Yorumları okumak ve yeni yorum yazmak için tıklayınız

Son yazılar:
  • Re: ASIL KİM NANKÖR! (AYŞEGÜL BİÇMEK, 09/10/08 16:30)
  • olmayan şeyi niye kabul edelim ? (sadık çamoğlu, 06/11/07 13:10)
  • Sayın Süleyman Can'a yanıt. (Ali Doğan BUDAK, 18/07/07 12:59)
  • ...
    EDİTÖRÜN NOTU
    Atlas'ın bahar takvimi çok dolu. Kaz Dağları, Alakır, Sarıkeçililer, İstanbul'da kalanlar için Dağ Filmleri Festivali. Bu etkinlik, İstanbul'a gelemeyenler için başka kentlere de gidecek.
    KASLA GİT!
    FOTOĞRAF SERGİSİ
    Sadakat İstanbul: Boğazını Koru
    ABONELİK
    HASANKEYF'E SADAKAT
    Sıfır Yokoluş Gezileri
    [ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
    [ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
     
    [ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
    [ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
    Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
    Imperia ile tasarlanmıştır.