ATLAS LOGO
Mart 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Kultur 
   Kültür- Sarıkeçililer 
Sarıkeçililer Ne İstiyor?

Sarıkeçililer Yaşatma ve Dayanışma Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, 12-13 Nisan 2008'de düzenlenen '2. Göç Kervanı Şöleni'nin açılış konuşmasını yaptı. Savran'ın konuşmasının tam metnini Atlas okurlarınla da paylaşmak istedik.

'Hoş geldiniz.
    
Türkiye'de 2 milyon kişi olduğumuzu söyleyen var. 3 milyon kişi olduğumuzu söyleyen var. Ama biz şuanda burada gördüğünüz kadar kişiyiz. Büyük laf edip gönlü bizimle olanları da ekleyip sayıyı kabartmayacağım. Şurada gördüğünüz insanların sayısı, devletimizin golf sahası açma izni verdiği kişilerden fazla. Bütün ormanlarımızı yok etsinler diye maden arama izni verilenlerden de fazlayız. Onların parası da bizden fazla diyebilirsiniz. Evet, biz gücü parayla ölçülebilen bir çıkar grubu değiliz. Tarih, parasıyla, yetkileriyle büyük güçlere sahip çok kişiler gördü. Çoğunu unuttu. Ama biz bu ülkeyi Türkiye yapanlar, dilimizle kültürümüzle, töremizle, inançlarımızla ve yanımızda taşıdığımız; atlarımız, develerimiz ve davarlarımızla hep buralardaydık. Yine buralardayız.

Bu sahiller, yaylalar bizim yurdumuz, evimiz, barınağımız. Bu topraklara Türkün ayağı değdiği günden beri buralarda yaşıyoruz. Bu topraklar üzerine kurulmuş bütün beylikleri, devletleri bizler doyurup donattık. Ordularında bizim atalarımız askerlik yaptı bu topraklar üstünde en son kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni kanlarıyla yoğuranların arasında bizlerde vardık. Şimdi bizimde çocuklarımızın kanlarını vatanseverliğimizin selamını taşımaktalar, şehit atalarımızın katına…

Bizler, ne dünyanın, doğanın ve tarihin akışına karşı durmak istiyoruz; ne de kültürel, folklorik değer ve birikimlerimizden vazgeçmek istiyoruz. Bizler programlı bir sistem içinde yavaş yavaş yerleşik hayata geçmeye itiraz etmiyoruz. Geçmişte dendiği gibi, 'satın malınızı mülkünüzü, şurada bir köyün ya da kasabanın kenarında bir gecekondu yapıp, seçimden seçime sizlere verilecek sadakalarla yetinin' denmesini istemiyoruz.

Davarımızın bin yıllık göç yollarımızdan geçmesini yasaklayarak, zorla ve yok pahasına kesimhanelere tıkarak, yani malımızı, mülkümüzü, gasp edilmesine razı olmamızın beklenmesini istemiyoruz. Çocuklarımızın, eğitimi, gençlerimizin iş sahibi olmaları sağlanmadan, bizlere gösterilecek tarlalarda, toprak tarımı öğrenip, uyum sağlayacağımız zamana kadar yerleşik hayata geçmeyi istemiyoruz.
Bize esir muamelesi yapılıp, toplama kampı benzeri yerlerde ikamete zorlayacaklarsa, bunun benzerini daha önce yaşadık ve tecrübeliyiz. İlk fırsatta yeniden davarcılığa ve göçebeliğe dönmemiz kaçınılmaz olacaktır.

Ülkemizi yönetenler, parası ve hatırlı makamlarda dayısı olana tanıdığı vatandaşlık haklarının birazını da bize tanıyıp, gönüllülük esasına göre yerleşmemize yardımcı olmanın yollarını aramalıdır.

Bizler istiyoruz ki:
Şimdi bazı akrabalarımızın kendi olanaklarıyla yaptığı gibi, ailelerimizin bazı fertleri gösterilecek toprakta tarımı öğrenip çalışırken, bazı fertleri de çobanlığa devam etmeli. Toprak tarımını öğrenip, onun bizim için bir yaşama biçimi olacağına kanaat getireceğimiz zamana kadar, bir yandan da keçiciliğimizi sürdürmek istiyoruz.

Yerleştirileceğimiz alan hem tarla tarımı, hem hayvancılık için uygun olmalı. Çünkü bizlerin tümüyle kıl keçiden vazgeçebilmesi mümkün değildir.  Her aile, geçmişinden kopmamak için keçi beslemeye devam edebilmeli. Dayatmayla malımızın dörtte üçünü satmaya zorlayanlar, böylesi bir sistem içinde yerleştirildiğimizde görecekler ki; satmayıp alıkoyduğumuz keçi oranı dörtte bir değil onda bir olacaktır. Bir küskünlük ya da reddiye içinde olmadan gönüllü olarak, yerleştiğimizde, kültürel birikim ve değerlerimizi yitirmeden birlikte uyum sağlayabileceğimize inanıyoruz.

Kendimizi bir saldırı altında hissediyoruz. Savunma ihtiyacımızın isyana dönüşmesini bizde istemiyoruz. Biz bu ülkenin bu devletin asli kurucu unsurlarıyız. Devletle karşı karşıya gelmeyeceğiz. Ama devletimizi yönetenlerin, bizim insan olduğumuzu hatırlamalarını istiyoruz. Biz bulunduğumuz yerlerden yıllardır bağırıyoruz. Duyan olmuyor. Belki uzakta kaldığımız için sesimiz duyulmuyor diye düşündük. Baktık ki, akraba obalar, oymaklar; yaylalarda, sahillerde şenlikler toylar düzenlemekte. Bizler de bu şenliği düzenlemeye karar verdik. Herkes eski günlerin anılarını anlatıp geçmişi canlandırmak için meydanları dolduruyor.

Bugün, geçmişin canlandırılışını görme umuduyla gelen misafirlerimizden özür diliyoruz. Geleceğimizin öldürülüşünü izleyin diye çağırdık sizleri buraya sizleri. Ama öyle mevta olup gitmeye niyetli değiliz. Anadolu'yu Türk yapan Yörüklerin, aktif göçebe hayatı sürmekte olan son temsilcileri olarak, tarihin yüzünde, gülümseyişimiz bir yontu gibi bezenmiş olarak kalsın istiyoruz.
    
     Lütfen gülümseyin!
     Eğlenin!
     Bu bir eylemli şenliktir…
     Eylemimizi hoş geldiniz!
     Şen olasınız!
     Şenliğimizden hoşnut kalasınız!'

Yorumları okumak ve yeni yorum yazmak için tıklayınız

Son yazılar:
  • Sarıkeçililer ile ilgili tez çalışması (DENİZ SALMANLI, 24/02/10 14:23)
  • Sarı keçililer yürümeli (yüksel sarı, 25/12/09 23:32)
  • sarı keçili yörüklerine ısparta dan cevap var (ayfer akşit, 10/12/09 12:07)
  • EDİTÖRÜN NOTU
    Atlas'ın bahar takvimi çok dolu. Kaz Dağları, Alakır, Sarıkeçililer, İstanbul'da kalanlar için Dağ Filmleri Festivali. Bu etkinlik, İstanbul'a gelemeyenler için başka kentlere de gidecek.
    KASLA GİT!
    FOTOĞRAF SERGİSİ
    ZANZİBAR: Baharat Kokulu Ada
    ABONELİK
    HASANKEYF'E SADAKAT
    Sıfır Yokoluş Gezileri
    [ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
    [ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
     
    [ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
    [ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
    Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
    Imperia ile tasarlanmıştır.