İstanbul Güngören ilçesi sınırları içerisinde yer alan Tozkoparan Mahallesi Türkiye'de yapılan sosyal konutların ilk örneklerine sahip. Mahalle 60 hektarlık bir alan içinde bahçeli nizama göre yapılmış, beş katlı bloklardan oluşuyor. Bloklar en az 10, en çok 60 daireli. Büyüklükler 45-65 metrekare arasında değişiyor. 'Sosyal meskenler' adıyla yapılan konutlar dar gelirli ailelere uygun taksitlerle satılmış, 1960'lı yılların sonlarında evler sahiplerine teslim edilmişti. Ancak altyapı eksiklikleriyle ve çevre düzenlemesi yapılmadan. Yerleşenler eksiklikleri gidermiş, bahçeleri, boş alanları ağaçlandırmış ve mahalleyi yeşillikler içinde bir yerleşim haline getirmişti. Zamanla birbirlerinin dertlerini paylaşan, herkesin herkesi tanıdığı, yardımlaştığı bir mahalle kültürü de oluşmuştu.
Nitekim, Tozkoparan'da mevcut blokların geniş bahçeleri ve bloklar arasındaki boş alanlar inşaat alanları olarak iştah kabartıyor. Zaten projeye göre öncelikle boş alanlara konut yapılacak, sonra eski binalar yıkılarak yerlerine yenileri inşa edilecek. Bu da arazi üzerinde daha fazla bina ve daha az yeşil alan demek. Ayrıca buranın Eski Londra Asfaltı ve E-5'e yakınlığı, Zeytinburnu-Aksaray metro hattının yanı başında yer alması da projeyle yaratılacak rantın büyüklüğünü gösteriyor. Burada yaşayanlar açısından gelişmeler daha da ürkütücü. Öncelikle yapılacak yeni konutların değerleriyle bugün oturdukları evlerin değerleri arasında farklar olacağı öngörülüyor. Mahalle sakinlerinden yeni konutlarda oturabilmeleri için bu farkı ödemeleri istenecek. Oysa mahallede genellikle dar gelirli insanlar yaşıyor ve çoğunun bu farkları ödemesi imkânsız. Tozkoparanlılar ya zaten var olan evlerine yeniden ödeme yaparak tekrar sahip olacaklar ya da evlerini haraç mezat elden çıkarıp başka yerlere gidecekler. Yıllardır oturdukları bu mahallede değerlerini, kültürünü koruyarak komşularıyla birlikte yaşamaya devam etme hakkı ellerinden alınacak. Tozkoparan Mahallesi yaşayanları bütün bunların olmaması, yaşam alanlarının korunması ve söz haklarının olması gerektiğine inandıkları için bir dernek kurdu. Dernek Başkanı Ümit Güvercin şöyle diyor: 'Kentsel dönüşüm adıyla yapılmak istenilenin aslında rantsal dönüşüm olduğunu gördük ve anladık. ‘Bu mahalle bizim' diyerek yola çıktık. Rant uğruna mahallemizin yok edilmesine karşı koymanın tek yolunun birlikte hareket etmek olduğuna inandık ve bu amaçla dernekleştik. Yaşam alanlarımızı korumaya kararlıyız...' Atlas Haziran 2009, sayı 195 |














