>
ATLAS LOGO

Ağustos 2008
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Kultur 
Sepet Balı

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yüzyıllardır geleneksel yollarla üretilen sepet balı, doğa dostu ürünlerin son örneklerinden. Geleneksel üretim sürecinde her bir adımı doğa ile uyumun en güzel örneği olan sepet balıyla Beypazarı'nın Acı Mahallesi'nde tanıştım.

İki yıl kadar önceydi. Kekik toplamak için gittiğim vadide daha önce hiç görmediğim güzellikteki bal kovanlarıyla yani dizi dizi sepetlerle karşılaştım. Buradaki bağın sahiplerinden Ünal Çoban ve ailesi, bu balın hikâyesini adım adım anlatmakla kalmadı aynı zamanda bu eşsiz lezzeti tatmamı da sağladı.
Sepet balının hikâyesi söğüt ağaçlarıyla başlıyor. Sadece vadinin iç kısmında bulunan bir dizi söğüt ağacının dalları kesiliyor önce. Bu dallardan ince belli bir sepet örülüyor. Ancak sepetin kovan niteliğini kazanması için iki önemli adım daha gerekiyor. Yine aynı vadideki yamaçlarda otlayan ineklerin tezeği ile vadideki killi topraktan yoğun bir harç karılıyor. Bu harçla sepetin etrafı sıvanıyor. Son olarak da sepetin bir ağzı ahşap bir kapakla tamamen kapanıyor, diğer ağzı ise yarım açık bırakılarak arılar için kapı görevi görüyor. Bu hazırlık yaz sonunda yapılıyor. Sepetler durumlarına göre birkaç yılda bir yenilenmek için tekrar sıvanabiliyor ve bu işlemi genelde kadınlar yapıyor.
İkinci adımda ise sepetleri yerleştirmek için en iyi manzaranın seçilmesi gerekiyor. Arıların vadiyi görebileceği en uygun yere bir barınak inşa ediliyor. Etrafı açık ancak üzerinde çatısı olan bir barınak. Manzaranın yanı sıra bu alanın kekiklere yakınlığı da önemli. Genelde kekiklerin yoğunlaştığı bölgeler seçiliyor. Tüm sepetler burada üst üste yerleştiriliyor. Uzaktan bakıldığında bu barınak dev bir bal peteği gibi görünüyor.

Uzaktan dev bir peteği andırıyor Beypazarı'ndaki sepet balı barınakları.
Güven Eken

Peki bal nerede, arılar nasıl bir sistemle balmumunu inşa ediyor bu sepetlere, diye soruyorum. Hemen bir sepet geliyor önüme ve kapağı açılıyor. Sepetin içindeki ilk petek orada. Ünal Bey, elindeki bıçakla yavaşça bu peteğin etrafını sıyırıyor ve sepetten çıkarıyor. Ve işte arkasında bir petek daha. Sepetin içinde birbirine paralel örülmüş petekleri çıkarıyoruz tek tek. Arılar petekleri örerken kenarlarında girip çıkacakları boşlukları da bırakmışlar elbette.
Sepet balının tadı da hikâyesi kadar kendine özgü. Ünal Bey ve eşi tam bir peteği getirip önüme koydular. Yanında da közde demlenmiş çay ikram ettiler. Bu kadar bal yenir mi, diye geçirdim içimden önce. Ancak bu bal bir başkaydı. Ağzımda eriyip gidiverdi. Bu esnada balın damağımda bıraktığı tadı tarif etmem neredeyse imkânsız. Ne bugüne kadar yediğim diğer ballara ne de başka bir esansa benziyor. Kendine has bir aroması var. Vadiyi kuşatan kekiklerin, bu enteresan lezzetin temel nedeni olduğunu sanıyorum.
Ancak balla olan maceram burada bitmiyor. Sepet balının tadına olan hayranlığımı anlattığımda Beypazarılılar bana 'ballı höşmerim'i tatmamı söylüyor. Kısa bir soruşturma sonrasında bu konuda ün yapmış bir teyzeyi Huri Dinçer'i, Kargı köyünde buluyorum. Huri Teyze, güleç yüzüyle bir çırpıda anlatıveriyor bu özel tatlıyı. Süt ve undan hazırladığı harcı bol tereyağında 'bulgur bulgur' olana kadar kızartıyor. Alt kısmı yukarı gelecek şekilde bir tabağa alıyor. Üzerine az su ile ısıttığı süzme balı döküyor. Su katmazsan yanar, şak şak olur, diyor. Dövülüp kızartılmış ceviz görünümündeki bu tatlı, hem kıtır hem de yumuşak tanelerden oluşuyor. Şeker'in balın yerini alması sonucunda ne yazık ki ballı höşmerimi bulmak kolay olmuyor.

YAZI: DİCLE TUBA KILIÇ / Atlas Ocak 2008, sayı 178

EDİTÖRÜN NOTU
Atlas size doğayı anlatır, iyiliği anlatır, güzel olanı gösterir, çirkin olana da dikkat çeker. Bunun için geçmişin bilgelerini dinler, masallarını aktarır.
SARIKEÇİLİ GÖÇÜ
  22.08.08
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Sultan ve Vezir
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.