>
ATLAS LOGO

Mayıs 2008
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Kultur 
SESSİZCE DÖN: İç İçe Zamanlar

Özcan Yüksek'in yazdığı Sessizce Dön, Doğan Kitap'tan çıktı. Mevlana'nın Anadolu'ya göç yolunu tekrar aşan Yüksek, bu uzun güzergâhın deneyimini okurlarla paylaşıyor. Kitapta Mevlana'nın zamanı ve bizim zamanımız iç içe geçiyor, büyük düşünür kimlik ve özgürlük sorunu hakkında günümüze bir şeyler söylüyor. Yüksek'le Sessizce Dön'ü konuştuk.

Özcan Yüksek

Sessizce Dön 'yola çıkan, yolun karakterini kazanır' diyor. Mevlana'nın izlediği yol, aştığı coğrafyalar onun düşünce dünyasının gelişimini nasıl etkiledi sizce?

Aslında o zaman ile bugün arasındaki en önemli farklardan biri yolun karakteri. Motor ve jet çağı öncesinde yol, insanın bedeniyle ve ruhuyla tastamam coğrafya ile haşır neşir olmasını sağlıyordu. Günde ortalama 33 kilometre mesafe alan bir yürüyüş. Dünyanın ritmine daha uygundu. Dünyanın fiziksel ritmine. Bugün yol daha hızlı alınıyor ve yolun insanı etkilemesi daha zor. Böyle olunca, çocukluğunda ve daha sonra böyle uzun kervan yolculukları yapan kişi, hayatı bir yol olarak daha kolay algılıyor. Çöl, kervan, konaklama, ilerleme hep onun için bir anlam ve ilham kaynağı oluyor. Aslında Mevlana'nın sözlerinde, Mesnevi ve Divanı Kebir'de de çok sık bir şekilde kervan ve yol benzetmeleri geçer.

Mevlana üzerine Türkçe üretilmiş yeterince kaynak yok. Onun göç yolunu bu şekilde tekrar kat eden ise hiç yok. Sessizce Dön'ün ne gibi farklılıkları olacak?

Aslında Sessizce Dön, Atlas'ta Hüseyin Keçe'nin daha ayrıntı anlattığı göç güzergâhı üzerine Mevlana'nın ve benim aldığım ilhamı anlatıyor. Bu yolun nerelerden geçtiği konusunda daha önce hiçbir ülkede bir çalışma yapılmış değil. Bu da Atlas dergisine nasip oldu. Hüseyin yolun izini haritalar üzerinde belirleyebilmek için yıllar var uğraşıyordu.

Bu kadar uzun ve karışık bir güzergâhta ilerlemek o dönem için pek de alışılmadık bir durum olsa gerek. Onu ve ailesini başka bir yere değil de Anadolu'ya çeken, burada kalıcı yapan şey neydi?


Aslında neden Anadolu'ya geldikleri konusunda Mevlana ailesinin bir ifadesi var. Yine de Mevlana'nın babası Bahaeddin yola çıkarken gideceği yeri kesin olarak biliyor muydu, bundan emin değilim. Belki Moğolların işgal coğrafyasından en uzak yere gitmek istiyorlardı, ama Moğollar yıllar sonra oraya da geldi. Selçuklu'nun siyasi ikliminin cazibesi de onları Rum (Roma) denilen Anadolu topraklarına çekmiş olabilir. Zaten o vakitler için Avrupa karanlık gözüküyordu.

Mevlana'yı doğduğu, kat ettiği yerleri görerek tanımak nasıldı? Nasıl bir yolculuktu sizinki?


Mevlana'yı anlamak için kendi zamanımızı onun zamanıyla iç içe geçirmek bakımından bu yolculuk büyük imkânlar yarattı. Eski yolları bulduk, eski kervansarayları, o zamana ait ama artık harabe yapıları bulduk. Bütün bu gördüklerimiz Mevlana'nın sözcüklerini daha iyi anlamamıza yarar sağladı. Kitapta zaten coğrafyanın verdiği ilhamla Mevlana'nın sözlerini aktarıyorum. Mevlana'nın bugünkü insan açısından anlamını anlatmaya yönelik bir amacım vardı, bu yolculuk da anlatının omurgasını oluşturdu. Kitapta Mevlana'nın yolculuğu ve benim yolculuğum iç içe. Sessizce Dön, Mevlana'yı anlarken modern insanın özgürlük ve kimlik sorununu, doğayla bağının kopuşunu, insanın insandan kopuşunu, biz ya da hepimiz duygusunu da tartışıyor. Mevlana'nın hayatını ve yolculuğunu anlatırken, kendimizi anlamamıza yönelik bir yazı yolculuğu bu.

NOT: Özcan Yüksek, 27 Ekim 2007'de TÜYAP Kitap Fuarı'nda, Doğan Kitap standında okuyucularla buluşacak.


Atlas Ekim 2007, sayı 175

...
EDİTÖRÜN NOTU
Kopya kültürümüzün, kopya tohumların, kopya programların, kopya koyunların, kopya MP3'lerin, kopya sözlerin, en küçük şeyine kadar yalnızca 'çoğaltılmış aynı'nın çeşitsiz dünyasına Sarıkeçilileri de itiyoruz. Çağırmıyoruz, onlar için yaptığımız Sarı Evler'in içine itiyoruz.
SARIKEÇİLİ GÖÇÜ
... izliyoruz : 17.05.08
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Annelik
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.