Anasayfa    Foto Atlas      'Kendimi coğrafya fotoğrafçısı olarak tanımlıyorum'

'Kendimi coğrafya fotoğrafçısı olarak tanımlıyorum'

Saros Körfezi7nde yaptığı çalışmadan yeni dönmüş ve en kısa zamanda, bu kez Çanakkale Boğazı'nda fotoğraf çekmeyi düşünüyordu ki beli tutuldu. Bu rahatsızlığı gidermek için fizik tedavi görmeye başladı; en kısa zamanda iyileşeceğini düşünüyordu ama bu kez de apandisit ameliyatı olması gerekti. Çanakkale'ye dönmek için iyileşmeyi bekliyor.
Atlas dergisinin Türkiye'yi karış karış gezen, 1994'ten bugüne 110'a yakın fotoğraf gezisi yapan, 90 civarında foto röportaj üreten fotoğrafçısı Cüneyt Oğuztüzün'ü derginin okurları, çektiği doğa fotoğraflarıyla yakından tanıyor. "Yaptığım işi coğrafi foto röportaj, kendimi de coğrafya fotoğrafçısı olarak tanımlıyorum. Coğrafi bir birim olarak, o yörenin karakterini en iyi şekilde verebilecek bir seri fotoğraf üretmeye bakıyorum." diyen Oğuztüzün, sınırlarını Türkiye ile çizdiğini, Anadolu coğrafyasını belgelemek istediğini söylüyor. Bu amaçla, "Kuşlar ve Cennetleri" ile "Anadolu'ya Güzelleme" adlarında iki fotoğraf albümü yayımladı Bu çalışmalara devam ederek bir Türkiye portresi, daha müzikli bir ifadeyle "Anadolu senfonisi" ortaya çıkartmak istiyor. Çektiği fotoğraflar, arşiv değeri de taşıyor. "İlk fotoğraf albümüm 'Kuşlar ve Cennetleri'nde ele aldığım sulak alanların birçoğu bugün yok. Bu çok acıklı bir şey ama yok olmadan önce bunları çekerek üstüme düşeni yapmaktan dolayı da memnunum."

"Coğrafi foto röportaj dediğimiz zaman bir yörenin manzaraları, doğal yaşamı, yaban hayatı, insanları, kültürleri, gelenekleri bu konseptin içine girer. Bu karakteri seri fotoğraflarla anlatmam gerekiyor." diyen Cüneyt Oğuztüzün, kaynakların son derece kıt olmasının altını çiziyor. Bugüne dek Türkiye'yi defalarca dolaşması, kendisi için en büyük kaynak. Değişik yerlerden topladığı bilgi kırıntılarıyla, gitmeyi düşündüğü yöreyle ilgili hayaller kurmaya, imgeler oluşturmaya başlıyor. "Bu süreç içinde motivasyonum artıyor, o yöreyi fotoğraflama arzum dayanılmaz bir hal alıyor. Oraya gitmek ve fotoğraf çekmek isteğiyle yanmaya başlıyorum." Bilgiler kısıtlı olduğu için, yola çıkışıyla birlikte keşif serüvenine başlıyor. Keşif için yöntemi arazide dolaşmak ve yöre insanıyla konuşmak.
İlk günlerinde yörenin özelliklerini kavramsal olarak belirleyip, ardından bunları anlatabilecek fotoğrafların peşinde koşmaya başlıyor. Cüneyt Oğuztüzün, "Çekimlerin çoğu plansız gerçekleşiyor. Aradığım fotoğrafın karşıma çıkması için, kendimi akışa bırakarak dolaşıyorum. Ne ile karşılaşacağımı bilmesem de, bir şeylerle karşılaşacağımı umuyorum. İlginçtir yüzde 90'da istediğim gerçekleşiyor. Bu yöntem biraz batılıların "serendipity" dediği kavramı çağrıştırıyor." dese de gideceği yer için en uygun zamanı belirlemesi, gerekirse ikinci kez gitmesi, arazide sabırla dolaşması onun bu fotoğrafları yakalamasının ön koşulları.

Konu sıkıntısı çekmiyor, çünkü yaşadığı coğrafyaya farklı açılardan bakıyor. Son yaptığı gezisi, bunun belirgin bir örneği. "İstanbul'a çok yakın ve turistik olarak adı çıkmış Saros Körfezi'nde el değmemiş koylar, her biri farklı oluşumlara sahip vadiler buldum. Keşfedilmeyi bekleyen olağanüstü doğa parçalarına ve hayatımda gördüğüm en enteresan düğünlerden birine denk geldim." Henüz gitmediği ama bir gün mutlaka çalışmayı düşündüğü yöreyse Hakkâri ve çevresi. "Torosların yükselerek oluşturduğu Cilo Dağları, Zap, Botan, ve Dicle vadileri, hem doğa hem de kültürler anlamında el değmemiş güzellikler sunuyor. Gitmeyi en çok istediğim bölge olduğundan en sona bırakmıştım. Şimdiyse ne zaman gidebileceğimi bilmiyorum."
Cüneyt Oğuztüzün ufacık kurbağalardan buzul göllerine, sulak alan yaşamından yayla insanlarına kadar doğanın içindeki birçok öğenin fotoğrafını çekiyor. "Gelin böceği de çekiyorum, yaylada düzenlenen düğündeki gelini de." Her biri için ayrı teknikler kullanması gerekliliğini "işin güzel tarafı" olarak kabul ediyor. Makro çekim için ilk şartı, uygun objektifler olarak açıklıyor. 60, 105 ve 7 -180 makro objektifleri bu çekimlerde kullanıyor. Bazen 400 mm. ile de çektiği oluyor. "En önemli mesele, hayvana yaklaşabilmek. Bunun için de o canlının yaşam alanını ve hareket tarzlarını bilmek gerekiyor. Bazen çok beklemeniz gerekir, bazen de çekmek istediğiniz hayvan bir anda önünüze çıkabilir." diyor.

Küçük canlıları çalışırken ekipman kadar sabır da gerekiyor. Cüneyt Oğuztüzün kimi zaman bir ya da birkaç kız böceğini çekmek için bir gününü harcadı. Bu bekleyiş onun için fotoğraf çekiminin en heyecanlı anlarını oluşturuyor. "Neredeyse uyarıcı bir madde almış gibi zamanı fark edemediğim bir ruha bürünüyorum. En güzeli de fotoğrafı çektiğim andaki ruh halim tabii ki!" Sulak alanlar da onun bol miktarda fotoğraf ürettiği coğrafyalar. Kuşların davranış şekilleri üzerine bilgili olmak ya da çalışma sahasında nasıl hareket ettiklerini gözlemlemek gerekliliğinin altını çiziyor. Flamingoları çekmek için çalışırken, kuşlarla arasındaki mesafenin hiç azalmadığını fark etti. O ne kadar yaklaşırsa, flamingolar pek de fark ettirmeden geriye doğru hareket ediyordu. Hızlı hareket eder ve aniden yaklaşırsa, flamingolar ve çekmeyi tasarladığı fotoğraf uçup gidecekti. "Böyle durumlarda gizlenmek daha doğru bir yöntem. Kuşların beslendiği bölgeleri tespit edip kamuflajlı bir şekilde sazlıkların arasında beklerim." diyen Oğuztüzün, beklemenin de kör bir şekilde yapılmaması gerektiğini söylüyor. "Bu sürenin uzunluğu değil zamanlaması önemli. Gün doğmadan kamuflajımla yerimi alır, gizlenirim. Belli bir saatte gelip, en fazla öğleye doğru giderler: Üç dört saatlik bir beklemeyle fotoğrafımı çekerim. Eğer yeterli miktarda veya kalitede fotoğraf çekemediysem ertesi gün tekrar gelirim." Bu yönde bilgi veren kitaplar olduğunu söylese de asıl öğretici olanın tecrübeyle bizzat kazanıldığına inanıyor.
Salda Gölü'nde çektiği bir fotoğraf Atlas okurları tarafından oldukça beğenildi ve yıl içinde düzenlenen imzalı fotoğraf kampanyasında da en çok talep edilenlerin başında geldi. "Benim de çok sevdiğim fotoğraflarımdan birisi." diyen Cüneyt Oğuztüzün, gölün kenarında yürürken, suyun karayla ilişkisinin dikkatini çektiğini anlatıyor. "Suyun üzerindeki bulut yansımaları ve kıyıda açık yeşil olan rengin derine doğru gittikçe koyu maviye döndüğünü gördüm. Yansıyan bulutlar bulut olmaktan çıkmış sanki yerin altında dağ silsilesi varmış izlenimini veriyorlardı. Bundan etkilendim ve fotoğraf çekmek istedim." Etkilendiği ruh halini okuyucuda oluşturmak için fotoğrafı üretirken dikkat etmesi gereken birçok detay vardı. Karşı kıyıyı hariç tutmaya karar verdi, gölün kıyısındaki dizi dizi renkli taşları ve suyun üzerindeki yansımaları alarak soyut bir kompozisyon oluşturdu. Karşı kıyıyı ve daha geri planları almaya kalksaydı bu kadar etkileyici bir kare oluşturamayacaktı. Fotoğrafı 20-35 zoom objektifle, sehpa üzerinde makineyi sabitleyerek çekti.

Doğa fotoğrafı çekerken sehpa kullanmak Cüneyt Oğuztüzün için vazgeçilmez bir hareket tarzı. "Sehpa kullanmanın birçok faydası var" diyor ve devam ediyor: "İlk neden dikkatli bir kompozisyon yapabilmek. Makinemi yerleştirip nasıl bir fotoğraf çekeceğimi uzun uzadıya düşünebiliyor, analiz edebiliyorum. Sehpa netliği baştan sona verebilme, makineyi elle tutmadan kaynaklanan titreşimleri engellemek için de önemli. Özellikle yakın planda önemli bir unsur varsa, ön ve arka plan arasında net alan derinliğini elde etmek için sehpa kullanmak gerekli oluyor"
Manzara fotoğrafı çekerken karşısındaki karmaşadan dengeli bir kare çıkartmaya dikkat ediyor. Bunu yapabilmek için de gördüklerini analiz ediyor. "Bu analizi fotoğraf karesini ana konunun ötesinde, ön ve arka plan olarak ayırarak yapıyorum. Konudan ve ikincil unsurlardan gelen biçimler, çizgiler gibi tasarım elemanlarını organik bütünlük verecek bir kompozisyon oluşturacak şekilde kullanıp, fotoğrafın çerçevesini oluşturuyorum." Bunu yaparken yabancı unsurları kareden ayıklamaya özen gösteriyor. Analiz sırasında nasıl hareket etmesi gerektiğine karar veriyor. "İyi fotoğraf iyi ışıkta çekilir. Kompozisyondan önce ışığın yönüne ve niteliğine dikkat etmek gerekir. Ardından odaklanacağım noktanın ve net alan derinliğinin hesabını yaparım, pozlama değerlerini tespit etmeye çalışırım. Amaç konunun anlaşılırlığını sağlayacak, aynı zamanda göze hoş gelecek bir kompozisyon yaratmaktır. Bu unsurlardan yararlanarak fotoğrafta üç boyutluluk, derinlik illüzyonunu verecek perspektif araçlarını kullandığınızda, deklanşöre bastığınız zaman amacınıza ulaşırsınız."
"Karakışta Doğu Anadolu Bölgesi'nde Murat Nehri'nin donmuş sularında avlanan balıkçı fotoğraflarını, Kaçkar Dağları'nda şenlik zamanında yaylada eğlenen insanları anlattığım foto röportajlarımı ve "Kız Böcekleri" konumu çok seviyorum."diyen Cüneyt Oğuztüzün'ün Erfelek Şelalesi'nde çektiği bir kare ise hem kendisinin hem Atlas okurlarının en beğendiği manzara fotoğraflarından biri. Fotoğrafı çekerken kullandığı değerleri bile hatırlıyor. "Bu fotoğraf sehpa kullanmanın zorunlu olduğu anlara örnek. 20 milimetrelik geniş açı objektifle, ön plana mümkün olduğunca yaklaştım. Karşımda sonbahar ormanı içinde bir şelale ve onun altında oluşan gölcükte yaprakların suyun üzerindeki dönüş hareketleri vardı. O anda, o dönüş hareketini verebilmem önemliydi." Bu hareketi gösterebilmek için uzun pozlama yaptı. Diyaframı sonuna kadar kısarak, 22 f değerine getirdi. Enstantane süresini uzattı, 30 saniye perdeyi açık tuttu. "Yaprakların netsizliğinin ölçüsü de önemliydi. Çok daha uzun sürede çekilse anlamsız bir görüntü ortaya çıkacaktı. Yaprak oldukları anlaşılmalıydı. Bunu önceden bilmek pek mümkün değil, tek bir çekimle yetinmedim, farklı enstantane değerleriyle başka kareler de çektim."
Cüneyt Oğuztüzün, çekime giderken tüm fotoğraf malzemesini yanına alıyor. Konuları büyük bir çeşitlilik gösterdiği, hem makro hem genel plan çekimleri yaptığı için böyle hareket etmek zorunda. Objektif yelpazesi 17 milimetreden, 800 milimetreye kadar uzanıyor. Yanında daima bir yedek makine bulunuyor. Polarize dışında filtre kullanmıyor. Fujichrome, Velvia ve 100 ASA’lık Provia filmleri tercih ediyor. Bir konu için 50'ye yakın film harcıyor.


Jan 17 2011 10:43AM




1 2
 
  Arkadaşına yolla        Yazdır        Sık kullanılanlara ekle

#
#
#
#
#
Yorumlar (0)

Yorum ekleyebilirsiniz

 

Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumunuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.

EcoFest İstanbul
8-10 Haziran tarihlerinde KüçükÇiftlik Park’ta
Yaşam Okulu Yeniden!
23-29 Haziran 2012, Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi’nde
Homeopati Okulu
31 Mayıs-3 Haziran, Çamtepe
Sıçan Adası nasıl yakalanıp, karaya bağlanır?
Bey Dağları Milli Parkı sahasına balıkçı barınağı
fotogaleri
Foto Atlas
Günün Karesi
Çok okunanlar
video galeri
Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da

 
  • Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da
  • Kalbin sırları
  • HES'lere karşı savaş müzik albümü oldu.
  • Hayvanların Keyif Dünyası
  • Doğanın Avcıları
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 3
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 2
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 1
  • Kömürle Yanmak
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-1
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-2
  • Evrim ve Göz
  • Atnalı Yengeci: Yaşayan Taşıl
  • Darwin'in Karıncalarını İzleyin
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 1
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 2
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 3
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 4
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 5
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 1
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 2
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 3
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 5
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 1
  • Dünyanın İlk Masalı
  • Anadolu'nun İsyanı
  • Nükleere Karşı Yürü
  • Kardeş Türküler: Anadoluyu Vermeyeceğiz - Oi Oi
  • Kardeş Türküler Anadoluyu Vermeyeceğiz 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
Nasıl kullanırım?
Önce resmin üzerine tıklayarak Duvar Kağıdı galerisini açın. Seçtiğiniz duvar kağıdının sağ altındaki büyüteç işaretine tıklayarak resmi büyütün. Büyük resmin üzerinde sağ tuşa tıklayın ve menüden Arkaplan Olarak Belirle'yi seçin.
Atlas yayın hayatına Nisan 1993'de başladı.Önümüzdeki yıl 20. yaşını kutlayacak. Atlas'ı kaç yıldır takip ediyorsunuz?