|
Konya Kapalı Havzası'nda alarm çanları!
Konya Kapalı Havzası'nda yağış azlığı ve tarımsal olarak bilinçsizce açılan sondaj kuyuları yer altı su seviyesinde ciddi kayıplara yol açıyor. Bilinçsizce açılan ve gereğinden fazlaca çekilen yer altı sularının yer altındaki temiz suyla kirli suyun karışmasına neden olacağı ve elde kalan az miktardaki temiz suyun da bu sayede kullanılamayacak hale geleceği bildirildi.
Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye tarafından 2003 yılında başlatılan ve Konya Kapalı Havzası'ndaki sulak alanların ve yer altı sularının durumuyla ilgili yapılan çalışmanın sonucu, düzenlenen bir toplantıyla kamu oyuna sunuldu. Dedeman Otel'de düzenlenen toplantıya Konya İl Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt, Devlet Su İşleri 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal, WWF Türkiye yetkilileri ve davetliler katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan WWF Türkiye Su Kaynakları Programı Müdürü Buket Bahar Dıvrak, Konya Kapalı Havzası'nın Türkiye'deki 25 su havzasından biri olduğunu ve birçok özelliğiyle diğer havzalardan daha önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bu havza üzerinde 2003 yılından beri çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bölge bizim için ayrı bir öneme sahip. Bunun nedeni birçok biyolojik çeşitliliğe sahip olması, Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü'nü içine alması, özel çevre koruma bölgesi olması, 2 milli parka sahip olması ve dünyanın 200 önemli sulak alanından birisi olmasıdır. Ancak bu havzada son yıllarda su konusunda önemli sorunlar yaşanıyor. Bunun birinci nedeni suyun doğal akışının yönünün değiştirilmesidir. Ayrıca tarımsal arazi ve otlak elde edebilmek için mevcut sulak alanların kurutulması ve tarım için bilinçsizce yapılan aşırı su çekimleri, özellikle yer altı su seviyesinin kritik seviyelere düşmesine neden oluyor. Bu nedenle biz bu bölgede Entegre Havza Yönetimi'ni uygulamaya çalışıyoruz. Yani elimizdeki kısıtlı suyun akılcı kullanımını ve yönetilmesini sağlamaya çalışıyoruz" dedi. Hazırlanan raporu açıklayan Selçuk Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güler Göçmez ise, Konya Kapalı Havzası'nın su kaynaklarının en az ve suya en çok talebin olduğu bir havza olduğunu dile getirerek, "Havzanın nüfusu yaklaşık 3 milyondur ve geçim kaynağı ağırlıklı olarak tarımdır. Özellikle tarımsal sulama amacıyla yapılan ve sürdürülebilir olmayan su yönetimi uygulamaları, Konya Havzası'ndaki sulak alanları belirgin biçimde etkilemiştir. Suyun doğal akış yönünün değiştirilmesi, yanlış tarımsal sulama yöntemlerinin kullanımı, yer altı sularının kontrolsüz şekilde çekilmesi, bölgedeki sulak alanların kurumasına neden oluyor. Bu düşüşü tespit etmek için 100 rasat kuyusu belirlenmiş ve periyodik olarak bu kuyulardaki su seviyeleri kontrol edilmiştir. Proje dönemi boyunca yapılan ölçümlerde yer altı su seviyesi Ocak-Aralık 2006'daki seviyelere göre değerlendirildiğinde, bir yıl boyunca havzaya düşen yağışlar yer altı suyunu yükseltememiştir. Bu dönemde yer altı su seviyelerinde 1-6 metre düşüş gözlendi ve bu düşünün her yıl daha da artacağı çünkü yağışların eksilen yer altı suyunu takviye edemediği belirlendi. Bu düşüşün özellikle tarımsa faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde çok daha fazla hissedildiği saptandı. Bu bilinçsiz su çekiminin devam ettirilmesi Konya Kapalı Havzası'nın su rezervinin tamamen bitmesine neden olacaktır" şeklinde konuştu. Bölgedeki inceleme süresi boyunca yağışların bir önceki yıla göre azaldığını ve buharlaşma ve terlemenin yağış miktarından daha fazla olduğunu da ifade eden Yrd. Doç. Dr. Göçmez, "Konya Kapalı Havzası'nda bölgelere göre yer altı su seviyesi 2007 yılında 1 ile 15 metre arasında düşüş göstermiştir. Bu düşüş 2006 yılına göre yaklaşık 2 kat fazladır. 2006'da yıllık yağış 278.9 kilogramken 2007'de bu rakam 223 kilogram' kadar düşmüştür. Konya merkezde Konya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (KOSKİ) Genel Müdürlüğü'ne ait gözlem kuyularında ise 2006 yılı Mayıs ayı ile Ekim aylarındaki ölçümler karşılaştırıldığında, yer altı su seviyesi değişiminin 8 metre olduğu ortaya çıkmaktadır. 2007 yılı Nisan ile Ekim ayı ölçümlerinde ise yer altı su seviyesi değişimi 6 metredir. Bu düşüşün azalmasının nedeni ise apartmanlara ait kaçak kuyuların kapatılması ve yeni kuyu açılmasına izin verilmemesidir. Baraj ve göletlerdeki depolanan su hacmi proje döneminde daha da azalmış, bazı göller tamamen kurumuş, bazıları ise kuruma noktasına gelmiştir" diye konuştu. Raporun sonuç bölümünde özellikle kaçak kuyular konusuna değinen Güler Göçmez, "Havza genelindeki akiferlerden su kullanmak amacıyla açılan sondaj kuyularının sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Herhangi bir teknik bilgi ve birikimden yararlanılmadan açılan kuyular, akiferlerin özelliklerinin bozulmasına ve kirli akiferle temiz akiferin birbirine karışmasına neden olmaktadır. Bu karışma sonucu elimizde az miktarda olan temiz ve kullanılabilir suyumuzda kullanılamaz bir hale geliyor. Ayrıca bölgede mevcut emniyetli rezervin üzerinde su kullanılması nedeniyle her yıl su seviyeleri bir önceki yıla göre aşırı düşmesi, yaşamsal öneme sahip su kaynakları rezervinin tükenme noktasına gelmesine sebep olmaktadır" ifadelerini kullandı.
Kaynak: Tarım Merkezi / 21.01.2008
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
Esrarengiz Kuruma: Makilikler, Batı ve Güney Anadolu'nun en önemli ekosistemleri. Çoğu kişinin çalı çırpı, bodur ağaç toplulukları olarak gördüğü makilikler, ne yazık ki ülkemizde 'orman' kavramına sokulmuyor. Oysa çoğu sıcak ve yangına dayanıklı türler olan maki bitkileri, yeşil varlığımızın, biyolojik zenginliğimizin güvencelerinden. Ama son zamanlarda Antalya'nın makilik alanlarında henüz belirlenemeyen nedenlerle kuruma görülüyor. (10.11.0008)
|
|
·
|
Atatürk Barajı beş metre daha sığ: Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki aşırı kuraklık, Atatürk Barajı'nda da etkili oldu. Kuraklık nedeniyle baraj göletindeki su seviyesi geçen yıla oranla 5 metre düşünce, Siverek-Kahta arasında sefer yapan feribotun iskelesi ortada kaldı. (08.09.0008)
|
|
·
|
Dünya Bankası'ndan su uyarısı : Dünya Bankası yayımladığı yeni bir raporda, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri yönetimlerine gelecekte ciddi bir su sıkıntısı yaşamamak için yatırım yapma çağrısında bulundu. (12.04.0008)
|
|
·
|
Gediz Nehri'nde temiz su miktarı 5 kat azalacak!: Arıtma tesislerinin kurulmaması nedeniyle kirliliğin had safhaya ulaştığı Gediz Nehri'ne kuraklık nedeniyle yeterli miktarda su bırakılmayınca sorun, insanı tehdit eder hale geldi. Her yıl Demirköprü Barajı'ndan tarım alanları için 500 milyon metreküp su veriliyordu. Bu yıl rakam 130 milyona düşecek. 2008'de 33 milyon metreküp atık bırakılacak. Temiz su miktarı 5 kat azalacak. (04.04.0008)
|
|
·
|
'Kuraklık tarım için sorun olmaktan çıkıyor': 'Kuraklığa dayanıklı ekin' üretimine yönelik önemli bir adım atan bilimadamları, bitkilerin atmosfere saldığı su buharı miktarını kontrol eden bir geni tespit etti. (28.02.0008)
|
|
·
|
Fırat'ın Canı Çekildi: Geçen yılki kuraklık Türkiye'nin birçok nehri gibi Fırat'ı da vurdu. Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde çekilen iki fotoğraf, nehrin seviyesinin ne kadar düştüğünü gösteriyor. (03.01.0008)
|
|
·
|
Bir sulak alan daha kurak alan oldu!: Adana Akyatan Lagünü, DSİ'nin tarım amaçlı arazi kazanmak amacıyla bir ay önce başlattığı drenaj kanalı açma çalışmalarının da etkisiyle çöle döndü (15.10.0007)
|
|
·
|
Kuruyan Yataklar: İçsulardaki tehlike hızla ve sessizce büyüyor. Acımasız ve hoyrat kullanım bu yılki kuraklıkla birleşince göllerimiz, doğal yaşamda onarılması imkânsız yıkımlar bırakarak kurudu. Çevre örgütlerinin ve Atlas'ın yıllardır yaptığı öngörüler doğru çıktı. Son günlerde ilgi daha çok göllere çevrildiği için kuruyan akarsular, dereler, çaylar gözden uzak kaldı. Oysa durum en az göllerdeki kadar vahim... (09.10.0007)
|
|
·
|
Damlanın Tasarrufu: Türkiye'de tarımsal sulamanın yüzde 88'i, büyük israfa neden olan 'salma sulama sistemiyle' yapılıyor. Tahıl ambarı kabul edilen Konya Ovası'nda yıllardır süregelen kuraklığın bu yıl bir çevre felaketine dönüşmesi, sorunu nihayet kamuoyunun gündemine taşıdı. (08.10.0007)
|
|
·
|
Dipsiz Göl'ün dibi göründü!: Derinliğinin 70 metreyi bulduğuna, içinde 2 metrelik balıklar ve de eski uygarlıklardan altınlar olduğuna inanılan, Konya'daki efsanevi 'Dipsiz Göl'ün sırları ortaya çıkarıldı. (08.10.0007)
|
|
·
|
İstanbul'un 68 günlük suyu kaldı : AA muhabirinin İSKİ verilerinden derlediği bilgiye göre, kente su sağlayan ve toplam 863 milyon 770 bin metre küp su tutma kapasitesine sahip olan barajlardaki mevcut su hacmi 131 milyon 696 bin metre küpe, doluluk oranı da yüzde 15,25'e indi. (27.09.0007)
|
|
·
|
Konya'daki kuraklık Independent'ta: İngiltere'de yayımlanan The Independent gazetesi, Konya ovasındaki kuraklığa yarım sayfa ayırdı. Gazete, Konya ovasının geçirilen kurak yazın ardından kuraklık tehdidiyle karşı karşıya bulunduğunu, çiftçilerin tek kaynak olan yeraltı sularını hızla tüketmekte olduğunu yazdı. (24.09.0007)
|
|
·
|
SON KUŞLAR... SON DAMLALAR...: (05.09.0007)
|
|
·
|
Göçmen kuşlar Anadolu'ya uğramıyor: Kuraklık nedeniyle son 40 yılda Türkiye'de Marmara Denizi kadar sulak alan yok oldu. Yaşam alanları kaybolan binlerce göçmen kuş türü de artık Anadolu'ya uğramıyor. (22.08.0007)
|
|
·
|
Bir zamanlar cennetti : Suları çekilen Manyas Kuş Cenneti, hüzün içinde kuşlarıyla vedalaşıyor. Kuşlar ilk kez Manyas'ı her zamankinden bir ay erken terk ederken cennet AB'nin verdiği A Sınıfı diplomasını da kaybetmek üzere. (20.08.0007)
|
|
·
|
Hitit Uygarlığı'nın Sonunu Kuraklık Getirmiş: Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Eski Çağ Tarihi uzmanı Prof. Dr. Hasan Bahar, son yıllarda yaşanan kuraklığın, Anadolu'da tarih boyunca hüküm süren pek çok medeniyetin de en önemli problemlerinden biri olduğunu belirtti. (20.08.0007)
|
|
·
|
Suyu azalan gölde balıklar ölüyor: Kuraklık en çok gölleri etkiliyor ve Türkiye'nin gölleri kuruyor. Son örnek Samsun'dan. Ladik ilçesinde balıkçılık yapan halkın geçim kaynagı olan gölde sular çekildi. Su seviyesi 1 metreye kadar düşen gölde balık ölümleri başladı. (18.08.0007)
|
|
·
|
Eber Gölü kuruyor: Türkiye'nin en büyük 12'nci gölü olan, derinliği 21 metreye kadar ulaşan Afyonkarahisar'daki Eber Gölü'nde su seviyesi 1-2 metreye kadar düştü. (16.08.0007)
|
|
·
|
Flamingolar Van Gölü'ne erken geldi: Kuraklıktan en çok etkilenen canlılar arasında göçmen kuşlar var. Kuraklık nedeniyle flamingolar Van Gölü'ne erken geldi. Suyu çekilen akarsuların sayısı artarken, narenciye üreticileri de kuraklık sorunuyla karşı karşıya. (11.08.0007)
|
|
·
|
Asi Nehri de kurudu: Suriye'nin 5 barajda su tutması ve aşırı sıcaklar, Türkiye'nin en verimli topraklarına sahip Hatay'daki Amik ovasını sulayan Asi Nehri'ni tamamen kuruttu. (08.08.0007)
|
|
|
 |