>
ATLAS LOGO

Mayıs 2008
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Gundem 
İbrahim yeniden yürüyecek mi

Bütün dünya nüfusunun yarısına yakının inandığı dinin temelini oluşturan Hz İbrahim, yürüdüğü coğrafyada yeniden insanlığın etkileyebilecek mi? Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, birer çatışma bahanesi olmaktan çıkacak mı?

Harran ovasında yürüyen Brezilyalı, Türk, Amerikalı, Kürt, Pakistanlı, İngiliz, profesör, gazeteci, turizmci arasında ben de varım. Hz. İbrahim'in doğduğuna inanılan, yüzyıllardır inanılan Urfa şehrinde başlayacak bir yürüyüşün simgesel ilk adımları atılıyordu. Yaklaşık 15 kilometre yürüyen her yaştan yaklaşık 50 kişilik kalabalık; buradan başlayacak, sonra Suriye, Ürdün, sonra Lübnan ve Filistin'de bitecek İbrahim Yolu rotasının hayata geçmesini desteklemek için Urfa'da olduklarını biliyorlardı.

Rivayet edilir ki Kral Nemrut,İbrahim'i ateşe atar.Ama ateşin yandığı yer berrak bir suy,odnlar da balığa dönüşür.Bu inanış nedeniyle,Halilürrahman Camii'nin önündeki Balıklı Göl, ve balıklı bütün Urfalılar için kutsaldır.
Atlas Arşivi

GAP'ın suları akarken

Ne var, Harran Ovası'na GAP'ın getirdiği 'bereket' nasıl bir berekettir bir yana, tam ortasından akıp giden atık su deresi nasıl bir günah deresi olarak akıyordu görmek gerekir. Üstelik, öyle bir akıyor ki bu karanlık sular hakkında bir tek söz söyleyecek bir tek yetkili yok. Bu kirlilik için bir kurtarıcı, bir haber getirici, bir nebi mi bekliyor dünya acaba? Yoksa Hz. Eyüp sabrı mı gösteriyor Urfa halkı? Halil İbrahim'in bereketli sofrasında nedir bu cife manzarası? Nasıl bir cifegâh olmuş Harran?

Projenin başkanı, Harvard Üniversitesi antropoloji profesörü William Ury, girişimin adına İbrahim Peygamber'in adı verilmiş olsa bile bunun yeni bir hac yolu ya da dini bir rota olmadığını söylüyor. Amaç, bölgenin ekonomisini geliştirme niyetiyle bir turizm güzergahı açmak. Öte yandan, bölge insanları ve gelenler arasında kültürel bir buluşma, anlayış geliştirme, tarihsel mekanları kucaklama ve koruma arzusu da var. Aslında Türkiye açısından bakıldığında koruma ve kucaklama konusunda acele etmek gerekiyor yoksa, suyun altında kalmayan pek az yer kalacak. Çünkü yerleşim yerleri her zaman suyun kenarında olmuştur, suları sele dönüştürdüğünüzde bütün tarih de sel gibi akar gider.

 Mağara da taşınır mıydı

Daha tuhaf bir durum daha var ki, İbrahim Peygamber'in Urfa'da doğduğunun kanıtı, Balıklı Göl kıyısındaki mağarayla ilgili halk inanışı. Eğer buralarda da bir baraj söz konusu olsaydı, büyüklerimiz, peygamberin doğduğu, ceylanların emzirerek büyüttüğü mağarayı da taşıyacaklar mıydı? Veyahut da Hasankeyf mağaraları gibi üzerlerine inşaat yapacaklar mıydı? Elektrik enerjisine duyulan arzu, tarihi koruma arzusundan daha güçlü, bunu biliyoruz; peki aynı elektrik arzusu Hz İbrahim'in mağarasına rağmen olabilir miydi?

İbrahim Yolu Girişimi, parkurlarından ilkini 2008'de Ürdün'de bir gençlik yürüyüşüyle açacak. Aslında asıl sorun, bölgede birbirine düşman ülkelerin vize konusundaki durumu. İsrail vizeli turist Suriye'ye giremiyor. Bunun tersi de geçerli. İbrahim Yolu, yolun önündeki en önemli engeli aşmak zorunda.

Urfa'nın Harran ilçesindeki yürüyüşün dışında şehirde bu projeyle ilgili bir de konferans gerçekleştirildi. Özellikle yerli ve yabancı turizmciler konuşmacı olarak katılmıştı. Proje yöneticileri, Türkiye, Suriye, Ürdün ve İsrail'in (Filistin) dünya turizmi içinden ancak yüzde 1,5'luk bir paya sahip olduğunu vurguladı. Bu ülkelerden Suriye, Ürdün ve İsrail'e yönelik turizmin önemli bir bölümü iş seyahatiyle ilgili.

 Yollar birleşecek mi

İbrahim Peygamberin doğduğu Urfa'dan başlayıp türbesinin bulunduğu El Halil şehrinde sonuçlanacak yol, dört bir yıl önceki zamanın üzerinden geçmeyi amaçlıyor. Her ne kadar, bugün turizm amacı ön plana çıkartılıyor olsa da, bu girişimin Harvard Üniversitesi Küresel Müzakere Projesi olarak sunulması, barışçı bir niyeti de gösteriyor. Profesör Ury, projenin 'dini, siyasi ve ticari' olmadığını söylüyor ve şu kavramları sıralıyor: İnsanlık, saygı ve refah.

İbrahim Yolu, hükümetlerin, uluslar arası kuruluşların, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, iş gruplarının, liderlerin kamuoyunun desteğini bekliyor.

Bütün dünya nüfusunun yarısına yakının inandığı dinin temelini oluşturan Hz İbrahim, yürüdüğü coğrafyada yeniden insanlığın etkileyebilecek mi? Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, birer çatışma bahanesi olmaktan çıkacak mı?


ÖZCAN YÜKSEK / 10.11.2007, Referans Gazetesi

...
EDİTÖRÜN NOTU
Kopya kültürümüzün, kopya tohumların, kopya programların, kopya koyunların, kopya MP3'lerin, kopya sözlerin, en küçük şeyine kadar yalnızca 'çoğaltılmış aynı'nın çeşitsiz dünyasına Sarıkeçilileri de itiyoruz. Çağırmıyoruz, onlar için yaptığımız Sarı Evler'in içine itiyoruz.
SARIKEÇİLİ GÖÇÜ
... izliyoruz : 17.05.08
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Annelik
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.