|
2-B'lerin satışı tekrar gündeme geliyor
Çeşitli hükümetlerin programında yer alan, ancak Cumhurbaşkanı vetosu ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarıyla bir türlü uygulamaya konulamayan 'orman vasfını yitirmiş' arazilerin (2-B'ler) satışı, tekrar gündeme geliyor.
|
|
2-B'lerin satışı tekrar masaya yatırılıyor
|
|
Çevre ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı, 2-B'lerin satılmasına yönelik teknik çalışmaları yeniden başlattı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün de yer aldığı bu çalışmalar kapsamında, Çevre ve Orman Bakanlığı'nda bir de toplantı yapıldı. Toplantıda, 2-B olarak belirlenmiş alanların tescilinin bir an önce tamamlanması, Anayasa ya da yasada yapılacak düzenlemelere paralel olarak da hak sahipliklerinin verilmesi için gerekli çalışmaların tamamlanması kararı alındı. Çalışmalar kapsamında hazırlanan raporda da, 2-B'lerin durumu ayrıntılarıyla ortaya kondu. 2-B SORUNU Raporda 2-B'ler, "31 Aralık 1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarının Hazine adına orman dışına çıkarılması uygulaması" olarak tanımlandı. 1945'de yürürlüğe konulan 4785 sayılı Kanunla bütün ormanların devletleştirildiğine dikkat çekilen raporda, bu şekilde vatandaşların tapulu ormanları yanında, bağ, bahçe ve tarlaları ile köy meraları, otlak, yaylak ve kışlakları, hatta yerleşim yerlerinin devlet ormanı sınırları içinde kaldığı vurgulandı. Fiilen orman olmayan yerlerin de hukuken orman sayıldığı bu düzenlemenin halkın tepkisini çektiği kaydedilen raporda, "Bunun karşılığı olarak da başta yangın olmak üzere şiddetli bir orman tahribatı yapılmıştır. Daha sonra hatadan dönmek ve bu sahaları orman sınırları dışına çıkarabilmek için çareler aranmış, çeşitli anayasal ve yasal düzenlemeler yapılmıştır" saptamasında bulunuldu. "Yanan yerlerde 2-B uygulaması yapılamaz" Raporda, ilk uygulamanın başladığı 1974 yılından 2006 sonuna kadar bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş alanlardan 473 bin 419 hektarın, 2-B uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı da bildirildi. Orman kadastrosu tamamlandığında, orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin biteceğine de işaret edilen raporda, "Toplumun bazı kesimlerinin endişe ettiği gibi, orman yangınlarını 2-B uygulamaları ile irtibatlandırmak mümkün değil. Kanun gereği yanan ormanlarda 2-B uygulaması yapılamaz. Yanan orman sahaları üzerinde özel mülkiyet, özel tasarruf söz konusu olamaz" denildi. Anayasa veya yasa ile düzenleme Raporda, 2-B uygulamasına dönük mevzuat değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi kararları da tek tek irdelendi. Bir görüşe göre, bu sahaları değerlendirmek için herhangi bir Anayasa değişikliğine gerek olmadığı vurgulanan raporda, gelinen noktada, bütün kesimlerin problemin zaman içinde daha da ağırlaşacağına inandığı ve çözümsüzlüğün acilen ortadan kaldırılmasını istediği ifade edildi. Eylemli orman durumundaki 2-B alanlarının tekrar ormana kazandırılmasında kararlı olunması gereğine dikkat çekilen Raporda, bu sahaların "otlak, yaylak ve kışlak alanları, tarımda kullanılan alanlar ve belediye, mücavir alan sınırları içinde kalanlar" şeklinde üçlü tasnife tabi tutulması konusunda mutabakat sağlandığı bildirildi. Raporda, diğer mutabakat konuları da "2-B sahalarının değerlendirilmesi sonucu oluşacak kaynağın yeni orman kurmada ve orman köylülerinin kalkındırılmasında kullanılması ve bu konuda parasal ifadelerden kaçınılması" olarak ifade edildi. Raporda, oluşturulan mutabakat çerçevesinde hem anayasanın 170'inci maddesinin değiştirilmesine, hem de orman köylülerinin kalkındırılmaları hakkında kanunda düzenleme yapılmasına dönük alternatif taslaklar hazırlandığı belirtildi. Sorun çözülürse neler olacak? Raporda, bu yerlerin nitelikleri doğrultusunda değerlendirilmesi halinde ortaya çıkacak olası kazanımlar da şu şekilde sıralandı -Orman-halk ilişkilerini olumsuz yönde etkileyen birçok mülkiyet sorunu çözülecek. -Adli ve idari yargıdaki dava sayıları önemli ölçüde azalacak. -Halen bu alanları fiilen kullanmakta olanlar, hak sahipliği konumunu elde edecekler ve usulsüz olarak kendi tasarruflarında bulunan yerlerin kanuni sahibi olacaklar. -Hak sahipliği ile ilgili iş ve işlem süreçleri başlayacak ve bu durum ekonomiye bir canlanma getirecek. -En önemlisi de mevcut haliyle kesinlikle orman vasfını kazanamayacak olan bu yerler, orman köylüsünün sosyo-ekonomik yönden kalkınmasında büyük bir katkı sağlayacak. -Elde edilecek kaynaklar, ağaçlandırma, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi, yerinde kalkındırılmaları mümkün olmayan orman köylülerinin naklinde kullanılacak. -Ülkemizin genel ekonomisine olumlu yönde katkı yapacak. -Emlak ve diğer vergi gelirleri ile de Hazine'ye büyük bir katkı sağlanacak. Üzerlerine şehirler kuruldu Raporda, 2-B alanlarına dönük rakamlar ve fiili kullanım durumu da ortaya kondu. Buna göre ülkede 2-B sorunu, en fazla Antalya'da yaşanıyor. Bu ilde orman vasfını kaybetmiş araziler 45 bin 548 hektarlık bir alana yayılıyor. Antalya'yı 39 bin 287 hektar ile Mersin, 34 bin 887 hektar ile de Balıkesir izliyor. Ankara'daki 2-B arazi miktarı 31 bin 706 hektarı, Adapazarı'nda da 29 bin 643 hektarı buluyor. 2-B'ler İstanbul'da 18 bin 233 hektar, İzmir'd eise 14 bin 772 hektarlık bir alanı kaplıyor. Orman özelliğini yitirmiş arazilerin 22 bin 233 hektarlık bölümü üzerinde yerleşim yerleri bulunuyor. Bunların arasında İstanbul'daki bazı ilçeler de yer alıyor. Toplam 2-B arazilerinin yüzde 4.7'sini oluşturan yerleşim yerlerinin 6 bin 624 hektarı üzerinde ilçe, 8 bin 514 hektarı üzerinde belde, 7 bin 35 hektarı üzerinde de köyler yer alıyor. Böylece 2-B'lerin yüzde 1.5'lik bölümünü köyler, yüzde 1.8'lik bölümünü beldeler, yüzde 1,4'lük"bölümünü de ilçeler oluşturuyor. 2-B'lerin geri kalan kısmındaki fiili kullanım da şu şekilde belirleniyor: Sera alanı: 2 bin 365 hektar (Yüzde 0.5) Narenciye alanı: 8 bin 41 hektar (Yüzde 1.7) Zeytinlik, fındıklık, meyvelik, bahçelik v.b: 111 bin115 hektar (Yüzde23.5) Diğer ekili alanlar: 294 bin 206 hektar (Yüzde 62.2) Otlak, yaylak: 35 bin 419 hektar (Yüzde 7.4)
Kaynak: CNN Türk / 01.10.2007
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
'2B alanları Anayasa değiştirilmeden satılamaz': CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, 2B olarak bilinen orman vasfını yitirmiş arazilerin anayasa değişikliği yapılmadan satılamayacağını kaydetti. Topuz, hedefin, orman arazisi işgalcilerinin oyları oldunu işaret etti. (23.05.0008)
|
|
·
|
Orman Yasasına Gül'den Onay: Gül'ün onayladığı 'Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, orman sayılan alanlar, Kültür Ve Turizm Bakanlığı'nca turizme açılabilecek. (15.05.0008)
|
|
·
|
'Bu teşvik mahkemelik olur': 58 ormanlık alanı turizme açan düzenlemeye turizmcilerden de tepki var. TÜRSAB Başkanı: Düzenleme Anayasa Mahkemesi'ne gider. Otelciler Federasyonu Başkanı: Antalya'da yeni yatağa ihtiyaç yok (14.05.0008)
|
|
·
|
1 milyon ağaçlık endişe: Anayasa Mahkemesi'nden dönen Turizmi Teşvik Kanunu değişiklikleri geçen hafta yeniden TBMM'nin önüne geldi. Onaylandı ve geçti. Çevreciler öfkeli. Çünkü 'Ormanların orman olarak kalmasında üstün kamu yararı vardır' diyen Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, ormanlarda turizm tahsisleri yeniden başlayacak. (13.05.0008)
|
|
·
|
'2B kısa sürede tekrar geliyor': Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 2003 yılında veto ettiği, 2B olarak adlandırılan orman niteliğini kaybetmiş arazilerin satışı ile ilgili değişikliğin kısa sürede tekrar gündeme getirileceğini açıkladı. (12.05.0008)
|
|
·
|
24 bin YTL'yi öde, istediğin kadar ağaç kes!: Meclis'te kabul edilen Hazine ve orman arazilerinin turizme açılmasını öngören yasayla, 1 hektar için 24 bin YTL’yi ödeyen turizm yatırımcıları istediği kadar ağaç kesecek. Yasalaşan kanun tasarısıyla Lara Kent Parkı dahil 53 projenin önü açılıyor. (10.05.0008)
|
|
·
|
Maden firması: '900 değil, 411 ağaç kestik': Muğla'nın Osmaniye köyünde maden için ağaç kesme tartışması sürüyor. Mahkeme, İl Tarım Müdürlüğü'nün raporuna dayanarak, manganez madeni rezerv araştırmalarını durdurdu. Maden şirketi yetkilileri, rapora itiraz etti ve '900 değil, 411 ağaç kestik' dedi. (10.04.0008)
|
|
·
|
Yine maden arama izni, yine doğa katliamı: Muğla İl Tarım Müdürlüğü'nün raporu, Marmaris Osmaniye'de açılması planlanan manganez madeninin bölgede çevre kıyımına yol açacağını gösteriyor. Bölgede, sadece yol açılması için 900'e yakın kızılçam kesildi. (07.04.0008)
|
|
·
|
Belek'te golf sahası ısrarı tekrar yargıya çarptı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Antalya Belek'te golf sahası yapılmasını öngören Belek Çevre Düzeni Planı'nın yürütmesinin durdurulmasına yapılan itirazı reddetti. (27.03.0008)
|
|
·
|
Denizin izinsiz doldurulması TBMM gündeminde: CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, Muğla'nın Milas ilçesindeki Pina Yarımadası'nda 5 yıldızlı otel yapılması planlanan orman arazisinde, deniz doldurularak yer kazanıldığına ilişkin haberleri Meclis gündemine taşıdı. (26.03.0008)
|
|
·
|
Artvin'de göz göre göre katliam: Artvin'in Kafkasör Dağı Cerattepe mevkiinde sürdürülen maden çıkarma çalışmaları için Rize İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen ağaç kesimine devam ediliyor. (25.03.0008)
|
|
·
|
Orman alanına tesisi kolaylaştıracak tasarı: Hazine'ye ait orman niteliğindeki yerler Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devrediliyor. Meclis'e sunulan tasarıya göre, orman alanlarında ağaç kesilebilecek, bu alanlar yabancılara da tahsis edilebilecek. (20.03.0008)
|
|
·
|
Marmaris'teki ağaç kesimi durduruldu : Marmaris'te manganez madeni kavgasının ilk raundunu çevreciler kazandı. Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi, Osmaniye Köyü'ndeki maden arama çalışmalarını geçici olarak durdurdu. (07.03.0008)
|
|
·
|
2B derken 2A gözden kaçtı kârlı orman otel olacak: Yeni anayasa taslağında 2A olarak nitelendirilen ormanlık alanların kârlılık durumuna göre yapılaşmaya açılması öngörülüyor. (04.02.0008)
|
|
·
|
4 bin ağaç daha kesilmesin!: Belek'te golf sahası izni verilen ormanlık alanda 4 bin ağaç daha kesileceğinin açıklanması üzerine çevreciler, 'Ferman verildi diye bu karardan dönüş yok mu? Yeter artık' dedi (10.12.0007)
|
|
·
|
Ormanlar bir yıl daha korumasız : Anayasa Mahkemesi, ormanların Turizm Bakanlığı eliyle yerli-yabancı yatırımcıya tahsisine izin veren yasa hükümlerini iptal etti. Ancak iptal kararı bir yıl sonra resmileşecek. (09.05.0007)
|
|
·
|
Sezer: Ormanları satmayın : Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, orman vasfını yitirmiş arazileri satmak isteyen hükümeti Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla yine uyardı. (22.03.0004)
|
|
·
|
İkinci veto: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "orman vasfını yitirmiş" arazilerin satışına olanak sağlayan anayasa değişikliğini ikinci kez veto etti. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Yangınlar azalmış! : Orman Genel Müdürlüğü, 2B diye adlandırılan orman vasfını yitirmiş arazilerin satışıyla ilgili yasanın gündeme gelmesiyle orman yangınları arasında bağlantı olduğu iddiasını istatistiklerle yalanlamaya çalıştı. (27.2003.0008)
|
|
·
|
Sıcak Bekleyiş: Hükümetler, Türkiye'nin taraf olduğu doğa koruma sözleşmelerine uymuyor. (27.2003.0008)
|
|
·
|
Ağaç Sayılmamak: Ormanlarımız üzerindeki tehdit giderek büyüyor. Son olarak TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edilen tasarıya göre "özel mülkiyetteki arazilerde yetişen kızılağaç ve aşılı kestane ağaçları" orman ağacı kapsamından çıkarıldı. (10.2007.0001)
|
|
·
|
SATILIK ÜLKE: Türkiye: Para, her şey değildir. Para karşılığında satılamayacak değerler de vardır. Aşk, evlat sevgisi ve üzerinde yaşadığımız yurt, bu değerlerden bazılarıdır. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Kendi Vatanında İşgalci Olmak: İnsan kendi toprağında, kendi vatanında işgalci durumunda olabilir mi? Evet olur. Başta devlet ve siyasi iktidarlar olmak üzere, hepimiz bu ülkenin elbirliğiyle canına okumaktayız. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Sitler: Türkiye'de hiçbir koruma statüsüne sahip olmayan veya korunsa da önlemlerin yeterince etkili olmadığı pek çok önemli doğal alan bulunmakta. Bu alanları belirlemek ve bir an önce koruma altına almak, hem doğanın korunması, hem de doğal kaynakların sağlıklı bir şekilde kullanılması için büyük önem taşıyor. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Krize İlaç: Makilik alanlar, ormanlarımız, sulak alanlarımız, kumullarımız, bozkırlarımız ve diğer tüm doğal yaşam ortamları son 10 yılda ülkemizde büyük bir katliam yaşadı. (10.2007.0001)
|
|
|
 |