|
Ormansızlaşma
Sıcak Bekleyiş
Hükümetler, Türkiye'nin taraf olduğu doğa koruma sözleşmelerine uymuyor.
Öyle gelip geçen yolcuları seyrederken saçı ağaran, artık hızlı koşamayan, artık iyi seçemeyen ve aile bireylerince hepten yük gibi görülen bir insan değildir orman. Niteliğini kendiliğinden kaybetmez, elden ayaktan düşmez. O sadece boylu boyunca dikilen ağaçlar değildir. Yanan orman haberlerine çıkmayan kaplumbağaları, bukalemunları, böcekleri, kuşları vardır. İnsan gibi adı vardır. Bir aile bireyi gibi fotoğrafını çeken, kokusunu ana kokusu gibi hafızasına alan, televizyonda onun yanışını izlerken ağlayan sevenleri vardır. Eğer niyet bu biricik ülkenin bir an önce refaha kavuşmasıysa, bunu akciğerimizi, yüreğimizi satıp sakatlanmadan da yapabiliriz. Ormansızlaşmayı getirecek yasal girişimlerdeki amaç refaha erişmek. Ama biz her ülkenin izlediği `yok et-öğren-geri kazan-koru' tarihsel ilkesini benimsemek yerine, doğrudan `koru'ya atlayarak da bunu yapabiliriz.
|
|
|
|
Orman Bakanlığı, internet sitesinde sadece tekrar ormanlaştırılamayacak alanların satılacağını iddia ediyor. Ama buraların `orman vasfını' neden kaybettiği üzerinde durmuyor.
|
|
|
|
Masamda onca cevaplanmamış resmi yazı arasında ne hissedeceğimi bilemediğim, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği'nin 1 Ağustos 2003 tarihinde yolladığı resmi bir yazı var. Diyor ki, `Haklısınız. Bu yasal düzenlemeler doğanın korunması açısından birliğin geliştirip kullanmakta olduğu ve adaylık sürecinde yerine getirilmesi şart kriterlerin sağlanması ve bizzat Birliğimizin Doğa Koruma Mevzuatı açısından kabul edilemez'. Avrupa Birliği'ne adaylık için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce karşılaması gereken Kopenhag kriterlerini hepimiz duyduk. Bu kriterler `siyasi', `ekonomik' ve `topluluk mevzuatının benimsenmesi' olarak üç grupta toplanıyor. Topluluk mevzuatının benimsenmesi kriterinin `b' fıkrası `diğer sektörlerle birlikte topluluğun çevre politikasına ve bu alandaki her türlü düzenlemesine uyum sağlanmasını' şart koşuyor. Bu, `doğayı gelecek bahara kadar satabiliriz' demek değil.
AB Katılım Ortaklığı Belgesi'ne göre Türkiye'nin çevre konusunda kısa vadede yapması gereken iki konu var. Uluslararası çevre sözleşmeleri yanında doğa koruma, su kalitesi, entegre kirlilik önleme ve atık madde yönetimiyle ilgili yasal düzenlemelerin mevzuata aktarılıp uygulanmaya başlanması ve Çevre Etki Değerlendirmesi Direktifi'nin uygulanması.
|
|
|
|
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, orman arazilerinin satışını öngören anayasa değişikliğini iki kez veto etti.
|
|
|
|
AB'nin doğal yaşam alanlarının korunmasına ilişkin 21 Mayıs 1992 tarihli Konsey Direktifi ve yabani kuşların korunmasına ilişkin 2 Nisan 1979 tarihli Konsey Direktifi şöyle diyor: Sınıflandırılmış veya gelecekte sınıflandırılacak özel koruma alanları da dahil olmak üzere, bu amaçlar için belirlenen tüm doğal alanlar, ilgili Avrupa Ekolojik Ağı (Natura 2000) kapsamına alınır. Avrupa Birliği'ne üye olmadığımız için bu düzenlemeler bizi yükümlü kılmaz diye düşünebilirsiniz. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti, 1984 yılında imzaladığı Bern Sözleşmesi ile doğal yaşam ortamlarını güvence altına alma ve canlı türlerini koruma yolunda gerekli yasal ve idari önlemleri alacağını taahhüt etmiştir. Bugün TBMM'de tartışılan yasal değişikliklerin, Bern Sözleşmesi imzalanarak korunma altına alınan canlı türlerine veya yaşam alanlarına zarar vermediğini kim ispatlayabilir? Şimdi sıcak bir bekleyişteyiz hep beraber. Önümüzdeki seçeneklerden biri halk oylaması. Vicdanımızın sesini dinlemek zorunda kalacağımız bir sınav.
Yazı: Gökmen Yalçın, Doğa Derneği
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
Yok olan ormanların zararı krizden fazla : Dünya üzerinde kaybolan ormanların küresel ekonomiye verdiği zararın, içinde bulunduğumuz dönemde yaşanan bankacılık krizinden daha büyük olduğu bildirildi. (10.10.0008)
|
|
·
|
Alevlerin Götürdüğü: Geçtiğimiz ay Antalya'daki yangınlarda 11 bin hektarlık orman varlığımızı kaybettik. O günlerde yörede çalışmalar yapan fotoğrafçı Ali Ethem Keskin, kendini felaketin ortasında buldu. (07.10.0008)
|
|
·
|
'2B alanları Anayasa değiştirilmeden satılamaz': CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, 2B olarak bilinen orman vasfını yitirmiş arazilerin anayasa değişikliği yapılmadan satılamayacağını kaydetti. Topuz, hedefin, orman arazisi işgalcilerinin oyları oldunu işaret etti. (23.05.0008)
|
|
·
|
Orman Yasasına Gül'den Onay: Gül'ün onayladığı 'Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, orman sayılan alanlar, Kültür Ve Turizm Bakanlığı'nca turizme açılabilecek. (15.05.0008)
|
|
·
|
'Bu teşvik mahkemelik olur': 58 ormanlık alanı turizme açan düzenlemeye turizmcilerden de tepki var. TÜRSAB Başkanı: Düzenleme Anayasa Mahkemesi'ne gider. Otelciler Federasyonu Başkanı: Antalya'da yeni yatağa ihtiyaç yok (14.05.0008)
|
|
·
|
1 milyon ağaçlık endişe: Anayasa Mahkemesi'nden dönen Turizmi Teşvik Kanunu değişiklikleri geçen hafta yeniden TBMM'nin önüne geldi. Onaylandı ve geçti. Çevreciler öfkeli. Çünkü 'Ormanların orman olarak kalmasında üstün kamu yararı vardır' diyen Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, ormanlarda turizm tahsisleri yeniden başlayacak. (13.05.0008)
|
|
·
|
'2B kısa sürede tekrar geliyor': Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 2003 yılında veto ettiği, 2B olarak adlandırılan orman niteliğini kaybetmiş arazilerin satışı ile ilgili değişikliğin kısa sürede tekrar gündeme getirileceğini açıkladı. (12.05.0008)
|
|
·
|
24 bin YTL'yi öde, istediğin kadar ağaç kes!: Meclis'te kabul edilen Hazine ve orman arazilerinin turizme açılmasını öngören yasayla, 1 hektar için 24 bin YTL’yi ödeyen turizm yatırımcıları istediği kadar ağaç kesecek. Yasalaşan kanun tasarısıyla Lara Kent Parkı dahil 53 projenin önü açılıyor. (10.05.0008)
|
|
·
|
Maden firması: '900 değil, 411 ağaç kestik': Muğla'nın Osmaniye köyünde maden için ağaç kesme tartışması sürüyor. Mahkeme, İl Tarım Müdürlüğü'nün raporuna dayanarak, manganez madeni rezerv araştırmalarını durdurdu. Maden şirketi yetkilileri, rapora itiraz etti ve '900 değil, 411 ağaç kestik' dedi. (10.04.0008)
|
|
·
|
Yine maden arama izni, yine doğa katliamı: Muğla İl Tarım Müdürlüğü'nün raporu, Marmaris Osmaniye'de açılması planlanan manganez madeninin bölgede çevre kıyımına yol açacağını gösteriyor. Bölgede, sadece yol açılması için 900'e yakın kızılçam kesildi. (07.04.0008)
|
|
·
|
Belek'te golf sahası ısrarı tekrar yargıya çarptı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Antalya Belek'te golf sahası yapılmasını öngören Belek Çevre Düzeni Planı'nın yürütmesinin durdurulmasına yapılan itirazı reddetti. (27.03.0008)
|
|
·
|
Denizin izinsiz doldurulması TBMM gündeminde: CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, Muğla'nın Milas ilçesindeki Pina Yarımadası'nda 5 yıldızlı otel yapılması planlanan orman arazisinde, deniz doldurularak yer kazanıldığına ilişkin haberleri Meclis gündemine taşıdı. (26.03.0008)
|
|
·
|
Artvin'de göz göre göre katliam: Artvin'in Kafkasör Dağı Cerattepe mevkiinde sürdürülen maden çıkarma çalışmaları için Rize İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen ağaç kesimine devam ediliyor. (25.03.0008)
|
|
·
|
Orman alanına tesisi kolaylaştıracak tasarı: Hazine'ye ait orman niteliğindeki yerler Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devrediliyor. Meclis'e sunulan tasarıya göre, orman alanlarında ağaç kesilebilecek, bu alanlar yabancılara da tahsis edilebilecek. (20.03.0008)
|
|
·
|
Marmaris'teki ağaç kesimi durduruldu : Marmaris'te manganez madeni kavgasının ilk raundunu çevreciler kazandı. Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi, Osmaniye Köyü'ndeki maden arama çalışmalarını geçici olarak durdurdu. (07.03.0008)
|
|
·
|
2B derken 2A gözden kaçtı kârlı orman otel olacak: Yeni anayasa taslağında 2A olarak nitelendirilen ormanlık alanların kârlılık durumuna göre yapılaşmaya açılması öngörülüyor. (04.02.0008)
|
|
·
|
4 bin ağaç daha kesilmesin!: Belek'te golf sahası izni verilen ormanlık alanda 4 bin ağaç daha kesileceğinin açıklanması üzerine çevreciler, 'Ferman verildi diye bu karardan dönüş yok mu? Yeter artık' dedi (10.12.0007)
|
|
·
|
2-B'lerin satışı tekrar gündeme geliyor: Çeşitli hükümetlerin programında yer alan, ancak Cumhurbaşkanı vetosu ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarıyla bir türlü uygulamaya konulamayan 'orman vasfını yitirmiş' arazilerin (2-B'ler) satışı, tekrar gündeme geliyor. (01.10.0007)
|
|
·
|
Ormanlar bir yıl daha korumasız : Anayasa Mahkemesi, ormanların Turizm Bakanlığı eliyle yerli-yabancı yatırımcıya tahsisine izin veren yasa hükümlerini iptal etti. Ancak iptal kararı bir yıl sonra resmileşecek. (09.05.0007)
|
|
·
|
Sezer: Ormanları satmayın : Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, orman vasfını yitirmiş arazileri satmak isteyen hükümeti Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla yine uyardı. (22.03.0004)
|
|
·
|
İkinci veto: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "orman vasfını yitirmiş" arazilerin satışına olanak sağlayan anayasa değişikliğini ikinci kez veto etti. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Yangınlar azalmış! : Orman Genel Müdürlüğü, 2B diye adlandırılan orman vasfını yitirmiş arazilerin satışıyla ilgili yasanın gündeme gelmesiyle orman yangınları arasında bağlantı olduğu iddiasını istatistiklerle yalanlamaya çalıştı. (27.2003.0008)
|
|
·
|
Ağaç Sayılmamak: Ormanlarımız üzerindeki tehdit giderek büyüyor. Son olarak TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edilen tasarıya göre "özel mülkiyetteki arazilerde yetişen kızılağaç ve aşılı kestane ağaçları" orman ağacı kapsamından çıkarıldı. (10.2007.0001)
|
|
·
|
SATILIK ÜLKE: Türkiye: Para, her şey değildir. Para karşılığında satılamayacak değerler de vardır. Aşk, evlat sevgisi ve üzerinde yaşadığımız yurt, bu değerlerden bazılarıdır. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Kendi Vatanında İşgalci Olmak: İnsan kendi toprağında, kendi vatanında işgalci durumunda olabilir mi? Evet olur. Başta devlet ve siyasi iktidarlar olmak üzere, hepimiz bu ülkenin elbirliğiyle canına okumaktayız. (10.2007.0001)
|
|
|
 |