ATLAS LOGO
Mart 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Gezi 
Tangonun Başkenti

Geçen ay Buenos Aires'te yazı yaşadım. Buraya ilk gelişim değildi. Kentin kapısını üçüncü kez çalıyordum. Aradan geçen yıllar, görüntülerin kimini silip çöpe atmış, kiminin de netliğini bozmuştu. Onun için kenti şöyle böyle anımsıyordum.




Örneğin Buenos Aires'in Santiago, Rio veya Mexico City gibi, Latin görüntülerle donanmış bir kent olmadığını biliyordum. Çünkü bu kentte yaşayanlar kendilerini Güney Amerikalı değil de Avrupalı olarak nitelendiriyorlardı. Eğer bir Buenos Airesli ile bu konuyu konuşacak olsanız, size şunları söyleyeceğinden emin olabilirsiniz: 'Meksikalılar Azteklerden, Perulular İnkalardan, Arjantinliler ise gemilerle Avrupa'dan gelmiştir...'
Havaalanından kente gelirken belleğimin derinliklerine saklanmış görüntüleri hatırlamaya çalışıyordum. Yolun iki yanındaki teneke evlerin, gecekonduların çoğu yerlerini yeni binalara terk etmişti. Ama arada bir yoksulluk yine de kendini gösteriyordu. Kentin içine girdikçe belleğimdeki görüntüler daha da netleşti. Dünyanın en geniş caddesi olan '9 Temmuz Bulvarı'nı görünce, tanıdık bir dosta rastlamış gibi sevindim. 140 metre genişliğindeki bu caddeyi geçmek için verdiğim çabayı hatırladım.
'Kenti hatırlama' gezisine Florida Caddesi'nden başladım. Burası trafiğe kapalı bir cadde. Binlerce kişi, bir o yana bir bu yana gidip geliyorlar. Bu haliyle büyük bir ırmağı andırıyor. Caddenin iki yanına mağazalar sıralanmış. Kapılardaki satıcılar insanı neredeyse kollarından tutup içeri çekecek. Cadde şenlik yeri gibi; arya söyleyen bir tenor, napoliten çalan bir gitarcı, tango yapan bir çift, gözleri görmeyen, ayakları olmayan dilenciler... Sadece bu caddede gezinerek Buenos Aires'i kavrayabilir insan.
Kent 47 bölgeden oluşuyor ama tümünü görmeye gerek yok. Buenos Arise'in karakterini yansıtan birkaç bölgeyi tanımak yeterli. Palermo, Recoletto, Retiro, San Nicolas, Monserrat, San Telmo, La Boca kentin ruhunun saklandığı mahalleler. Önce kentin bohemi San Telmo'ya merhaba dedim. Daha önceki gelişlerimde de zamanımın çoğunu burada geçirdiğim için sokakları hatırlıyordum. Sanatçıların atölyeleri, antikacıların sıralandığı pasajlar, küçük butikler, kahveler, barlar... San Telmo baştan aşağı Parisli. Evita Peron, Marilyn Monreo, Che, Beatles, Lorel Hardy... Sahaflardaki eski posterler ve plaklar beni gençliğime götürüyor.
Pasajlar bir anılar müzesini andırıyor. Eski gazete koleksiyonları, cep saatleri, kılıçlar, düğmeler, rozetler, kim bilir kimin yakasını gururla süslemiş madalyalar, kime destek olduğu bilinmeyen bastonlar... Tezgâhlarda sergilenenler eşya değil birer yaşam öyküsü.
Ertesi gün önce Plaza de Mayo'ya gittim. Palmiye ağaçları, çiçekler, heykeller ve koloniyel binalarla süslü meydan kentin kalbi. Önemli olaylar, yıldönümleri burada kutlanıyor, protesto gösterileri burada yapılıyor. Yani her an bir neşe veya öfke seline rastlamak mümkün.
Son günümü de kentin en renkli semti La Boca'da geçirdim. Burası kentin en fakir semti. İtalyanca 'Ağız' demek olan La Boca, kentin ilk kurulan semtlerinden biri. Başta İtalyanlar olmak üzere diğer göçmenler, gemilerden ilk kez burada inmişler. Caminito adlı mahallede kendilerine teneke evler yapmış, burada yaşama tutunmaya çalışmışlar. Tango bu sokaklarda doğmuş.
Zengin olma hayalleri ile geldikleri bu semtte diz boyu yoksulluğa batan İtalyan köylülerinin kaldıkları evler ve oteller şimdi allanıp pullanıp rengârenk boyanıp turistik bir mahalleye dönüştürülmüş. Caminito'da yoksul yaşam hâlâ sürüyor. Semt sakinlerinin kimi hediyelik eşya satarak, kimi Tango yaparak nafakalarını çıkarmaya çalışıyor. La Boca'da yüzyıllık bir kahvede, Carlos Gardel'in tangolarını dinleyerek Buenos Aires'e veda ettim.

Yazı: Mehmet Yaşin / Atlas Şubat 2009, sayı 191

EDİTÖRÜN NOTU
Atlas'ın bahar takvimi çok dolu. Kaz Dağları, Alakır, Sarıkeçililer, İstanbul'da kalanlar için Dağ Filmleri Festivali. Bu etkinlik, İstanbul'a gelemeyenler için başka kentlere de gidecek.
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
İMAJ VE GERÇEK
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.