ATLAS LOGO
Eylül 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

02.09.2010, 20:55
   ERDEN ERUÇ - Seyir Defteri 
Sonunda yeniden yeşillik görebildim...

PRIMROSE şilebine, Hermit atollerinin güneyinde, 2.2 Güney enlemi civarında balık yüklenirken, rüzgar ve akıntıyla birlikte batıya doğru taşınmaktaydık. Keşke benim de denizde bulduğum şartlar böyle olsaydı, diye düşünmeden edemedim.

28 Mayıs 2008 - 324. Gün (1.2089K,141.5475D) 1.2089N, 218.4525W
PRIMROSE şilebine, Hermit atollerinin güneyinde, 2.2 Güney enlemi civarında balık yüklenirken, rüzgar ve akıntıyla birlikte batıya doğru taşınmaktaydık. Keşke benim de denizde bulduğum şartlar böyle olsaydı, diye düşünmeden edemedim. PRIMROSE, 900 ton daha balık yüklenip kapasitesine ulaşınça karaya doğru yol almaya başlayacaktık. Şimdiye kadar karşılaştığım, yakındaki SILVER QUEEN ve CAMIA gibi ağları olan "yakalayıcı" gemileri, yüklerini doğrudan PRIMROSE'a kendileri getirip aktarıyordu. Daha uzaktaki balıkçı gemilerinden yükü taşımak içinse ufak soğutuculu gemiler arada mekik dokuyordu. Filipinler'den Frabelle Fishing Corporation, bu sularda bir düzine ağlı "yakalayıcı," altı tane soğutuculu "taşıyıcı" ve bir kaç "arayıcı" gemi işletiyor, bunlara iki tanker yakıt sağlıyordu.

PRIMROSE'a çıktıktan kısa bir süre sonra Papua Yeni Gine'li bir genç bana kendini tanıttı. Adı Dickson Ronney idi ve PYG Balıkçılık İdaresi'nde gözlemci olarak çalışmaktaydı. Benim teknemi ilk defa CAMIA balıkçı gemisinde gözlemci olarak görevliyken, 26 Nisanda denizde karşılaştığımızda görmüştü. Bir gözlemcinin görevleri arasında, yakalanan balıkların cinsi, ebatları, yaşı ve miktarı konusunda veri toplamak yanında, balıkların yakalandıkları bölgeler gibi normal bilgiler ve balıkçı gemilerinin neden olabileceği deniz kirliliği ve ziyan edilen balık miktarları gibi sıradışı bilgileri derlemek de vardı. Pasifik'in bu civarındaki balıkçılık faaliyetlerini düzenleyen üç adet uluslararası kurumun gözü kulağı olarak çalışmaktaydılar. Bu kurumlar PYG Fisheries Authority, Solomon Adalarından Forum Fisheries Agency ve Yeni Caledonia'dan Secretariat of the Pacific Community idi. Balık nüfusunun azalmaması, balıkların yaşam alanlarının korunması, balıkçı gemilerinin avlanma ruhsatlarının verilmesi ve mevcut mevzuatların uygulanması bu kurumların amaçlarıydı. Balıkçı şirketleri, bu kurumlar tarafından kendilerine verilen yönetmelikler dahilinde avlanabiliyorlardı.

Dickson, benim kurduğum kar amacı gütmeyen Around-n-Over vakfı konusunda epey ilgi gösterdi ve çalışmalarımız hakkında bilgi aldı. Kendisi de PYG'nin en doğusundaki Alotau şehrinden olduğu için orada Dentrocastal Çevre Kaynakları Merkezini kurmuştu. Ekoturizmle ilgilenmekteydi ve sosyal programlarla toplumun bilincini ve yaşam standartlarını artıracak çalışmaları başlatmıştı. Ardından beni gemideki yine PYG'li diğer üç gözlemci ile tanıştırdı. Thomas Ikun, Elizah Lucas ve Baera Nawia bir süredir denizde kalmışlardı ve artık PRIMROSE gemisi PYG sularından çıkmadan önce yapılacak çıkış işlemleri için uğramamız gereken Wewak'a yanaştığımızda karaya çıkmaya can atmaktaydılar.

PYG'li bu gözlemcilerin sakin ve canayakın bir halleri vardı. Zamanlarının çoğunu görevleri gereği gereken belgeleri düzenlemekle geçirdiler. Diğer zamanlarda denizdeki hayatlarından, geldikleri köylerinden ve benim yapmaya çalıştıklarımdan bahsettik. Thomas, PYG'nin kuzey kıyılarında Marangis adlı bir köydendi. Bu köy, PYG'nin ikinci ve üçüncü en büyük nehirleri olan Sepik ve Ramu nehirleri arasında, yolu olmayan ve sadece denizden ulaşılabilen bir alanda kurulmuştu. PYG'nin en büyük nehri olan Fly Nehri, güneydeki Mercan Denizi'ne akıyordu. "Pump boat" tabir edilen, fiberglas gövdeli, ufak dizel motorlu ve iki yanında uzatmaları olan trimaran tipi yerel teknelerden almayı düşünüyordu. Kıyı köylerine ek gelir ve yiyecek kaynağı sağlamak için, PYG hükümeti bu tekneleri köylüler alabilsin diye beş yıllık mikro-kredi programlarını uygulamaya koymuştu. Bu kıyı balıkçılarının yakaladıkları taze ton balıkları, Japonya'daki saşimi talebini karşılamak için ihraç edilebiliyordu.

Laf lafı açtı, derken Thomas benim Jayapura'da bekleyen erzak hurçlarım konusunda fikir üretmeye başladı. Wewak'la Jayapura'nın arasında yer alan Vanimo'daki valilikte çalışan bir amcası vardı. Vanimo'yla Wewak arasında yol yoktu, ama Thomas'ın verdiği bilgiye göre arada bir yolcu vapuru düzenli olarak işletilmekteydi. Eğer valilikten Jayapura'ya giden bir araç benim hurçları Vanimo'ya getirebilirse, o zaman hurçları vapurun kaptanına emanet edip, Wewak'taki Frabelle görevlisine ulaştırabilirdik. Sonra da Wewak'tan PRIMROSE gibi GenSan'a giden bir Frabelle şilebi, bunları teknemle buluşturabilirdi. Thomas'ın sağladığı bu yerel bilgi ve temaslar, yolculuğumu ilerletebilmek için üretilen çözümlerdi. Bu yolculuğumun değişmez bir kuralı haline gelmişti artık -- daha önce hiç karşılaşmadığım kişilerden gelen böylesi yerel yardımlar ve verilen destek sayesinde yolculuğumu sürdürebilmekteydim.

Aynı zamanda, Frabelle şirketi de PYG Balıkçılık İdaresi'ndeki dostlarıyla temas kurmuş, benim erzak hurçlarının Jayapura'dan Vanimo'ya getirilebilmesi konusunda girişimde bulunmuştu. Eğer bu hurçları GenSan'a ulaştırabilirsek ideal olacak ve lojistik problemlerimizi büyük ölçüde çözebilecektik. Aksi takdirde benim bizzat Jayapura'ya geçmem, ya da bütün bu erzakları sıfırdan tekrar derlememiz çok büyük masraf ve yeniden yorgunluk çıkaracaktı.

Wewak'a doğru ilerlerken, Schouten Adaları arasından geçtik. Bunlardan biri haritalarda aktif bir yanardağ olarak gösterilen Bam Adası idi. Tipik bir yanardağ konisi şeklindeki bu adada, 500 kişilik ufak bir köy vardı. Bu adanın benim için önemi büyüktü, zira şimdi artık neredeyse 11 aya varan bir süreden sonra, Bodega Bay'den ayrıldığım 10 Temmuz tarihinden beridir ilk defa doğada ağaçların ve çayırların yeşilini görebilmiştim.

Erden.

NOT: PASİFİK GEÇİŞİNE TAYFUN MEVSİMİNDEN SONRA DEVAM EDECEK.

Yorumları okumak ve yeni yorum yazmak için tıklayınız

Son yazılar:
  • erden eruç (Us sa, 05/06/10 01:59)
  • türkiyenin kıyıları (ali ekici, 01/08/09 13:56)
  • kol gücü (alpaslan duman, 02/01/09 01:41)
  • EDİTÖRÜN NOTU
    Atlas, okurlarını tıpkı Hasankeyf, tıpkı Türkiye'nin dereleri, ırmakları söz konusu olduğunda yaptığı gibi, İstanbul'a sahip çıkmaya çağırıyor. Atlas ekim ayının başında Mimar Sinan Üniversitesi'nde okurlarını İstanbul S.O.S girişimiyle buluşturuyor.
    FOTOĞRAF SERGİSİ
    YEL DEĞİRMENLERİ
    ABONELİK
    HASANKEYF'E SADAKAT
    Sıfır Yokoluş Gezileri
    [ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
    [ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
     
    [ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
    [ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
    Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
    Imperia ile tasarlanmıştır.