|
Çapariz
Marmaray kazılarından, İstanbul şehrinin bilinçaltı ortaya çıktı. İlk İstanbul, ilk metropol, dünyanın ilk, en büyük limanı bulundu.
Gemileri izlemeyi sevmemizin nedeni üzerinde yüzdüğü su olmalıdır. İnsanın bilinçaltı suya benzetilir. Pek çok kültürde ve mitte su, böyle anlaşılmıştır. 'Suyun üstünde bir gemi ya da tekne, egomuzu simgeliyor olmalıdır.' Bir arkadaşım böyle demişti bana. Bilinmeyen kıyılara gider teknemiz, bazen bir yere gidemez sularda sürüklenir, bazen batar, bazen bizi suların içinden kurtarır.
Bazen teknemiz dar bir boğazdan geçer, bazen sonsuz bir denizde yüzer. San Francisco'dan yolcu ettiğim arkadaşım Erden Eruç, Büyük Okyanus'ta küreklere asılıyor. Kendi rüyasının içinde, kendi bilinçaltıyla karşı karşıya. Tek başına okyanusu geçmeye çalışıyor. En az altı ay bunu yapmak zorunda, belki daha fazla. Belki de bu yolu seçmesinin nedeni, tüm insanlığın ortak bilinçaltına seslenmek istemesi. Çünkü dünya çocuklarını eğitmek istiyor. Bir ülkenin, halkın, bir şehrin de bilinçaltı vardır diye düşünürüm. Marmaray kazılarından, İstanbul şehrinin bilinçaltı ortaya çıktı. İlk İstanbul, ilk metropol, dünyanın ilk, en büyük limanı bulundu. Ne var, gemicilik deyimiyle söyler isek eğer, çapariz bir durum da söz konusu. Ya ilk İstanbul'u kurtaracağız ya da yeni İstanbul'u, eskisini yok ederek kuracağız. İstanbul halkının bilinçaltında, gemiler nasıl yüzüyor? Bu sorunun yanıtı, İstanbul'un geleceğinin nasıl olacağını bize gösterecektir. İlk İstanbul ve son İstanbul ya bin yıllarca çözülmeyecek bir gemici düğümüyle birbirine bağlanacak; ya da çaresiz bastika, şimdiki İstanbul, dümenini başka tarafa kıracak. İstanbul halkı, medyası, sanatçısı, şehrin bilinçaltına sahip çıkmaz ise eğer, babafingo, rüzgâr yelkenlerini nereye iteler, kimse bilemez.
NOT: Atlas dergisine herkesin, ücretsiz abone olma imkânı var, hem de bir yıl süreyle. Atlas'ın içinden çıkan Finansbank'a ait broşürü okuyunuz. Tek bir telefon mesajıyla kredi kartınıza ve derginize ulaşıyorsunuz, zaten abone iseniz bir sevdiğinizi abone ediniz. Atlas'ın abone sayısının yükselmesi, Atlas'ın fırtınalı denizlerde güvenle yelken açıp ilerlemesi anlamına gelir.
Özcan Yüksek / Temmuz 2007, sayı 171
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
Esmer Hurafe: Gece esmerdir. Konuşur. Gece konuşmalarına, gece hikâyelerine eski Araplar bu yüzden esmer demişlerdir. Esmer öyküler, beyaz öykülerden farklı olarak inanılması güç olanlardır. (25.04.0008)
|
|
·
|
Sarıkeçililer, Sarı Evlere!: (15.04.0008)
|
|
·
|
Barış : (14.04.0008)
|
|
·
|
The Sun-Headed Men: (08.04.0008)
|
|
·
|
Öğret Bana: Atlas geçen yıl nisan ayında on beşinci yaşına girmişti, bu sayıda 15 yılı geride bıraktı, on altıncı yılından gün aldı. Biz hâlâ buradayız. Siz de buradasınız. Aynı ormanın içinde. Ne güzel! (26.03.0008)
|
|
·
|
Uçan halı hayalinin gerçek olduğu mekân: Binbir Gece Masalları'nın sır coğrafyalarından birinden dönüşte, uçan halım Dubai'de aktarma yapacaktı. Serendip Adası'ndan geliyordum, Adem'in cennetten indiği yeryüzündeki cennetten. (25.03.0008)
|
|
·
|
Altdünya Düşleri: (16.02.0008)
|
|
·
|
Örtüsüz nedenler örtülü sonuçlar: (04.02.0008)
|
|
·
|
Türban, Firavun ve Modern: (21.01.0008)
|
|
·
|
Define: Gecenin tegannisi nefes nefes nefestir. Görünmeyenlerin kaş göz işaretleri öyküler anlatır sana. Devran eden yıldızlarla sabahlarsın. Sanki yıldızlar birikir, gündüz olur. Oysa rüyada ne sabah vardır ne akşam. Her şey aynıdır. (14.01.0008)
|
|
·
|
Gölge: Gece dünyanın gölgesidir. Kimse kendi karanlığından kaçamaz. Ve kimse kendi gölgesinden, öteki kendisinden, belki de asıl kendisinden kaçamaz. Çünkü onlarsız olamayacağına göre, aşk ve korku, gölgeler dünyasına aittir. (17.12.0007)
|
|
·
|
Bin Bir: Bir gün daha geçer. Düşmanın ömrü gibi. Bir gün daha ve akşam olur. (26.11.0007)
|
|
·
|
Hızlı Öpücük: (21.11.0007)
|
|
·
|
İbrahim yeniden yürüyecek mi: Bütün dünya nüfusunun yarısına yakının inandığı dinin temelini oluşturan Hz İbrahim, yürüdüğü coğrafyada yeniden insanlığın etkileyebilecek mi? Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, birer çatışma bahanesi olmaktan çıkacak mı? (10.11.0007)
|
|
·
|
Kaz Dağı'nda 150 milyon dolar için 450 milyon dolar yakılıyor: Altın yumurtlayan tavuğu kesersen, içinde altın olmadığını görürsün. Yalnızca altın liralar sayılmaz, zeytin taneleri de sayılır, ormandaki ağaçlar a sayılır, siyanür şişeleri, zeytin toplayıcıları, satıcıları, alıcıları da sayılır. (04.11.0007)
|
|
·
|
Dersimiz Nedir?: Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Sünniler, Şiiler, ateistler, sufiler, Bektaşiler, Şamanlar, Aleviler. Hepimiz duygusu önemli. Hepimiz. Özne, hepimiz olmalı. Hepimiz, nokta nokta... (26.10.0007)
|
|
·
|
Günah Keçisi: Suçlarımızı ve acılarımızı, bizim yerimize taşıyacak başka bir varlığa ya da nesneye aktarabilseydik keşke. Yaban akıl bunu başarabilirdi. Biz uygarlar, suçlarımız ve acılarımızla yaşamaya mahkûmuz. Yaban ve günahsız mı, yoksa uygar ama günahkâr ve acılar içinde olmak mı tercih edilmeli acaba? (26.10.0007)
|
|
·
|
SESSİZCE DÖN: İç İçe Zamanlar: Özcan Yüksek'in yazdığı Sessizce Dön, Doğan Kitap'tan çıktı. Mevlana'nın Anadolu'ya göç yolunu tekrar aşan Yüksek, bu uzun güzergâhın deneyimini okurlarla paylaşıyor. Kitapta Mevlana'nın zamanı ve bizim zamanımız iç içe geçiyor, büyük düşünür kimlik ve özgürlük sorunu hakkında günümüze bir şeyler söylüyor. Yüksek'le Sessizce Dön'ü konuştuk. (25.10.0007)
|
|
·
|
Flamingoların yalnızlığı: Eğer İstanbul'a Afyon üzerinden dönecekseniz, artık tamamen kurumuş olan Akşehir Gölü'nü gezebilirsiniz. Tatiliniz ve geziniz sırasında halkla konuşmayı da ihmal etmeyin. Orada insanların, 'Bir zamanlar buradan su kükreyerek çıkardı' dediklerini işitecekseniz. (26.08.0007)
|
|
·
|
Güneşin Çalgıcıları: Rüzgâr ve mısır tarlaları tatlı, uğultulu bir şarkı çalıyordu. Meksika'nın uzak, küçük bir dağ kasabasının, adı Kuetzalan olan kasabasının yakınındaydım. (20.08.0007)
|
|
·
|
Dünya Döndü!: Kule tıhuu uuu, yani uzuuun, çok uzun zaman önce. (27.06.0007)
|
|
·
|
İlk İstanbul'a sahip çıkacak mıyız: İstanbul'u, İstanbul'u yok ederek mi geliştireceğiz? O zaman İstanbul’a niye geldik ki? Bir yerden bir yere gitmek önemli. Bir yerden bir yere gitmek İstanbul'da bir cehennem. Ama bir yerden bir yere gitmek için İstanbul'u yok etmek mi gerekiyor? (25.06.0007)
|
|
·
|
Bumerangın Dönüşü: Coğrafya kitapları üstünde pek durmaz, dünyamızın iki kıtasında büyük bir temizlik yaşanmış ve beyaz tenliler oralarda kendi uygarlıklarını kurmuşlardır. Şöyle bir soru gelse sınavda örneğin: Hangi iki kıtadır bunlar, isimlerini yazınız? (29.05.0007)
|
|
·
|
Mevlana, dünyanın yeni zihnini sarsıyor: Mevlana'nın dünya yılı için İstanbul'a gelen dünya insanlarını The Marmara'da iki gün boyunca Mevlana'yı konuştu. Mini eteklisinden başörtülüsüne kadar toplantıya katılan insanlar 'ne olursan ol gel' sözüne istinaden gelmiş gibiydiler. (13.05.0007)
|
|
·
|
Keşfetmenin ruh çözümlemesi: Atlas dergisinin 15. yılı için özel bir sayı hazırlarken, en başından beri bu dergide olan biri olarak, ister istemez, en çok şu soruyu soruyordum kendime: Nasıl bir dergi Atlas? (29.04.0007)
|
|
|
 |