Muazzam fuarda, ABD, Guyana, Kenya, Kolombiya, Birleşmiş Milletler, İzlanda, Zambiya, Sri Lanka, Arjantin, Yeni Zelanda, Yunanistan, Bulgaristan, Botswana, Kazakistan, Hindistan, Jamaika, Tayvan, Finlandiya, Kosta Rika, Estonya ve Brezilya'nın açtıkları stantlar, kuş gözlemciliğinin dünya çapındaki etkisini gösterdi. Avustralya, İngiltere, Uganda, Trinidad ve Tobago, Malezya, Ruanda, Peru, Papua Yeni Gine, Filipinler, Guatemala, Gambiya, İspanya ve Kolombiya turizm bakanlıklarından gelen temsilciler ise, kuş gözlem turizminin birçok ülkenin turizmi icin önemine işaretti. Uganda'nın 2, Sri Lanka'nin 3, Ekvator ve Avustralya'nın 5, Güney Afrika ve Ekvador'un 6, Ispanya'nin ise 8 ayri stant açması da, bazı ülkelerin kuş gözlem turizmine verdiği değer açısından sevindiriciydi. Bu fuarın diğer bir önemi ise, tüm bilet gelirinin, dünyanın dört bir yanındaki kuş koruma projelerine hibe edilmesidir. 2008'deki fuar, 265,000 sterlinlik (643,000 YTL) gelirini, aralarında ülkemizde bulunan sürmeli kızkuşunun da (Vanellus gregarius) bulunduğu, soyları tükenme eşiğindeki birçok kuşun kurtarılmasına bağışladı. Bu sene ise fuar gelirini, BirdLife International Derneği'nin 'Kayıp Kuşlar' kampanyasına verecek. Dünyanın farklı noktalarında yaşayan, uzun yıllardır görülmemiş 47 'kayıp' kuşu bulma ve kurtarmayı amaçlayan bu kampanyadaki türler arasında 184 yıldır görülmemiş bir kuş türünün yanısıra, en son kaydı 2001 yılında Macaristan'da gerçeklesen ve ülkemizde de görülmüş olan ince gagalı kervançulluğu (Numenius tenuirostris) da yer alıyor. Eğer bu kuş türleri bir an önce bulunup korunamazsa, son 500 yılda dünyada yok olmuş kuş türlerinin sayısı 133'ten 180'e çıkacak. Bu kampanyada resmedilen türlerin eşsiz resimlerini çizen kişinin, KuzeyDoğa Derneği Kuyucuk Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi gönüllülerinden Polonyalı kuş ressamı Tomasz Cofta olması ise güzel bir tesadüf.
2005 yılında Türkiye'nin ilk kuş gözlem turunu gerçekleştiren KuzeyDoğa Derneği başkanı ve Stanford Üniversitesi biyoloji öğretim üyesi ornitolog Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, bu tarihi katılım hakkında şunları söyledi: 'KuzeyDoğa Derneği (www.kuzeydoga.org) olarak bir ilke daha imza attık. Derneğimiz fuarda Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmiş, 20,000'den fazla katılımcının Türkiye'nin kuşlar açısından Avrupa'nın en iyi ülkesi olduğunu anlamasını ve doğal zenginliğimizi tanımasını sağlamıştır. Ekibimiz, Doğu Anadolu'nun doğasının korunması, araştırılması, tanıtılması ve yöre halkının doğa turizminden gelir kazanması için yedi yıldır uğraşmaktadır. Kars ve Iğdır halkının ve yerel hükümetlerin desteğine çok teşekkür ediyoruz. Ama devletimizden, Karslı ve Iğdırlı işadamlarından gereken desteği göremiyoruz. Doğu Anadolu unutulmuştur, göç vermektedir, yoksullaşmaktadır. Desteklenirse, doğa turizmi bölge için büyük bir gelir kaynağı olabilir. Doğa turizmi, turizmin en hızla büyüyen dalıdır. Ülkemizin, doğayı tahrip eden, büyük yatırım gerektiren ve kar marjı çok düşük kitle turizminden, doğa dostu, yöre halkına faydalı, az maliyetli, yüksek karlı, eğitimli ve yüksek gelirli kişilere hitap eden doğa turizmine yoğunlaşması şarttır. Kuş gözlem turizmi de doğa turizminin en önemli dalıdır. Türkiye bulunduğu konum itibari ile en az 465, tahminen 500'ün üzerinde tür kuşa ev sahipliği yapıyor. Türkiye dünyanın en büyük kuş gözlem rotalarından olan Afrika-Rusya hattında çok önemli bir konuma sahiptir. İlkbahar ve son bahar dönemlerinde milyonlarca kuş Türkiye üzerinden geçerek kışlama ya da üreme alanlarına ulaşmaktadır. Yaban hayatı turizmi ve kuş gözlemciliği, turizm sektörleri arasında yöre insanına en çok para kazandıran turizm dallarındandır. Bunun sebepleri ise, kuş gözlemcilerin doğal yerleri sevmeleri, doğaya zarar veren lüks tatil yerlerinden uzak durmaları, mütevazi, doğayla içiçe ve yöre halkının işlettiği ufak pansiyonları tercih etmeleri ve Doğu Anadolu gibi, doğallığı bozulmamış, kuşlar açısından zengin, kitle turizminin olmadığı yerlere gitmeleridir. Doğa turizmi teşvik edilirse, Kars, Iğdır ve Ardahan gibi gelir seviyesi düşük, dışa göç veren, ekonomik zorluklar içindeki Doğu Anadolu illerimiz için önemli bir gelir kaynağı olabilir.
Nüfusu ABD'den fazla olan Avrupa'daki kuş meraklılarının da benzer seviyelerde harcamalar yaptığını tahmin ediyorum. Türkiye'ye binlerce Avrupali kuşçu geliyor ama biz iyi değerlendiremiyoruz, onlara hitap edemiyoruz. Türkiye'nin ilk yerli kuş gözlem turunu, 2005 yılında düzenledim. 276 tür kuş gördük ve Türkiye rekoru kırdık. Bu rekor yurtdısında da cok ses getirdi ve halen kırılamadı. Gelir almadım. İngiltere, ABD ve Kanada'dan gelen 8 kuş gözlemcisi, 30,000 dolar harcadı, bu da TEMA'nın çevre programlarında kullanıldı. Bu tur, sonraki yerli kuş turlarına örnek oldu ve bu turların geliri artık tamamen ülkemize kalıyor. Yerli turizmde de, doğal alanlarımızın ekonomiye önemli katkısı var. Uludağ Üniversitesi'nin bilimsel araştırmasına göre, Manyas Kuş Cenneti'nin yıllık ekonomik değeri 134 milyon YTL. Ama gelenlerin %99'u ilk kez böyle bir yere gelmişler. Demek ki daha çok potansiyel var ülkemizde kuş gozlem turizmini arttırmak için.
Derneğimiz, Kars, Iğdır ve Ardahan gibi kuzeydoğu Anadolu illerinde kuşların ve yaşadıkları doğal alanların korunması, araştırılması, tanıtılması ve doğa turizmi yoluyla yerel halkın gelir kazanması için bölgede yoğun çalışmalar gerçekleştiriyor. 2003 yılında Kars-Iğdır Doğal Zenginlik projesi ile başlayan çalışmalarımız, çevre eğitimi, sulak alan ve meraların restorasyonu, kuş halkalama araştırmaları, bitki çizim kursları, faydalı bitki araştırmaları ve Sarıkamış'ın ayı ve kurtları gibi projelerle, bölgenin doğal zenginliğinin araştırılması, korunması ve doğa turizmi yoluyla bölge halkına ekonomik fayda sağlamasını amaçlıyor. Doğa severler, çalışmalarla ilgili detaylı bilgilere www.kuzeydoga.org ve www.kuyucuk.org'dan ulaşabilirler. |















