Papağanların İstanbul'a gelişini 'havaalanı gümrüğündeki bir kaza' ile açıklayan versiyon da mevcut. Bir şehir efsanesini çağrıştıran bu açıklamanın yanında, küresel ısınma etkisiyle Türkiye'de yayılım gösterdikleri, Körfez Savaşı nedeniyle buraya kaçtıkları gibi akla daha yatkın gelen varsayımlar da söz konusu. 'Akla yatkın' diyorum çünkü bu kuşlar bir kaza sonucunda serbest kalsaydı kuzey yarıkürenin sert kışlarında yaşayamazdı. Biyolog Kerem Ali Boyla'nın verdiği bilgi akla yatkın gözüken varsayımları değil 'şehir efsanesi'ni doğruluyor: 'Türkiye'de yaşayan iki papağan türü, büyük yeşil papağan (İskender papağanı-Psittacula eupatria) ve yeşil papağan (Psittacula krameri), diğer papağan türlerinin aksine soğuğa dayanıklı. Sadece burada değil, 'yeni yabancı tür' olarak Köln ve Londra gibi daha kuzeydeki Avrupa ülkelerinde, Kuzey Amerika'da da yaşıyorlar.' Boyla'ya göre Güney Asya ve Orta Afrika'daki özgün yaşam alanının binlerce kilometre uzağında koloni oluşturan bu kuşların hepsi 'kamyondan' kaçanlar. Büyük şehirlerde, büyük ağaçların üzerinde yaşıyorlar. İnsanla barışıklar. Sebze meyve halinin artıklarıyla besleniyorlar örneğin. Artıkları nerede bulacaklarını biliyorlar. Belli başlı kuş rehberinden "Collins Field Guide-Birds of Britain and Europe" (İngiltere'nin ve Avrupa'nın Kuşları) yeşil papağanının Avrupa'da rastlanan tek papağan türü olduğu ve kaçan kuşların küçük vahşi popülasyonlar oluşturabildiği bilgisine yer veriyor. Evcilleşen bu tür, doğaya döndüğünde tekrar vahşileşip kendine yeterli hale gelebiliyor. Peki evde beslediğim bir papağan kafesinden kaçsa bu koloniye katılabilir mi? 'Türüne bağlı' diye cevap veriyor Kerem Ali Boyla, 'evden kaçan muhabbetkuşları bir süre hayatta kalabiliyor. Ama kışın yaşayamıyorlar'. Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, yeşil papağanın İstanbul'da ilk bilimsel kaydının 1992'de yapıldığını ancak kendisinin 1983'te bu türe rastladığını söylüyor. Bu durumda en az 25 yıldır İstanbul'da papağanlarla birlikte yaşıyoruz. Haber: Serhan Yorgancı / Atlas Ocak 2009, sayı 190 |














