|
|
|
|
|
ÇALINAN GÖLLER
TUZ GÖLÜ: Kırmızı Alarm
Atlas fotoğrafçısı Turgut Tarhan'ın havadan çektiği Tuz Gölü fotoğrafları, Konya Havzası'ndaki susuzluğun boyutunu açıkça gösteriyor. Tarhan'ın son karesi, bir yıl öncesiyle karşılaştırıldığında gölün ne kadar hızlı kuruduğu acı biçimde ortaya çıkıyor.
Atlas yıllardır göllerimizdeki tehlikeye, hatalı sulama projelerine dikkat çekiyor. Her şeye rağmen çözüm için hâlâ geç değil. Tuz Gölü'ne kıyısı olan belediyelerin bir araya gelmesi, ortak proje üretmesi, su israfını önlemesi önem taşıyor. Ama en önemlisi Devlet Su İşleri'nin gölleri kurutan su politikasını artık değiştirmesi.
|
|
29 Ağustos 2007
|
|
Fotoğraflar: Turgut Tarhan
|
|
|
20 Eylül 2008
|
|
|
Doğa Derneği ve Atlas, Tuz Gölü'nün yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için 'Tuz Gölü'ne Sadakat' yolculuğu düzenledi. Doğa Turizm'in organize ettiği yolculuk 19-20 Eylül tarihlerinde gerçekleşti.
İki milyon yaşındaki Tuz Gölü ve barındırdığı yaban hayat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Göl, sanılanın aksine küresel ısınma sonucu değil, yanlış su politikaları nedeniyle kuruyor, önlemlerin de bu doğrultuda alınması gerekiyor. Sadakat yolculuğunda Tuz Gölü ve biyolojik çeşitliliği hakkında bilgi verildi; katılımcılar bedenleriyle 'imdat' yazarak gölün sesini duyurmaya çalıştı.
Konya Çölü Büyüyor
Her şeyi kavuran kızgın güneş... Bir zamanlar göl olan kurumuş, çatlamış toprak üzerinde hayvan leşleri... Sararmış otlar... Rüzgârın küçük hortumlarla savurduğu tozlar... Masmavi göğün göz kamaştıran ışığı altında ufuktan ufuğa uçarak su arayan kuşlar... Orta Anadolu ve Göller Yöresi'nin bugünkü gerçeği bu; son üç yıldır değişmeyen görünümü. Eber Gölü, Akşehir Gölü, Kulu Gölü, Çavuşçu Gölü, Tuz Gölü, Karakuyu Gölü ve diğer tüm sulak alanlar, artık çöl görünümünde. Türkiye'nin en önemli doğal zenginliklerinin ve tarım alanlarının bulunduğu coğrafyada su, artık bir mucize. Kendi ellerimizle, daha çok kazanma hırsı peşinden koşarak bir çöl yarattık. Konya'da eylül ayı başında yapılan 'Konya Kapalı Havzası Yeraltı Suyu ve Kuraklık Konferansı'nda, 20 yıldır 'geliyorum' diye bağıran, 10 yıldır ise günden güne büyüyen bu felaket masaya yatırıldı. Bilim adamları ve uzmanlar Türkiye'nin bu önemli sorununu bir kez daha gündeme getirdi. Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Güler Göçmez, bölgede 10 yıldır kurak bir dönem yaşandığını belirtti. Göçmez 2008'de Konya Kapalı Havzası'nda yağış değerlerinde yüzde 50 düşüş olduğuna dikkat çekti: '2007 yağış değeri uzun yıllar ortalamasının altında ve bu düşüş giderek artıyor. İklim koşullarının yanı sıra, bilinçsiz ve aşırı su tüketimi, yetiştirilen bitki türlerindeki tercihler, çiftçiye verilen destekler değişmediği sürece havza kuraklıkla karşı karşıya kalacak. Suyun bilinçli kullanılmasına yönelik eğitim çalışmalarının artırılması çok önemli. Aşırı yeraltı suyu çekimi yapılmamalı, kaçak kuyulara izin verilmemeli, havza içindeki su kaynakları koruma altına alınmalı ve damla sulama yöntemi kullanılmalı.' Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Haydar Koçaker, özellikle kaçak su kullanımına dikkat çekerek 'Konya ve çevresinde izin belgeli 27 bin 140 kuyuya karşılık, 67 bin kaçak kuyu var' diye konuştu. DSİ 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal ise çok daha acı bir gerçeği vurgulayarak Konya Ovası'nda artık kuru tarımın imkânsız hale geldiğini söyledi.
|
|
|
|
Cüneyt Oğuztüzün
|
Denizli ve Afyon illeri arasında kalan Acıgöl, kuraklık nedeniyle yüzde 60 küçüldü. Başta flamingolar olmak üzere çok sayıda kuş bölgeyi terk etti, oysa bu önemli sulak alan 200'den fazla kuş türüne ev sahipliği yapıyordu. Acıgöl'ün suyu, kıyı çizgisinden 3 kilometre kadar çekildi. Pamukkale Arama Kurtarma ve Doğa Sporları Derneği'nden (PAKDOS) Ali Koyuncu, Acıgöl'ü besleyen yeraltı sularının aşırı kullanımına da dikkat çekip şunları söyledi: 'Gölün ana su kaynağı, Pamukkale-Kaklık-Dazkırı fayından gelen dip suyu. Kuyuların sayısı artınca bu su azaldı. Bölgede 15'e yakın pınar vardı, onlar da kurumaya başladı. Denizli ve Afyon valiliklerinin bir kurtarma ve koruma planı hazırlaması gerekiyor.'
Ekim 2008, sayı 187
|
|
|
 |
|