ATLAS LOGO
Kasım 2008
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Doga 
Kaçkarlar Huzursuz

Geçtiğimiz haftalarda Kaçkarlar'a zirve çıkışına giden ekibin üyesi Serdar Kılıç, tırmanış sırasında dağların sessizliğini bozan bir sürprizle karşılaştı: Helikopterler.

Kılıç, tırmanış macerasını ve gürültüyü anlatıyor: "Tırmanışta 3 bin 500 metre irtifaya kadar gelmiştik ki muhteşem manzarayı ve sessizliği bozan kötü bir uğultu başladı, derken iki helikopter bitiverdi tepemizde. Ekip arkadaşım Aslan'la derhal çadırımıza dönme kararı aldık. Dağcılık ruhunu öldüren bu gürültüye tahammül etmek ve razı olmak yanlıştı. Peki buna nasıl izin verilmişti? Biz burada misafirdik, peki bu dağların asıl sahipleri ne yapacaktı? Kafkas kar horozları, çengel boynuzlu dağkeçileri, bozkurtlar, boz ayılar, arılar... Gördüğümüz 'heliski'ler kayakçıları Kaçkarlar'ın yükseklerine bırakıyor, onlar da kayarak aşağılara iniyor. Ama bu etkinliğin doğal hayatı olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Ayder'de 'Balcı Kamil' dağkeçilerinin helikopter uçuşlarının başlamasından sonra ortalıkta görünmediğini söylüyor. Helikopter sesi yüzünden yöre halkı da çileden çıkmış durumda. Bu hobi yakın bir tarihe kadar Alaska, İsviçre, Çin, Fransa, Rusya, Yeni Zelanda'da da yapılıyordu ama artık birçoğunda yasaklandı. Kaçkarlar'da da doğal yaşamı olumsuz etkileyen 'heliski' turizminin acilen bitirilmesi gerekiyor."

Serdar Kılıç'ın Kaçkarlar izlenimleri
Saatimin alarmına uyanmış, ikinci kez çalmasına izin vermeden düğmeye basıp susturmuştum. Gece çadırımıza değen rüzgarın savurduğu buz kristallerinin sesi kesilmiş dışarıda çıt yoktu. İçinde bulunduğum güzellikler için Allah'a şükrettim. Kafkas horozunun sesini duyar mıyım diye bekledim, bu saatlerde hava açıkken mutlaka sesleri gelirdi. Ama ne yazık ki ötmedi. Aslında bu platoya gelene dek çok az hayvan izine rastlamıştık, bu pek iyiye işaret değildi. Kaçkarların vadilerinde inanılmaz bir ıssızlık vardı. Zirve tırmanışı için bir an evvel hazırlanıp gün ağarmadan yola çıkmak gerekiyordu. İki yanımda uyuyan dostlarım da uyanmış güler yüzleri ile bana bakıyorlardı. Bugün diğer günlerden daha uzun olacaktı; daha uzun yürünecek, daha yükseğe çıkılacaktı. Usulca uyku tulumumun fermuarını açıp üzerime anorağımı geçirdim, soğuktan bağcıkları ve mesi donmuş plastik botlarımın içerisine ayaklarımı soktuğumda derin dondurucuya girmişler gibi hissettim. İki buçuk metre derinliğinde kazılan kar çukurundan tadına doyamadığım suyu termos ve çaydanlığımıza doldurdum.

Sıkı bir kahvaltı ve bol sıcak sıvı aldıktan sonra çantamıza bivak torbası, biraz yol yiyeceği, ilk yardım, teknik tırmanış malzemelerimizi doldurup Aslan'la yola çıktık. Müfit ise ayağı su topladığı için kampta kalmıştı. Bizi tırmanırken izleyecek, dönüşümüzde sıcak yemek organizasyonu yapacaktı. İki gün evvel yağan kar, toz kara dönüşmüş, ayaklarımızdaki hediklere rağmen dizimize kadar gömülerek yürüyorduk. Karın bu durumu Kaçkar kuzey buzulunun sırtında daha da derinleşmişti. Belimize kadar batıyorduk. Kramponlarımızı takmaya gerek kalmadan 3 bin 500 metre irtifaya kadar gelmiştik ki muhteşem manzarayı ve sessizliği bozan kötü bir uğultu başladı kulaklarımızda, ses giderek şiddetlendiğinde iki adet helikopter bitiverdi tepemizde. Sessizlik bir anda kaybolmuştu, Aslan ve ben şaşkınlık içerisinde birbirimize baktık ikimizde aynı şeyi düşünerek derhal çadırımıza dönme kararı aldık. Dağcılık ruhunu öldüren bu gürültüye tahammül etmek ve razı olmak yanlıştı.

Dönüş yolunda bu konu hakkında çok düşünmüştüm, bu işe burada nasıl izin verilirdi? Biz burada misafirdik peki bu güzel dağların asıl sahipleri diğer canlılar, dili olmayanlar yapacaktı? Şimdi durum açıklığa kavuşmaya başlamıştı, vadilerde yaban hayvanların yokluğunun nedeni helikopter gürültüsünden başka bir şey olamazdı. Gürültü Kafkas kar horozlarını, çengel boynuzlu dağ keçilerini, boz kurtları, boz ayıları ve daha birçok hayvan ve bitki türünü tehdit ediyordu.

Kayakçıları helikopterle yükseklere taşıyan 'heliski' faaliyeti yöre insanını da rahatsız ediyor. 'Balcı Kamil' şöyle diyor: 'Kır avları, bu helikopter buralara geldi geleli ortalıkta görünmüyor, uzaklara gittiler izlerini dahi bulamıyoruz.' 'Kır avı' ile dağ keçilerinden bahsediyor. Abdurrahman da Kaçkarların tüm kuzey vadilerindeki kır avlarının sayısını bile tutan bir doğasever. Çengel boynuzlu dağ keçilerini son üç yıldır göremediklerini söylüyor. Rize, Artvin, Erzurum il sınırları içerisindeki geniş dağ silsilesinde yaşayan bu çok kıymetli hayvanlar belki de Gürcistan' da kendilerine yer buldu.

'Heliski'nin bir kış daha buralarda yapılmasına izin vermek, yöreye çok zarar verecek. Bu hobi yakın tarihe kadar dünyada birçok bölgede (Alaska, İsviçre, Çin, Fransa, Rusya, Patagonya, Yeni Zelanda, Özbekistan) yapılıyordu ama şimdi birçoğunda yasaklandı. Yılda sadece birkaç yüz insanın otele bıraktığı para için, ülke tanıtımı kandırmacasıyla bu bakir bölge tehlikeye atılıyor.

Yeni Zelanda'nın Güney Alpleri; Patagonya'nın Fitz Roy ve Cerro Torre'si; Fas'ın Atlas Dağları; Avrupa'da Alpler'in birçok noktası; Orta Asya'nın Tien Şan'ları, Borneo'nun Kota Kinabalu'su ve yine birçok ülkede birçok dağ gördüm, doruklarına çıktım. Ancak Kaçkarlar kadar zengin habitata rastlamadım. Çok sevdiğim sevgili Maksut 'bu dağlarda çoban bir hafta dolaşsın dünyanın en iyi şairi olur' derdi. Huzur içinde yatsın.

Kaçkarımızı koruyalım...

Atlas Nisan 2008, sayı 181

EDİTÖRÜN NOTU
Küresel ısınmanın ısıttığı yeryuvarlağımız şimdilerde küresel bir iktisadi krizin içine yuvarlanıyor. Bu krizin nedeni ile dünyamızın doğasının yok olmasının nedenleri aynı.
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Kuş Uçuşu Batı Anadolu
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.