Sıkı bir kahvaltı ve bol sıcak sıvı aldıktan sonra çantamıza bivak torbası, biraz yol yiyeceği, ilk yardım, teknik tırmanış malzemelerimizi doldurup Aslan'la yola çıktık. Müfit ise ayağı su topladığı için kampta kalmıştı. Bizi tırmanırken izleyecek, dönüşümüzde sıcak yemek organizasyonu yapacaktı. İki gün evvel yağan kar, toz kara dönüşmüş, ayaklarımızdaki hediklere rağmen dizimize kadar gömülerek yürüyorduk. Karın bu durumu Kaçkar kuzey buzulunun sırtında daha da derinleşmişti. Belimize kadar batıyorduk. Kramponlarımızı takmaya gerek kalmadan 3 bin 500 metre irtifaya kadar gelmiştik ki muhteşem manzarayı ve sessizliği bozan kötü bir uğultu başladı kulaklarımızda, ses giderek şiddetlendiğinde iki adet helikopter bitiverdi tepemizde. Sessizlik bir anda kaybolmuştu, Aslan ve ben şaşkınlık içerisinde birbirimize baktık ikimizde aynı şeyi düşünerek derhal çadırımıza dönme kararı aldık. Dağcılık ruhunu öldüren bu gürültüye tahammül etmek ve razı olmak yanlıştı. Dönüş yolunda bu konu hakkında çok düşünmüştüm, bu işe burada nasıl izin verilirdi? Biz burada misafirdik peki bu güzel dağların asıl sahipleri diğer canlılar, dili olmayanlar yapacaktı? Şimdi durum açıklığa kavuşmaya başlamıştı, vadilerde yaban hayvanların yokluğunun nedeni helikopter gürültüsünden başka bir şey olamazdı. Gürültü Kafkas kar horozlarını, çengel boynuzlu dağ keçilerini, boz kurtları, boz ayıları ve daha birçok hayvan ve bitki türünü tehdit ediyordu. Kayakçıları helikopterle yükseklere taşıyan 'heliski' faaliyeti yöre insanını da rahatsız ediyor. 'Balcı Kamil' şöyle diyor: 'Kır avları, bu helikopter buralara geldi geleli ortalıkta görünmüyor, uzaklara gittiler izlerini dahi bulamıyoruz.' 'Kır avı' ile dağ keçilerinden bahsediyor. Abdurrahman da Kaçkarların tüm kuzey vadilerindeki kır avlarının sayısını bile tutan bir doğasever. Çengel boynuzlu dağ keçilerini son üç yıldır göremediklerini söylüyor. Rize, Artvin, Erzurum il sınırları içerisindeki geniş dağ silsilesinde yaşayan bu çok kıymetli hayvanlar belki de Gürcistan' da kendilerine yer buldu. 'Heliski'nin bir kış daha buralarda yapılmasına izin vermek, yöreye çok zarar verecek. Bu hobi yakın tarihe kadar dünyada birçok bölgede (Alaska, İsviçre, Çin, Fransa, Rusya, Patagonya, Yeni Zelanda, Özbekistan) yapılıyordu ama şimdi birçoğunda yasaklandı. Yılda sadece birkaç yüz insanın otele bıraktığı para için, ülke tanıtımı kandırmacasıyla bu bakir bölge tehlikeye atılıyor. Yeni Zelanda'nın Güney Alpleri; Patagonya'nın Fitz Roy ve Cerro Torre'si; Fas'ın Atlas Dağları; Avrupa'da Alpler'in birçok noktası; Orta Asya'nın Tien Şan'ları, Borneo'nun Kota Kinabalu'su ve yine birçok ülkede birçok dağ gördüm, doruklarına çıktım. Ancak Kaçkarlar kadar zengin habitata rastlamadım. Çok sevdiğim sevgili Maksut 'bu dağlarda çoban bir hafta dolaşsın dünyanın en iyi şairi olur' derdi. Huzur içinde yatsın. Kaçkarımızı koruyalım... Atlas Nisan 2008, sayı 181 |
















