>
ATLAS LOGO

Mayıs 2008
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Doga 
Flamingoların yalnızlığı

Eğer İstanbul'a Afyon üzerinden dönecekseniz, artık tamamen kurumuş olan Akşehir Gölü'nü gezebilirsiniz. Tatiliniz ve geziniz sırasında halkla konuşmayı da ihmal etmeyin. Orada insanların, 'Bir zamanlar buradan su kükreyerek çıkardı' dediklerini işitecekseniz.

Bir ovayı anlatırken, bir ülkeyi, o ülkenin hassasiyetini, o ülkenin medyasını ve hatta o ülkenin gezilecek yerlerini anlatabilirsiniz.

Bir yazısı, bir doğa, çevre, medya ve aynı zamanda bir gezi yazısı olabilir. Bu yazı da öyle.

Bir haberin toplum için, ülke ya da dünya için önemli olması yeterli değildir, o haberi yayınlayacak olan gazete yazı işleri için de önemli olması gerekir.

Pek çok haber, hevesli genç muhabirin ya da tecrübeli yazarın bildirdiği pek çok haber, dış dünya ile yazı işleri arasındaki hendeğe düşmekten kendini kurtaramaz.

Medya eleştirisi

Hendek dediğim, haberin önemi birinci sayfa olduğu halde iç sayfalarda, önemi göreli az olan sayfalarda çıkmasıdır.

Konya ovasının susuz bırakıldığı haberi hiçbir zaman gazeteler tarafından birinci sayfaya taşınmadı. İstanbul ve Ankara'nın susuz kalması birinci sayfalık bir haber tabii ki, ama Konya ovasının susuz bırakılmasının, daha az önemli olduğunu kim söylüyor?

Kent soylu yazı işleri, bu haberi köylü haberi gördüğü için mi böyle değerlendiriyor acaba? Konya ovasında buğday tarlada bodur kaldı. Taban fiyat, traktör, rekolte, ananı da al git, ırgat, ter, tarla, bize uzak kavramlar. Türkiye'deki su sorununun temelinde, basının haberleri değerlendirme sorunu da olduğu için bu bir medya eleştirisi yazısı oluyor. Ama durum böyle.

Oysa Konya ovasında nerdeyse bütün göller kurudu, bütün dereler kurudu, bütün gözeler kurudu, bütün kuyular kurudu ve tabii bütün tarlalar, buğdaylar, kuşlar kurudu. Yer altı suları azaldı. Bu kurumaların önemli bir nedeni, yer altı sularının azalması. Konya Ovası'nda topraklar çöküyor, yeni obruklar meydana geliyor, nedeni, toprağın altındaki suyun bitmesi.

Bunun sorumlusunun küresel ısınma olmadığını daha önceki yazılarda söylemiş idim. Sorumluyu burada tekrar yazıyorum ve ondan cevap bekliyorum: DSİ.

Ya kalan suyu DSİ'nin elinden kurtarmalı ya da Konya ovasının (Yalnızca buranın mı sanıyorsunuz?) suyunu yok eden DSİ'yi yöneticilerin elinden kurtarmalı.

Flamingonun yalnızlığı

Yazının gezi yazısı bölümünde size şöyle bir rota verebilirim: Cihanbeyli ovasından başlayabilirsiniz, Kulu Gölü'nden. Bu gölün sadece bir parçasında su var, gölün yüzde beşinden söz ediyorum. Kuşlar buraya toplanmış, flamingolar, kılıç gagalar.

Sonra Eskil'e geçersiniz. Tuz Gölü'nün güney batısına. Tuz Gölü'nün kuruduğunu göreceksiniz bir de bütün yörede kalmış tek gözeyi. Bu gözede bir zamanlar kervanlar konaklardı. Burada Tuz Gölü'nün kurumuş arazisinde dolaşabilirsiniz.

Geziye devam edelim. Eskil'den Eşmekaya'ya, yani bir damla su bile tutmamış baraja gidebilirsiniz. Oradan meşhur Obruk Yaylası'nın içinden geçen ve Karapınar'a uzanan 50 kilometrelik bir yol vardır. Burada Meke'nin son halini, ölmeden önceki son halini göreceksiniz. Karapınar civarında çölleşmeye tanık olacaksınız.

Buradan Hotamış'a, oradan da Karaman Ovası'nı boydan boya geçip Karadağ eteklerine ya da Çumra'ya ulaşabilirsiniz. Tatilinizin ya da gezinizin dramatik sahneleri burada biraz daha zenginleşecektir. Çumra Ovası, Obruk Yaylası'nın devamıdır. Orada, muazzam kanallarını göreceksiniz. Sanki Urartulardan, Hititler'den kalma kanallardır bunlar. Bu kanallara da hiçbir zaman su gelmemiştir. Belirtmeye gerek yok ki, diğer bölgelerde kanallarda hiç su kalmadığını göreceksiniz. Ama buradakiler, en muazzam kanallar ve hiçbir zaman su yüzü görmemiş.

Eğer İstanbul'a Afyon üzerinden dönecekseniz, artık tamamen kurumuş olan Akşehir Gölü'nü gezebilirsiniz.

Tatiliniz ve geziniz sırasında halkla konuşmayı da ihmal etmeyin. Orada insanların, 'Bir zamanlar buradan su kükreyerek çıkardı' dediklerini işitecekseniz. 'Obruk gölleri fokur fokur kaynardı.'

Nerede şimdi bu su, nerede kuşlar, nerede, başaklar, nerede, nerede, neredeyiz?

Özcan Yüksek / Referans Gazetesi, 25.08.2007

...
EDİTÖRÜN NOTU
Kopya kültürümüzün, kopya tohumların, kopya programların, kopya koyunların, kopya MP3'lerin, kopya sözlerin, en küçük şeyine kadar yalnızca 'çoğaltılmış aynı'nın çeşitsiz dünyasına Sarıkeçilileri de itiyoruz. Çağırmıyoruz, onlar için yaptığımız Sarı Evler'in içine itiyoruz.
SARIKEÇİLİ GÖÇÜ
... izliyoruz : 17.05.08
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Annelik
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.