Anasayfa    Doğa&Coğrafya       Kuşların Ölüm Yüzyılı

Kuşların Ölüm Yüzyılı

Bu veri tabanını inceleyerek yazdığı "Kuşların Azalmasının Ekosistemsel Etkileri" başlıklı makalesinin sonuçları, Amerikan Bilimler Akademisi dergisi dahil, birçok saygın bilim dergisinde ve yaklaşık 40 ülkenin basın ve televizyonunda yayınlandı.

Bu çalışmanın kuşlar açısından üç önemli sonucu var Birincisi, yüzyıl içerisinde, ortalama her 10 kuş türünden birinin yok olacağı ortaya çıkıyor ve bu oran bazı adalarda % 46'yı buluyor. Daha da önemlisi, kuşların % 7 ila % 25'nin ekolojik açıdan yok olmaya denk sayılara düşeceği ve de % 13 ila %52'sinin ekolojik işlevlerinde önemli düşüşler olacağı tahmin ediliyor. Cagan Sekercioglu "Biz bilim insanları olarak temkinli bir analiz yaptık. Benim şahsi görüşüm, durumun çok daha kötü olduğu. İşin içine küresel ısınmayı da katarsak, 2100 yılına kadar kuş türlerinin üçte biri hatta yarısını kaybetmemiz ihtimal dışı değil. Ayrıca birçok kuş "yaşayan ölü" kategorisinde. Bir kuştan bir kaç düzine kalmışsa ve bu türü kimse göremiyorsa, bunun soy tükenmesinden pek farkı yok" diyor.

Kahverengi orakgaga
Robert Lisesi mezunu Çağan Şekercioğlu, 22 yaşını tamamladığında yedi kıtada birçok araştırmaya katılmıştı. Ekoloji ve tropikal biyoloji uzmanı genç bilimadamı, 1997 yılında Harvard Üniversitesi'nden biyoloji ve antropoloji dereceleri aldıktan sonra Stanford Üniversitesi'nde ekoloji ve evrim bölümlerinde doktorasını yaptı ve halen bu üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Ekoloji ve tropikal biyoloji dışında diğer uzmanlık alanları çevre bilim, ornitoloji (kuş bilim) ve entomoloji (böcek bilim). 1994'den bu yana tropik ormanlarda çalışan Çağan Şekercioğlu'nun yedi yıldır Kosta Rika'da gerçekleştirdiği arazi projesi, yakalanıp, halkalanıp, ölçüldükten sonra salınan 20.000'den fazla kuşun 400'üne takılan radyo vericiler sayesinde dünyanın en kapsamlı tropik radyo takip araştırması.

Kuş türlerinin azalmasının somut ekolojik sonuçları neler?

Kuşların birçok ekolojik ve ekonomik hizmetleri var. Örneğin böcek yiyen kuşlar birçok tarım zararlısını kontrol altında tutar ve bu kuşların elma, kahve, meşe ve diğer önemli bitkilere dadanan böceklerin zararını azaltıp ekonomik fayda sağladıkları bilimsel çalışmalarla ispatlandı. Bunun yanında, sivrisinek gibi insan sağlığı için risk taşıyan birçok böceği de yerler. Türkiye'de sivrisinek ve kum sineklerinden gecen sıtma ve sark çıbanı vakalarının GAP projesi nedeniyle de son 20 yılda hızla arttığı göz önüne alınırsa, bu kuşların önemini daha iyi anlarız. Bunun yanında, Türkiye’de sürekli katledilen birçok yırtıcı kuş, sıçan ve diğer kemirgenleri yiyerek çiftçimize ve diğer insanlara büyük hizmetler sağlıyorlar. Ayrıca yırtıcı kuşların yarattığı korku ortamı, hem sayıları çok artan güvercin gibi bazı şehir kuşlarını kaçırıp pisliklerinin birikmesini önlüyor, hem de havaalanlarının civarında kuşların artmasını önleyerek, uçaklarla çarpışmaları azaltıyor. Wall Street Journal ve New York Times'da geçen aylarda çıkan 3 makale, Londra Belediyesi, San Antonio Belediyesi ve Amerikan Hava Kuvvetleri'nin, sayısı patlamaya uğramış güvercin (Columba livia) ve Kanada Kazi (Branta canadensis) gibi bazı kuşları uzaklaştırmak için, eğitimli şahinleri uçurtmak için üç şirketin her birine senede 200. 000 dolar verdiğinden bahsetti. Halbuki taciz edilmeseler, birçok yırtıcı kuş hem şehirde hem tarlalarda kendiliğinden çoğalıp, ekolojik görevlerini bedavaya gerçekleştirirler.

Çağan 2004'te katıldığı Angola Ornitoloji Ekspedisyonu'nda 30 yıllık iç savaş yüzünden yıllardır görülmemiş birçok kuş türünü görüntüledi.
Özellikle tropik bölgelerde, bitki tohumlarının çoğu kuşlar tarafından yayılıyor. Yağmur ormanlarındaki en büyük ve en uzun omurlu ağaçların birçoğunun iri tohumları, sadece soyu tükenen en büyük meyvecil kuşlar tarafından yutulup yayılabiliyor. Akbabalar hem leşleri hızla yiyerek, hem de diğer leş yiyen hayvanların leşleri bulmasını sağlayarak, doğanın copunu temizlerler. Hindistan'da son 10 yılda akbaba nüfusunun 20 ila 100 kat azalması sonucu, Hindistan'da sokak köpekleri 20 kat arttı, dünya kuduz ölümlerinin %60'i burada gerçekleşiyor (yaklaşık 30,000 olum), şarbon vakalarında artıştan korkuluyor ve artan sıçan sayıları 1995'de bir kara veba salgınına yol açtı. Bundan Hindistan'ın kaybı 2 milyar dolar. Ayrıca inançları gereği ölülerini sadece akbabaların ortadan kaldırdığı bir Zerdüşt grubu olan Parsiler, akbabalar tükendiği için ölülerini ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bir zamanlar milyarları bulan Gezgin Güvercin'in (Ectopistes migratorius) Kuzey Amerika'daki soyu tükenince, yedikleri meşe palamutlarının sayısındaki büyük artış, Lyme hastalığını taşıyan Beyaz Ayaklı Farelerin (Peromyscus leucopus) sayısında bir patlamaya yol açtı. Bu tip tahmin edilmesi çok zor sonuçlar, illa "Bir faydasını görmedik" diye canlıları sebepsizce yok etmenin ne kadar hatalı olduğunu gösteriyor. Kuşların diğer hizmetleri arasında, bitkilerin tozlaştırılması, kuş gübresinin ekosistemlere fosfor, nitrojen gibi önemli mineraller eklemesi, "ekosistem mühendisi" diye bilinen ağaçkakanlar ve arıkuşlarının oyup terkettiği delikleri birçok diğer canlının yuva olarak kullanması ve hatta balıkçılların, balık çiftliklerinde çoğunlukla hasta ve ekonomik değeri olmayan balıkları yedikleri için, ekonomik değer taşıyan balıkların verimini arttırması sayılabilir.

Özellikle hangi ülkede, hangi türler daha çok tehdit altında?

Dünyada en çok kuş türü tropikal ülkelerde ve aynı şekilde en çok tehdit altında olan türler de tropikal bölgelerde ve ekolojik hassasiyete sahip okyanus adalarında. İlk 10 ülkenin yedisi tropikal, Çin'in bir kısmı tropikal ve Yeni Zelanda ile ABD'nin tehdit altındaki kuşlarının çoğunu barındıran Hawaii, okyanus adaları. Brezilya ve Endonezya, yaklaşık 114 türle listenin başını çekiyor. Bunlara tehdit altına girmeye yakın türleri de katarsak, Endonezya 306 türle Brezilya'nın 188 türüne fark atıyor. Endonezya durumu en kritik ülke. Hem dünyada en çok endemik (bir ülkeye kısıtlı) kuş türü 365 türle Endonezya’ya ait, hem ada ve tropik orman kombinasyonu, hem sosyal ve ekonomik kriz içinde, hem de ormanları hızla yok ediliyor. Diğer kritik ülkeler arasında Filipinler, Madagaskar, Çin, Malezya, Hindistan, Meksika, Kolombiya ve Peru sayılabilir. Dünya bölgesi olarak en çok okyanus adaları, Asya ve Güney Amerika kuşları, yaşam ortamı olarak en çok deniz, yağmur ormanı ve sulak alanlara bağlı türler ve ekolojik olarak en çok leş, balık ya da meyve yiyen ve de en uzmanlaşmış ama o kadar da hassas kuşlar tehdit altında. Ayrıca tropikal güvercinler gibi yemek için avlanan iri kuşlar ve papağanlar gibi ticareti yapılan birçok tür yok olmanın eşiğinde. Ülkemizde de Toy (Otis tarda), Tepeli Pelikan (Pelecanus cristatus) gibi iri türler, çok avlanan bazı ördek türleri, akbabalar ve yırtıcı kuşlar en çok tehdit altında olanlardan. Avrupa çapında tehlike altında olan 148 türle, maalesef Avrupa birincisiyiz.

Türlerin azalmasına çoğunlukla neler neden oluyor?

Bir numaralı sebep yaşam ortamlarının yok edilmesi. Ülkemizde bu özellikle sulak alanların kurutulması, sazlıkların yakılması, nehirlerin kanal ve barajla kaplanması ve ormanların kesilmesi olarak kendini gösteriyor. Dünya çapındaki bir çok sulak alanımız kurutuldu ya da kurutuluyor. Örneğin çok zengin Kulu Eymir ve Amik golleri. Sultan Sazlığı da yok olmak üzere.

İkinci sebep yemek için avlama veya satmak için yakalama. Maalesef Türkiye'de yaklaşık 6 milyon kacak avcı var ve birçok kişi, avlak olmayan pelikan, leylek, kartal gibi görkemli kuşları sırf zevk için öldürüyor. Özellikle tropik bölgelerde, papağan gibi bir çok egzotik kuş yakalanıp hayvan dükkanlarında satılıyor. Birçok papağan bavullarda kaçırılıyor ve dükkana varan her papağan için, dokuz papağan yolda oluyor. Saka (Carduelis carduelis) gibi birçok kuşumuz doğadan yakalanıp satılıyor. Ayrıca bir çok Türk yırtıcı kuşu, özellikle atmaca ve doğan türleri, atmacacılık ve Ortadoğu ülkelerine satılmak için kaçak olarak yakalanıyor. Giderek sorun haline gelen bir diğer sebep de, yabani sıçan, kedi, köpek, keçi ve diğer insana bağlı hayvanlar. Özellikle daha önceden memelilerin olmadığı adalarda büyük sorun oluyorlar. Yeni Zelanda açıklarında yaşayan, dünyanın uçamayan tek ötücü kuşu olan Stephens Adası Çitkuşu'nun (Xenicus lyalli) tüm soyunu, 1894'de orada yaşayan fenercinin tek kedisi tüketmiş. Sokaklara bırakılan kediler de birçok kuş ve diğer canlıyı hızla yok ediyor. Küresel ısınma da, özellikle tropik dağlarda yaşayacakları serinlikte yer kalmayan birçok kuş türünün yok olmasına neden olacak.


Yağmur ormanlarının parçalanmasına yada kesilen ormanlara kuş türleri nasıl uyum sağlıyor?

Maalesef birçok kuş türü buna uyum sağlayamıyor. Benim doktora tezimin bir kısmı, yağmur ormanlarının parçalanması sonucu yok olan, ama kimsenin avlamadığı böcek yiyen kuşlar üzerineydi. Bu kuşlar yağmur ormanlarına öyle uyum sağlamış ki, kesinlikle bu ortamı terketmiyorlar. Orman birkaç hektarlık parçalara ayrılınca, bu kuşların nüfusu son derece azalıyor ve diğer orman parçalarına gidemedikleri için, bir süre sonra eş bulamayıp yok oluyorlar. Öte yandan, yağmur ormanının daha açık kesimlerinde yaşayan ve çiçek özüyle beslenen bazı sinek kuşları ve ağaç tepelerinde yasayan bazı meyvecil kuşlar, hareket kabiliyetleri yüksek olduğu için biraz daha toleranslı ve orman parçaları arasında dolaşarak yaşayabiliyorlar. Radyo takip sonucu gördüğümüz su ki bu tip kuşlar için tarımsal arazilerde ve dere boylarında bırakılan tek tük ağaçlar bile çok faydalı. Ama bu tip kuşların bir kısmını bu sefer de insanlar yakalıyor. Özet olarak, yağmur ormanına has binlerce kuş türünün büyük çoğunluğu, ormanın kesilmesi ve parçalanması sonucu hızla yok oluyorlar.

Türkiye'de de kuş sayısının azalmasının somut etkilerini görüyor muyuz?

Bu konuda cevap vermek çok güç çünkü maalesef bu konuda bildiğim bir araştırma projesi yok. Ama Güneydoğu Anadolu'da, böceklerin taşıdığı sıtma ve sark çıbanı vakalarında yaşanan artış, Kelaynak (Geronticus eremita) gibi, DDT'den etkilenmiş zehirli böcekleri yiyerek ölen birçok böcekçil kuşun sayılarının azalmasıyla aynı zamanda gerçekleşti. Ama bilimsel araştırma olmadığı için kesin bir şey söylemek mümkün değil. DDT gibi zehirli maddelerin (ki ABD'de yıllardır yasaktır) hedeflediği sivrisinek gibi böcekler, bu maddelere hızla bağışıklık kazanır. Ama bu böcekleri yiyen kuş ve diğer canlılar, bu hızla uyum sağlayamayıp yok olduklarından, uzun çapta hem doğayı zehirlemiş, hem de zehre alışmış böceklerin doğal kontrol mekanizmalarını yok etmiş oluyoruz. Diğer bir somut sonuç, kuş gözlem turizminin etkilenmesi. Örneğin sırf 2000 yılında ABD kuş gözlemcilerinin sırf kus gözlemek için yaptığı seyahat masrafı 7.6 milyar dolar ve Teksas'da bir kasaba, sırf 6 haftalık kuş göç zamanı esnasında her sene kuşçulardan 6 milyon dolar kazanıyor. Ayrıca gelen kuşçular internetde yayınladıkları raporlarla diğerlerini de getirirler. Türkiye, 465 türle Avrupa'nın kus çeşitliliği en yüksek ülkesi ve birçok yabancı kuş gözlemek için Türkiye'ye geliyor ama Telli Turna, Mezgeldek, Yeşil Arıkuşu gibi aranan birçok türü Türkiye'de bulmak giderek zorlaştığı için, kuşçular alternatif ülkeler arıyor. Örneğin Kelaynaklar Türkiye'de artık insandan bağımsız yaşamadığı için, bu kuşu "doğada gördüm" diye sayabilmek için kuşçular artık Fas'a gidiyor. Biz de doğaya ve alternatif turizme önem vermediğimiz için, Kosta Rika'ya sırf 1999 yılında 440 milyon dolar kazandıran kuşçulardan giderek mahrum kalıyoruz.

TEMA ve kuşçu arkadaşım Soner Bekir'le beraber Türkiye'nin ilk kar amacı gütmeyen ve en kapsamlı kuş gözlem turunu bu Mayıs-Haziran ayında gerçekleştireceğiz. Adresimiz www.turkishbirding.com ve tüm gelir, TEMA'nın çevre programlarına gidecek. Böyle turların en önemli amacı, ziyaretçilerin aranan kuş türlerini görebilmesi. Bir yerde kuşların azalması demek, kuşçuların burayı atlaması ve gelir bırakmaması demek. Örneğin tur grubumuz, Ankara yakınlarındaki Mogan Gölü'nde bir gece kalacaktı. Burası kuşlar için çok önemli ama büyük ihtimalle inşaat yapabilmek için, buranın sazlıklarını birkaç ay önce ateşe verdiler. Tabi bu da burada görülecek kuşların sayısını azalttı ve biz güzergahımızı değiştirip, burada kalmamaya karar verdik. Bu da Gölbaşı için ekonomik bir kayıptır. Maalesef Türkiye'de durum öyle vahim ki, yok ettiğimiz doğal ortamların yarattığı ekolojik kriz, kuş azalmalarının etkilerini maskeliyor sanıyorum. En önemlisi, kuşlar ekolojik değişikliklere bizden daha hassas olduğu için, kuşların azalması ve yok olması bizim için bir çevre ve sağlık alarmıdır. Ayrıca kuşların ve diğer canlıların tükendiği ve doğal ortamların yok olduğu bir ülkedeki hayat kalitesinin ne hale geleceğini düşünmek bile istemiyorum. Düşünürseniz, benim kuşları araştırdığım Afrika, Alaska, Doğu Anadolu ve Kosta Rika gibi doğal yerler, herkesin gitme hayali kurduğu yerler aynı zamanda. Doğa içinde geçen mütevazı bir hayat, beton ve insan yığınları arasındaki para kavgasından çok daha anlamlı ve güzeldir.

www.stanford.edu/


Jan 17 2011 10:43AM


Fotoğraflar: Çağan Şekercioğlu


1 2
 
  Arkadaşına yolla        Yazdır        Sık kullanılanlara ekle

#
#
#
#
#
Yorumlar (0)

Yorum ekleyebilirsiniz

 

Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumunuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.

fotogaleri
Foto Atlas
Günün Karesi
Çok okunanlar
video galeri
Derin Sular Derin Duygular Yaratıyor

Atlas'ın sualtı fotoğrafçısı Ali Ethem Keskin, Atlas okurlarınla sualtı çalışmalarını paylaştı.Temmuz 2014 sayısında Sivas'ı sualtından fotoğraflayan Keskin "Dipsiz Göl dipsiz değilmiş meğerse. Bu sadece hurafeymiş, derinliği sadece 10 metreymiş" diyor. Keskin, Atlas için ileride gerçekleştirmeyi planladığı çalışmalar arasında sualtı mağaralarının yanı sıra kanyon geçiş projelerinin de olacağının müjdesini veriyor ve bol keşif ve maceranın sayfalarda yerini bulacağını anlatıyor.
  • Derin Sular Derin Duygular Yaratıyor
  • Soma: Acıyı Anlatmak
  • Umut Kaçar Atlas Macerasını Anlattı
  • İlkbaharın Sesleri
  • Hevsel Bahçeleri Atlas'ın Nisan Sayısında....
  • Cüneyt Oğuztüzün, fotoğraf macerasını ve Anadolu’yu anlatıyor.
  • Ahmetler'deki HES direnişi kısa film oldu
  • Hayvanların Sır Salgısı
  • Polonya Son Tren
  • Koçgiri Aşireti Sırrı Arayanlar
  • Bas Pedala
  • Umberto Eco “çok fazla yıkılan” Tarlabaşı’nda
  • Aladağlar’da Yalnızlık
  • Atlas-Canon Gezisi
  • Denizlerin Işıklı Sakinleri - 2
  • Denizlerin Işıklı Sakinleri - 1
  • Atlas'ın Kasım Sürprizleri
  • Kayıp Türkler Belgeseli: Rengeyiği Türkleri
  • Atlas - Doğadan Çay Hasat Turu: Lezzet Bahçesinde Keşif
  • Atlas - Doğadan Çay Hasat Turu: Lezzet Bahçesinde Keşif
  • Atlas - Doğadan Çay Hasat Turu: Lezzet Bahçesinde Keşif
  • Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da
  • Kalbin sırları
  • HES'lere karşı savaş müzik albümü oldu.
  • Hayvanların Keyif Dünyası
  • Doğanın Avcıları
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 3
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 2
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 1
  • Kömürle Yanmak
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-1
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-2
  • Evrim ve Göz
  • Atnalı Yengeci: Yaşayan Taşıl
  • Darwin'in Karıncalarını İzleyin
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 1
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 2
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 3
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 4
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 5
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 1
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 2
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 3
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 5
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 1
  • Dünyanın İlk Masalı
  • Anadolu'nun İsyanı
  • Nükleere Karşı Yürü
  • Kardeş Türküler: Anadoluyu Vermeyeceğiz - Oi Oi
  • Kardeş Türküler Anadoluyu Vermeyeceğiz 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
Nasıl kullanırım?
Önce resmin üzerine tıklayarak Duvar Kağıdı galerisini açın. Seçtiğiniz duvar kağıdının sağ altındaki büyüteç işaretine tıklayarak resmi büyütün. Büyük resmin üzerinde sağ tuşa tıklayın ve menüden Arkaplan Olarak Belirle'yi seçin.
Atlas yayın hayatına Nisan 1993'de başladı.2013'te 20. yaşını kutlayacak. Atlas'ı kaç yıldır takip ediyorsunuz?