|
Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Sitler
Türkiye'de hiçbir koruma statüsüne sahip olmayan veya korunsa da önlemlerin yeterince etkili olmadığı pek çok önemli doğal alan bulunmakta. Bu alanları belirlemek ve bir an önce koruma altına almak, hem doğanın korunması, hem de doğal kaynakların sağlıklı bir şekilde kullanılması için büyük önem taşıyor.
Yazı: Güven Eken
|
|
|
|
Yüzlerce kuş türünün yaşadığı ve bir kısmı sit alanı statüsüyle korunan Gediz Deltası'ndaki yanlış nerede?
|
|
|
|
Günümüzde, dünyada, korunması gereken doğal alanların belirlenmesi için pek çok yöntem kullanılıyor. Bu yöntemler, var olan doğa koruma alanlarının eksiklerini ortaya çıkarıyor ve yeni koruma alanlarının belirlenmesi sürecine yön veriyor. Türkiye'de de bu yöntemlerin bir kısmı bugüne kadar çeşitli sivil toplum kuruluşları ve bilim adamları tarafından etkin bir şekilde uygulandı. Bu çerçevede, Türkiye'nin önemli kuş alanları, önemli bitki alanları, denizkaplumbağası üreme alanları ve önemli Akdeniz foku alanları belirlendi. Bu çalışmalar sonucunda üretilen haritalar üst üste getirildiğinde, Türkiye'nin hemen her yerine dağılmış çok sayıda önemli biyolojik çeşitlilik alanı olduğu anlaşılıyor. Bu alanların büyüklükleri iki hektar ila iki milyon hektar arasında değişiyor. Önemli kuş, bitki, denizkaplumbağası ve Akdeniz foku alanları birbirleriyle belli ölçülerde çakışıyor. Türkiye'de bugüne kadar tanımlanmış önemli biyolojik çeşitlilik alanlarının büyük bir kısmı herhangi bir koruma statüsüne sahip değil. Örneğin önemli kuş alanlarının yüzde 46'sının, önemli bitki alanlarının ise yüzde 47'sinin herhangi bir koruma statüsü yok. Bu alanların günümüze kadar bozulmadan ulaşabilmelerinin en önemli nedenleri Orman Kanunu, Kıyı Kanunu ve İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği gibi doğal yaşam ortamlarının ancak kısıtlı kullanımına olanak veren yasal düzenlemeler. Koruma altında olan alanların ise çok büyük bir kısmı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu aracılığıyla ilan edilen doğal sit alanı statüsüne sahip. Örneğin önemli kuş alanlarının yüzde 46'lık dilimi doğal sit statüsüyle korunuyor ve bunların yüzde 25'lik bir kısmının doğal sitten başka hiçbir koruma statüsü yok. Başka bir deyişle, doğal sitin yaptırımları gevşetildiği takdirde önemli kuş alanlarının en az yüzde 25'i tehlike altına girecek. Benzeri bir durum, diğer canlı grupları için önemli alanlarda da geçerli.
Genel olarak bakıldığında, doğal sit alanları Türkiye'deki önemli biyolojik çeşitlilik alanlarını en etkili şekilde kapsayan koruma statüsü. Türkiye'deki diğer alan koruma statüleri olan tabiatı koruma alanı, milli park, tabiat parkı, özel çevre koruma alanı ve Ramsar alanı gibi düzenlemeler ne yazık ki çok kısıtlı bir alanı kaplıyor. İdeal koşullar altında, Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkedeki korunan alanlar ağını gözden geçirerek uluslararası öneme sahip olduğu kanıtlanmış tüm biyolojik çeşitlilik alanlarına (kuş, bitki, denizkaplumbağası ve Akdeniz foku alanları ile diğer türler için önemli olduğu bilinen alanlar) uygun bir koruma statüsü vermesi ve bu bölgelerdeki kaynakları doğal yapıya zarar vermeden kullanmanın yollarını araması gerekiyor. Bu yaklaşımı, Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde de dikkate almamız gerekiyor ve uyum çalışmaları çerçevesinde AB ölçeğinde önemli Natura 2000 alanlarını belirlemeye yönelik projeler tüm hızıyla başlamış durumda.
Durum böyleyken, Türkiye gerçeğinde tam tersi bir mücadele yaşanıyor. Halihazırda doğal sit statüsüyle korunan önemli doğal alanların hiçbir ön çalışma ve ekolojik değerlendirme yapmadan insan kullanımına açılması planlanıyor. Doğal koruma için ayrılan alanlar, Türkiye'deki biyolojik çeşitliliğin korunması için yetersiz olduğu çok somut olarak bilinen diğer beş statü (tabiatı koruma alanı, milli park, tabiat parkı, özel çevre koruma alanı ve Ramsar alanı statüleri) ile kısıtlanmak isteniyor. Türkiye'nin doğal mirasını korumak için günümüzde pek çok fırsat ve bu fırsatları sonuna kadar kullanmamızı destekleyen yasal dayanaklar bulunmakta. Bu fırsatların daha da geç olmadan kullanılması ve doğal alanları boş ve işlevsiz bir arsa olarak görme döneminin artık sona ermesi gerekiyor. Doğal alanların milyon dolarlarla ölçülemeyecek kadar çok ekolojik değerleri, ayrıca orta vadede, hemen bugün yapılmak istenen yatırımlardan çok daha yüksek ekonomik katkıları bulunmakta. Türkiye'nin eşsiz doğal coğrafyalarına bugün ulusça sahip çıkarsak onlarla birlikte biz de sonsuza kadar yaşayacağız. Eğer bunu başaramazsak, tıpkı onlar gibi bizler de yok olacağız.
Önemli Biyolojik Çeşitlilik Alanları
|
|
59. Hükümet'in öne sürdüğü yasa değişikliği gerçekleştiği takdirde, bugüne kadar doğal sitler sayesinde korunmuş pek çok doğal alan korumasız kalacak. Türkiye'de 165 önemli kuş alanı, 122 önemli bitki alanı, 17 denizkaplumbağası üreme alanı ve 35 önemli Akdeniz foku alanı tanımlanmış durumda. Bu önemli biyolojik çeşitlilik alanları, Türkiye'nin hemen her yerine dağılmış ve birbirleriyle önemli ölçüde çakışıyor. Bu alanların bilimsel revizyonu AB ile bütünleşme sürecinde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Natura 2000 Projesi kapsamında yapılacak.
|
|
|
Doğal Sit Alanları
|
|
Doğal sit alanları, Türkiye'deki önemli biyolojik çeşitlilik alanlarını nispeten iyi bir şekilde kapsamakta.
|
|
|
|
|
Türkiye'deki diğer alan koruma statüleri olan tabiatı koruma alanı, milli park, tabiat parkı, özel çevre koruma alanı ve Ramsar alanı gibi düzenlemeler ise ne yazık ki çok kısıtlı bir alanı kaplıyor.
|
|
|
Doğal Sitler Sayesinde Korunan Önemli Kuş Alanları
|
|
Kaynak: BirdLife International ve Doğa Derneği, 2003
|
|
|
Türkiye'deki önemli kuş alanlarının yüzde 46'sının hiçbir koruma statüsü yok. Uluslararası öneme sahip bu alanların diğer bir yüzde 46'lık dilimi ise doğal sit statüsüyle korunuyor ve bunların yüzde 25'lik bir kısmının doğal sitten başka hiçbir koruma statüsü yok. Başka bir deyişle, doğal sitin yaptırımları gevşetildiği takdirde önemli kuş alanlarının en az yüzde 25'i tehlike altına girecek. Oysa bu alanlar, aday ülke olduğumuz Avrupa Birliği'nin yasal kriterlerine göre Natura 2000 alanı statüsüyle korunması gereken doğal coğrafyalar arasında yer alıyor.
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
'2B alanları Anayasa değiştirilmeden satılamaz': CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, 2B olarak bilinen orman vasfını yitirmiş arazilerin anayasa değişikliği yapılmadan satılamayacağını kaydetti. Topuz, hedefin, orman arazisi işgalcilerinin oyları oldunu işaret etti. (23.05.0008)
|
|
·
|
Orman Yasasına Gül'den Onay: Gül'ün onayladığı 'Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, orman sayılan alanlar, Kültür Ve Turizm Bakanlığı'nca turizme açılabilecek. (15.05.0008)
|
|
·
|
'Bu teşvik mahkemelik olur': 58 ormanlık alanı turizme açan düzenlemeye turizmcilerden de tepki var. TÜRSAB Başkanı: Düzenleme Anayasa Mahkemesi'ne gider. Otelciler Federasyonu Başkanı: Antalya'da yeni yatağa ihtiyaç yok (14.05.0008)
|
|
·
|
1 milyon ağaçlık endişe: Anayasa Mahkemesi'nden dönen Turizmi Teşvik Kanunu değişiklikleri geçen hafta yeniden TBMM'nin önüne geldi. Onaylandı ve geçti. Çevreciler öfkeli. Çünkü 'Ormanların orman olarak kalmasında üstün kamu yararı vardır' diyen Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, ormanlarda turizm tahsisleri yeniden başlayacak. (13.05.0008)
|
|
·
|
'2B kısa sürede tekrar geliyor': Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 2003 yılında veto ettiği, 2B olarak adlandırılan orman niteliğini kaybetmiş arazilerin satışı ile ilgili değişikliğin kısa sürede tekrar gündeme getirileceğini açıkladı. (12.05.0008)
|
|
·
|
24 bin YTL'yi öde, istediğin kadar ağaç kes!: Meclis'te kabul edilen Hazine ve orman arazilerinin turizme açılmasını öngören yasayla, 1 hektar için 24 bin YTL’yi ödeyen turizm yatırımcıları istediği kadar ağaç kesecek. Yasalaşan kanun tasarısıyla Lara Kent Parkı dahil 53 projenin önü açılıyor. (10.05.0008)
|
|
·
|
Maden firması: '900 değil, 411 ağaç kestik': Muğla'nın Osmaniye köyünde maden için ağaç kesme tartışması sürüyor. Mahkeme, İl Tarım Müdürlüğü'nün raporuna dayanarak, manganez madeni rezerv araştırmalarını durdurdu. Maden şirketi yetkilileri, rapora itiraz etti ve '900 değil, 411 ağaç kestik' dedi. (10.04.0008)
|
|
·
|
Yine maden arama izni, yine doğa katliamı: Muğla İl Tarım Müdürlüğü'nün raporu, Marmaris Osmaniye'de açılması planlanan manganez madeninin bölgede çevre kıyımına yol açacağını gösteriyor. Bölgede, sadece yol açılması için 900'e yakın kızılçam kesildi. (07.04.0008)
|
|
·
|
Belek'te golf sahası ısrarı tekrar yargıya çarptı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Antalya Belek'te golf sahası yapılmasını öngören Belek Çevre Düzeni Planı'nın yürütmesinin durdurulmasına yapılan itirazı reddetti. (27.03.0008)
|
|
·
|
Denizin izinsiz doldurulması TBMM gündeminde: CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, Muğla'nın Milas ilçesindeki Pina Yarımadası'nda 5 yıldızlı otel yapılması planlanan orman arazisinde, deniz doldurularak yer kazanıldığına ilişkin haberleri Meclis gündemine taşıdı. (26.03.0008)
|
|
·
|
Artvin'de göz göre göre katliam: Artvin'in Kafkasör Dağı Cerattepe mevkiinde sürdürülen maden çıkarma çalışmaları için Rize İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen ağaç kesimine devam ediliyor. (25.03.0008)
|
|
·
|
Orman alanına tesisi kolaylaştıracak tasarı: Hazine'ye ait orman niteliğindeki yerler Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devrediliyor. Meclis'e sunulan tasarıya göre, orman alanlarında ağaç kesilebilecek, bu alanlar yabancılara da tahsis edilebilecek. (20.03.0008)
|
|
·
|
Marmaris'teki ağaç kesimi durduruldu : Marmaris'te manganez madeni kavgasının ilk raundunu çevreciler kazandı. Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi, Osmaniye Köyü'ndeki maden arama çalışmalarını geçici olarak durdurdu. (07.03.0008)
|
|
·
|
2B derken 2A gözden kaçtı kârlı orman otel olacak: Yeni anayasa taslağında 2A olarak nitelendirilen ormanlık alanların kârlılık durumuna göre yapılaşmaya açılması öngörülüyor. (04.02.0008)
|
|
·
|
4 bin ağaç daha kesilmesin!: Belek'te golf sahası izni verilen ormanlık alanda 4 bin ağaç daha kesileceğinin açıklanması üzerine çevreciler, 'Ferman verildi diye bu karardan dönüş yok mu? Yeter artık' dedi (10.12.0007)
|
|
·
|
2-B'lerin satışı tekrar gündeme geliyor: Çeşitli hükümetlerin programında yer alan, ancak Cumhurbaşkanı vetosu ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarıyla bir türlü uygulamaya konulamayan 'orman vasfını yitirmiş' arazilerin (2-B'ler) satışı, tekrar gündeme geliyor. (01.10.0007)
|
|
·
|
Ormanlar bir yıl daha korumasız : Anayasa Mahkemesi, ormanların Turizm Bakanlığı eliyle yerli-yabancı yatırımcıya tahsisine izin veren yasa hükümlerini iptal etti. Ancak iptal kararı bir yıl sonra resmileşecek. (09.05.0007)
|
|
·
|
Sezer: Ormanları satmayın : Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, orman vasfını yitirmiş arazileri satmak isteyen hükümeti Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla yine uyardı. (22.03.0004)
|
|
·
|
İkinci veto: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "orman vasfını yitirmiş" arazilerin satışına olanak sağlayan anayasa değişikliğini ikinci kez veto etti. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Yangınlar azalmış! : Orman Genel Müdürlüğü, 2B diye adlandırılan orman vasfını yitirmiş arazilerin satışıyla ilgili yasanın gündeme gelmesiyle orman yangınları arasında bağlantı olduğu iddiasını istatistiklerle yalanlamaya çalıştı. (27.2003.0008)
|
|
·
|
Sıcak Bekleyiş: Hükümetler, Türkiye'nin taraf olduğu doğa koruma sözleşmelerine uymuyor. (27.2003.0008)
|
|
·
|
Ağaç Sayılmamak: Ormanlarımız üzerindeki tehdit giderek büyüyor. Son olarak TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edilen tasarıya göre "özel mülkiyetteki arazilerde yetişen kızılağaç ve aşılı kestane ağaçları" orman ağacı kapsamından çıkarıldı. (10.2007.0001)
|
|
·
|
SATILIK ÜLKE: Türkiye: Para, her şey değildir. Para karşılığında satılamayacak değerler de vardır. Aşk, evlat sevgisi ve üzerinde yaşadığımız yurt, bu değerlerden bazılarıdır. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Kendi Vatanında İşgalci Olmak: İnsan kendi toprağında, kendi vatanında işgalci durumunda olabilir mi? Evet olur. Başta devlet ve siyasi iktidarlar olmak üzere, hepimiz bu ülkenin elbirliğiyle canına okumaktayız. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Krize İlaç: Makilik alanlar, ormanlarımız, sulak alanlarımız, kumullarımız, bozkırlarımız ve diğer tüm doğal yaşam ortamları son 10 yılda ülkemizde büyük bir katliam yaşadı. (10.2007.0001)
|
|
|
 |