|
SATILIK ÜLKE: Türkiye
Para, her şey değildir. Para karşılığında satılamayacak değerler de vardır. Aşk, evlat sevgisi ve üzerinde yaşadığımız yurt, bu değerlerden bazılarıdır.
Türkiye, atalarımızdan kalan biricik yurttur. Bu yurt, bizlere yaşamın üç temel kaynağını sunmaktadır: Soluyacak hava, içecek su ve karnımızı doyuran toprak. Yaşamın bu üç temel kaynağı, doğanın içinde saklıdır. Bir ağaç, şu anda bu satırları okurken soluduğunuz havayı sizin için üretmiş olmalı. Az sonra yudumlayacağınız su damlacıkları, bir dağın yamacındaki pınardan doğup, yerini dahi bilmediğiniz bir akarsuyun kollarıyla yaşadığınız yere kadar ulaştı. Yiyeceğiniz tek bir dilim ekmekteki buğday, ancak yüzlerce yılda oluşabilen bir avuç toprağın içinde büyüdü. Arabasız, cep telefonsuz, politikasız ve hatta hiç para kullanılmayan bir dünyada yaşayabiliriz. Ancak soluduğumuz havadan, içtiğimiz sudan ve karnımızı doyuran topraktan vazgeçemeyiz. Bu üç doğal kaynağı gözden çıkarmak, hem yurdumuzu hem de gelecek kuşakların yaşamını tehlikeye sokmaktır. Bu nedenle, doğal varlıkların korunması ve yok edilmeden kullanılması, günümüzde insanlığın dikkatle düşünmeye başladığı bir konudur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve taraf olduğumuz pek çok uluslararası sözleşme, doğal kaynakların korunması için hem ulusumuza, hem de Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine önemli sorumluluklar yüklemektedir. Ne yazık ki, bugüne kadar iktidara gelen hemen hiçbir hükümet bu kaynakların korunması veya doğru şekilde kullanılması için yeterli olacak sağlıklı politikaları gütmemiştir. Doğanın korunması, ulusal politikalarda her zaman son sıralarda yer almıştır. İktidardaki 59. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti döneminde ise, benzeri görülmemiş bir kıyım politikasıyla karşı karşıyayız. Bugün doğal kaynaklarımızı korumak şöyle dursun, onların sistemli bir şekilde yok edilmesi için çalışılıyor. Anayasanın hükümleri ve diğer kanunlarla günümüze kadar korunan doğal kaynaklar, çeşitli yasal değişikliklerle parasal kaynağa dünüştürülmek isteniyor. Ormanların ve doğal sit statüsüyle korunan alanların bir an önce elden çıkarılması öngörülüyor. Ülkemizin yıllardır sistemsiz ve kısa vadeli politikalarla yönetilmesinden doğan ekonomik darboğazın faturasını 59. Hükümet, doğal kaynaklara çıkarmayı hedefliyor. Pek çok uzman, böyle bir yaklaşımın sorunları çözmeyeceğini, aksine daha da büyük sorunlar doğuracağını düşünüyor. Doğal alanların ve kaynakların korunmasından yana olan Atlas, hazırladığı bu özel dosyada konuyla ilgili temel tartışma noktalarını bir araya getirdi. Dört bölümlük dosyanın ilk iki bölümünde doğal kaynakları korumanın gerekçeleri, üçüncü bölümde bugünkü doğal kaynak politikalarının içyüzü ve ayrıntıları, son bölümde ise alternatif yaklaşımlar tartışılıyor. Vatan aşkı, tarih kitaplarında yazanlarla gururlanarak veya bayramlarda konuşmalar yaparak yaşanmaz. Vatan aşkı, yüzünü sadece geçmişe dönmek değildir. Üzerinde yaşadığımız bu coğrafya, bize hayat sunduğu gibi, zaman zaman acılar ve zorluklar da getirebilir. Bu zorlukları aşarken, bize miras bırakılan bu görkemli coğrafyaya, her ne olursa olsun zarar vermememiz gerekir. Çünkü bu topraklar, bizim olduğu kadar geçmiş ve gelecek kuşakların da vatanıdır. Atlas, içinde yurt aşkı taşıyan herkesi Türkiye'nin doğal kaynaklarına sahip çıkmaya davet ediyor!
Atlas
Sayı 124 / Temmuz 2003
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
'2B alanları Anayasa değiştirilmeden satılamaz': CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, 2B olarak bilinen orman vasfını yitirmiş arazilerin anayasa değişikliği yapılmadan satılamayacağını kaydetti. Topuz, hedefin, orman arazisi işgalcilerinin oyları oldunu işaret etti. (23.05.0008)
|
|
·
|
Orman Yasasına Gül'den Onay: Gül'ün onayladığı 'Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a göre, orman sayılan alanlar, Kültür Ve Turizm Bakanlığı'nca turizme açılabilecek. (15.05.0008)
|
|
·
|
'Bu teşvik mahkemelik olur': 58 ormanlık alanı turizme açan düzenlemeye turizmcilerden de tepki var. TÜRSAB Başkanı: Düzenleme Anayasa Mahkemesi'ne gider. Otelciler Federasyonu Başkanı: Antalya'da yeni yatağa ihtiyaç yok (14.05.0008)
|
|
·
|
1 milyon ağaçlık endişe: Anayasa Mahkemesi'nden dönen Turizmi Teşvik Kanunu değişiklikleri geçen hafta yeniden TBMM'nin önüne geldi. Onaylandı ve geçti. Çevreciler öfkeli. Çünkü 'Ormanların orman olarak kalmasında üstün kamu yararı vardır' diyen Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, ormanlarda turizm tahsisleri yeniden başlayacak. (13.05.0008)
|
|
·
|
'2B kısa sürede tekrar geliyor': Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 2003 yılında veto ettiği, 2B olarak adlandırılan orman niteliğini kaybetmiş arazilerin satışı ile ilgili değişikliğin kısa sürede tekrar gündeme getirileceğini açıkladı. (12.05.0008)
|
|
·
|
24 bin YTL'yi öde, istediğin kadar ağaç kes!: Meclis'te kabul edilen Hazine ve orman arazilerinin turizme açılmasını öngören yasayla, 1 hektar için 24 bin YTL’yi ödeyen turizm yatırımcıları istediği kadar ağaç kesecek. Yasalaşan kanun tasarısıyla Lara Kent Parkı dahil 53 projenin önü açılıyor. (10.05.0008)
|
|
·
|
Maden firması: '900 değil, 411 ağaç kestik': Muğla'nın Osmaniye köyünde maden için ağaç kesme tartışması sürüyor. Mahkeme, İl Tarım Müdürlüğü'nün raporuna dayanarak, manganez madeni rezerv araştırmalarını durdurdu. Maden şirketi yetkilileri, rapora itiraz etti ve '900 değil, 411 ağaç kestik' dedi. (10.04.0008)
|
|
·
|
Yine maden arama izni, yine doğa katliamı: Muğla İl Tarım Müdürlüğü'nün raporu, Marmaris Osmaniye'de açılması planlanan manganez madeninin bölgede çevre kıyımına yol açacağını gösteriyor. Bölgede, sadece yol açılması için 900'e yakın kızılçam kesildi. (07.04.0008)
|
|
·
|
Belek'te golf sahası ısrarı tekrar yargıya çarptı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Antalya Belek'te golf sahası yapılmasını öngören Belek Çevre Düzeni Planı'nın yürütmesinin durdurulmasına yapılan itirazı reddetti. (27.03.0008)
|
|
·
|
Denizin izinsiz doldurulması TBMM gündeminde: CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, Muğla'nın Milas ilçesindeki Pina Yarımadası'nda 5 yıldızlı otel yapılması planlanan orman arazisinde, deniz doldurularak yer kazanıldığına ilişkin haberleri Meclis gündemine taşıdı. (26.03.0008)
|
|
·
|
Artvin'de göz göre göre katliam: Artvin'in Kafkasör Dağı Cerattepe mevkiinde sürdürülen maden çıkarma çalışmaları için Rize İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen ağaç kesimine devam ediliyor. (25.03.0008)
|
|
·
|
Orman alanına tesisi kolaylaştıracak tasarı: Hazine'ye ait orman niteliğindeki yerler Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devrediliyor. Meclis'e sunulan tasarıya göre, orman alanlarında ağaç kesilebilecek, bu alanlar yabancılara da tahsis edilebilecek. (20.03.0008)
|
|
·
|
Marmaris'teki ağaç kesimi durduruldu : Marmaris'te manganez madeni kavgasının ilk raundunu çevreciler kazandı. Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi, Osmaniye Köyü'ndeki maden arama çalışmalarını geçici olarak durdurdu. (07.03.0008)
|
|
·
|
2B derken 2A gözden kaçtı kârlı orman otel olacak: Yeni anayasa taslağında 2A olarak nitelendirilen ormanlık alanların kârlılık durumuna göre yapılaşmaya açılması öngörülüyor. (04.02.0008)
|
|
·
|
4 bin ağaç daha kesilmesin!: Belek'te golf sahası izni verilen ormanlık alanda 4 bin ağaç daha kesileceğinin açıklanması üzerine çevreciler, 'Ferman verildi diye bu karardan dönüş yok mu? Yeter artık' dedi (10.12.0007)
|
|
·
|
2-B'lerin satışı tekrar gündeme geliyor: Çeşitli hükümetlerin programında yer alan, ancak Cumhurbaşkanı vetosu ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarıyla bir türlü uygulamaya konulamayan 'orman vasfını yitirmiş' arazilerin (2-B'ler) satışı, tekrar gündeme geliyor. (01.10.0007)
|
|
·
|
Ormanlar bir yıl daha korumasız : Anayasa Mahkemesi, ormanların Turizm Bakanlığı eliyle yerli-yabancı yatırımcıya tahsisine izin veren yasa hükümlerini iptal etti. Ancak iptal kararı bir yıl sonra resmileşecek. (09.05.0007)
|
|
·
|
Sezer: Ormanları satmayın : Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, orman vasfını yitirmiş arazileri satmak isteyen hükümeti Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla yine uyardı. (22.03.0004)
|
|
·
|
İkinci veto: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "orman vasfını yitirmiş" arazilerin satışına olanak sağlayan anayasa değişikliğini ikinci kez veto etti. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Yangınlar azalmış! : Orman Genel Müdürlüğü, 2B diye adlandırılan orman vasfını yitirmiş arazilerin satışıyla ilgili yasanın gündeme gelmesiyle orman yangınları arasında bağlantı olduğu iddiasını istatistiklerle yalanlamaya çalıştı. (27.2003.0008)
|
|
·
|
Sıcak Bekleyiş: Hükümetler, Türkiye'nin taraf olduğu doğa koruma sözleşmelerine uymuyor. (27.2003.0008)
|
|
·
|
Ağaç Sayılmamak: Ormanlarımız üzerindeki tehdit giderek büyüyor. Son olarak TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nda kabul edilen tasarıya göre "özel mülkiyetteki arazilerde yetişen kızılağaç ve aşılı kestane ağaçları" orman ağacı kapsamından çıkarıldı. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Kendi Vatanında İşgalci Olmak: İnsan kendi toprağında, kendi vatanında işgalci durumunda olabilir mi? Evet olur. Başta devlet ve siyasi iktidarlar olmak üzere, hepimiz bu ülkenin elbirliğiyle canına okumaktayız. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Sitler: Türkiye'de hiçbir koruma statüsüne sahip olmayan veya korunsa da önlemlerin yeterince etkili olmadığı pek çok önemli doğal alan bulunmakta. Bu alanları belirlemek ve bir an önce koruma altına almak, hem doğanın korunması, hem de doğal kaynakların sağlıklı bir şekilde kullanılması için büyük önem taşıyor. (10.2007.0001)
|
|
·
|
Krize İlaç: Makilik alanlar, ormanlarımız, sulak alanlarımız, kumullarımız, bozkırlarımız ve diğer tüm doğal yaşam ortamları son 10 yılda ülkemizde büyük bir katliam yaşadı. (10.2007.0001)
|
|
|
 |