|
GENETİK
İkincil Ormanlar
Connecticut Üniversitesi'nde ekoloji ve evrimsel biyoloji alanında doktorasını yapan Uzay Sezen'in Kosta Rika yağmur ormanlarındaki çalışmasının bulguları tükenen yaşlı yağmur ormanlarının önemini ve biyolojik çeşitliliği bekleyen tehlikeleri ortaya çıkardı. Araştırmanın sonuçları, saygın bilim dergisi Science'ın 11 Şubat 2005 sayısında yayımlandı ve geniş ilgi gördü.
|
|
|
|
İkincil ormanlardaki genetik çalışma Kosta Rika'nın Karayip düzlüklerinde, yağmur ormanlarında yapıldı.
|
|
|
|
Tropikal yağmur ormanları hızla yok ediliyor. Kesilen arazilerin az da olsa bir bölümü, tarımsal amaçlarla kullanıldıktan sonra terk ediliyor ve bu topraklar üzerinde kendiliğinden gelişen genç bitki örtüsü 'ikincil' ormanlar adıyla anılıyor. Bugün birçok tropikal ülke, yaşlı ormanlardan daha fazla ikincil orman alanına sahip. İkincil ormanlar günümüzdeki biyolojik çeşitliliği geleceğe taşıyacakları için önemli kabul ediliyor. Ancak Uzay'ın çalışması 24 yıllık ikincil ormandaki genetik çeşitliliğin, yanı başındaki yaşlı ormana göre çok düşük olabileceğini gösterdi. Sezen 30 hektar büyüklüğündeki araştırma sahasında toplam 196 ağaçtan DNA örneği topladı. Araştırmada, 10 hektarlık yaşlı ormanda tohum kaynağı niteliğindeki 66 ağacın genetik yapısı, ikincil ormandaki 130 genç ağaç ile karşılaştırıldı. Sonuçlar şaşırtıcı biçimde yaşlı ormana komşu 20 hektarlık ikincil orman içindeki genç palmiye ağaçlarının yarısından çoğunun yaşlı ormanda bulunan yalnızca iki tür ağacın tohumlarından yetiştiğini ve genetik olarak çok yakın akraba olduklarını ortaya çıkardı.
|
|
|
|
Palmiye tohumlarını yayan hayvanların en başında kestane gagalı toucan kuşu (Ramphastos swainsonii) geliyor.
|
|
|
|
Yağmur ormanlarındaki bitki türlerinin en az yüzde 80'inin tohumları hayvanlar aracılığıyla yayılıyor. Sezen "Böylesine sıkı koruma altındaki yaşlı ormanın yanı başındaki doğal gelişim bu derecede düşük genetik çeşitlilik içeriyorsa, hayvanları avcılık nedeniyle tükenmeye yüz tutmuş ormanlardaki durum çok daha ciddi boyutlarda olmalı. Eğer Kosta Rika'dan elde ettiğimiz sonuçlar dünya genelindeki yağmur ormanlarının durumunu temsil ediyor ise ciddi bir sorun var demektir" dedi. Iriartea palmiyesi kuzeyde Nikaragua'dan güneyde Bolivya'nın dağlık kesimlerine, doğuda Amazon havzasının önemli bir bölümünden batıda Peru'ya kadar uzanan alanda coğrafi bakımdan çok geniş bir yayılım gösteriyor. Araştırmanın yürütüldüğü bölge, Braulio Carillo Ulusal Parkı'nın en kuzey noktasında. Park, deniz seviyesinden başlayarak 3 bin metrelik aktif yanardağ Barva'nın kraterine kadar yükselen bir koridor halinde yeryüzünde geriye kalan tek kesintisiz ormanı barındırması nedeniyle önemli.
Örneklerin toplanmasındaki en büyük güçlük DNA elde edebilmek için en uygun doku malzemesi olan yapraklara ulaşma sırasında yasandı. Uzay Sezen (solda) ve arazi asistanı Rigoberto Gonzalez Vargas yüksekliği 34 metreyi bulan palmiyelerden yaprak örneği alabilmek için oklu tüfek kullandılar. Arka planda dikey konumda bir Iriartea palmiyesi yaprağı görülüyor. Yaprak ile birlikte arı kovanlarının da aşağıya indiğini belirten Sezen Yanımızdaki telsiz ile araştırma merkezindeki arkadaşlarımıza 'Atılgan! Işınlayın bizi Atılgan!" diye şaka yaptığımızda ilk defasında bizi kimse anlayamamıştı" dedi.
http://hydrodictyon.eeb.uconn.edu/people/sezen/
|
|