Snelders'ın Çanakkale tutkusu, onu bu konuda çalışan en önemli askeri tarihçilerden ve sayıları dünyada onu bulmayan harp sahası uzmanlarından biri yaptı. 20 yıl boyunca yıllık tatillerinin neredeyse tümünü Gelibolu Yarımadası'nda geçiren Snelders; yürüttüğü araştırmalar, alanda çektiği fotoğraflar, geliştirdiği yöntemler, savaş sırasındaki olay ve mekânları aktüel araziyle eşleme çalışmalarıyla, birçok bilinmeyeni ortaya çıkardı. Tüm bu bilgileri insanlarla paylaşmak için yanıp tutuşan sevgili dostumuz; halen dünyada en çok ziyaret edilen Çanakkale Savaşı web sitesini (http://user.glo.be/~snelders/) kurdu ve bu konudaki literatüre ciddi bir katkıda bulundu. Jul Snelders'la bundan on sene önce tanıştım ve onun Çanakkale Savaşı üzerine bilgisinden utandım. Elin Belçikalısı bana Türk birliklerinin pozisyonundan bahsediyor; Türklerin mesela hangi çıkarma koyunda, nasıl savunma yaptıklarını anlatıyordu (web sitesine de koyduğu "What the Turks Saw" -Türkler Ne Görüyordu- adlı bölüm). Tarihin, tarihin yazıldığı yere gitmeden anlaşılamayacağını ve yazılanların hepsinin de doğru olmayabileceğini ondan öğrendim. Bir savaşa iki taraftan birden bakmayı; insanların o zamanki bakış açılarını hesaplamayı, daha doğrusu bugünün bakışının esiri olmamayı, yani tarihte bir zaman yolculuğu yapmanın inceliklerini, iz sürmenin tekniklerini ondan öğrendim. Jul Snelders ormanı görür ama ağaçlara da tek tek bakardı. Tarihin, zamana ve mekâna işaret koyma yöntemi olduğunu ondan öğrendim. Jul Snelders en son geçen sene şubat ayında Çanakkale'ye geldi. Şahin Aldoğan'la birlikte üçümüz; Mustafa Kemal ve 57. Alay'ın, 25 Nisan 1915 günü ANZAC Koyu çıkarmasına karşı yaptığı tarihi saldırının detaylarını etüd ettik ve Türk birliklerinin o günkü güzergâhını arazide belirledik. Bu araştırma gezisi, Atlas'ın 2005 Mart sayısında "Mustafa Kemal'in İlk 4 Saati" başlığıyla kapak konusu oldu. Jul ne zaman Çanakkale'ye gelse, Kilya Koyu girişinde, batı istikametinde Kocaçimendağı silsilesine bakar ve sonra dönüp "eve döndük" derdi. Şimdi Anvers'te bir mezarlıkta, tahta bir kutuda, evden götürdüğümüz Çanakkale toprağı içinde yatıyor. Şahin Aldoğan haberi duyduğunda "Bir yıldız kaydı" demişti. Evet, ama kalbimizde ve dünyada kalıcı izler bıraktı. Yazı: Gürsel Göncü/Sayı 161, Ağustos 2006 |
















