|
Bir lokum düşünün. Yumuşacık bir lokum. Ağzınızda dağılıveren ve ortasında manda kaymağı saklayan bir lokum. Samsun'un Bafra ilçesine has bu lezzete manda lokumu deniyor. Manda lokumu günlük yapılıyor. Taze kaymaktan yapıldığı için de sadece günlük yeniyor. Manda lokumunun üretim hikâyesi ise bildiğimiz lokumlardan biraz farklı. Kızılırmak Deltası uluslararası öneme sahip sulak alan ve koruma altında. Deltada üç bin civarında manda yaşıyor. Burada çiftlik üretimi yapılmıyor. Mandalar yarı yabani bir yaşam sürüyor. Bazı mandalar tüm gün bazıları ise tüm kış boyunca deltada özgür yaşıyor. Göründüğünden daha uysal olan mandalar, sahiplerinin olduğu eve kolayca geliyor ve sağılmasına izin veriyor. Mandalar her sabah sağılıyor ve deltadaki sulak alana götürülüp bırakılıyor. Oldukça iştahlı mandalar kendilerine verilen hemen her şeyi özellikle de diğer hayvanların yemediği sert otları ve kamışları yiyebiliyor.
Bu lokumu sunmak da maharet istiyor. Çok yumuşak ve kolayca şekil alabilen bir lokum olduğundan şekli de çok kolay bozulabiliyor. Ancak lezzeti tüm bu zahmetlere değer. Manda lokumu Bafra'da iki nesildir yapılıyor. En çok 100 yıllık bir geçmişi var. Bir lokum ustasının icadı olan bu tat, ilçedeki birkaç işletmede hazırlanmaya devam ediyor. Ancak üretim sıkıntıları ve mandacılığın azalması nedeniyle yok olmak üzere. Günümüzde sadece kaymağını değil mandanın kendisini de bulmak eskisi kadar kolay değil. Özellikle İç Anadolu'da kurutulan onlarca sulak alan mandacılığın da yok olmasına neden oldu. Bunun yanı sıra yerli manda türlerimiz de yok oluyor. Yetiştiriciler ürünlerini pazarlayamadığı için mandacılıktan birer birer vazgeçiyor. Oysa manda kaymağı Anadolu'nun en nadide tatlarından biri. Bal kaymak keyfinin yanı sıra Afyon'un ekmek kadayıfından Aydın'ın pidesine, Balıkesir'in böreğinden Bolu'nun höşmerimine kadar çok geniş bir yelpazede kullanılıyor. Anadolu'da sadece hamile kadınlara yedirilmeyen kaymağın vakitsiz doğum yaptıracağına inanılıyor. Dicle Tuba Kılıç / Atlas Mayıs 2008, sayı 182 |
















