|
|
| >
|
 |
|
|
|
|
FETHİYELİ RAMAZAN GÜNGÖR
Üç Tellinin Piri
Ramazan Güngör ile görüşmem 2003'ün Şubat'ında, Paspatır'daki tek odalı evinde oldu. 'Zemheri 40 gün, hamsin 50 gündür. İkisi arasında 6-12 arası vardır. Kışın en şiddetli zamanıdır. Şimdi bu 6-12 arasının 7. günü. Beş gün sonra havalar yumuşar' demişti.
Beş gün sonra söylediği oldu. Karşımda konuşan o değil, yüzyılların deneyimiydi sanki. Konuşma sürdükçe 'Kopuz Zamanı', 'Boğaz Devri', 'Hırtlak (Gırtlak) Boğazı Devri', 'Zeybeklerin Devri' gibi zaman tanımlamaları geldi. Sormadan edemedim. 'Nedir kopuz zamanı?' 'Çok eski olduğunu anlatır.' 'Boğaz devri?' 'Gırtlakta boğaz çalma. Boğazı türkü gibi kullanırlarmış.' 'Hırtlak boğazı devri?' 'Türkü şarkı yok. Ayıplanırmış türkü şarkı söyleyenler.' 'Zeybeklerin devri?' 'Eski zaman efeleri ağır zeybek oynarlarmış.' Zamanı bu şekilde takvimlere ayıran bir anlayışa sahipti. Ardından 'Saçların merçem olduğu zaman'dan bahsetti. Türkülere konu olmuş saçların zamanı. 'Atımı bağladım nar ağacına Merçem dolaştı gül ağacına.' Sonra başlıyor 'Çömlek Kırdıran Boğazı'nın öyküsünü anlatmaya. Boğaz, Sarı Mehmet adında yoksul bir halk sanatçısının sevdalandığı Yörük beyinin kızı Güssün'ü müzik yeteneği ve derebeyinin yardımı sayesinde elde etmesini anlatıyor. Güngör'ün üç telli çalarken verdiği izlenim enstrümanıyla bütünleştiği şeklinde. Güngör üç telli bağlamasında; kopuz, boğma, zeybek, bozuk, çiftetelli, kaval ve misket gibi yedi farklı düzen kullanıyordu. Tekniği ve yorumu ile Anadolu'nun elle bağlama çalan ustalarının başında geliyordu. Tarama, çekme, tıska vurma ve döğme gibi üç telli tekniklerini başarıyla icra ediyordu. Çalmasının yanı sıra yapımıyla da uğraşıyordu. Bağlama ailesinden her türlü sazın yapımı ve tamiriyle uğraştı. Bir dönem sipsi çaldığı da biliniyor. 'Mendil Serdim Urgana', 'Üzüm Aldı Bal Oldu', 'Hacı Bekir Karısı' ve 'Adilem Benimdir' dediği türküler. 'Üç telliye turistlerin ilgisi nasıl? Burası Fethiye ve turistik bir merkez.' 'Ben çalarken gören turistler çalmayı basit sanıyorlar. Ama ellerine alınca çalamıyorlar. ?aşırıp kalıyorlar. Hemen alıyorlar bir tane.'
|
|
|
|
Yörüklerin üç telli bağlamasının virtüöz isimlerinden Fethiyeli Ramazan Güngör (1924-06.05.2004) üç tellisi ile 'Çömlek Kırdıran Boğazı'nın öyküsünü anlatıyor.
|
|
|
|
Erol Parlak, onun 'Ezgi karakterleri, çalış tekniği ve ifade biçimleriyle Asya ve Anadolu arasındaki geçişin önemli tarihi siması olduğu' görüşünde. Kamuoyu pek bilmez ama Erol Parlak, Erdal Erzincan ve Arif Sağ gibi bağlama virtüözlerinin Fethiye'ye yanına gidip elle çalma konusunda kendisinden yararlandıkları bir üstaddı Güngör. Dostları ona 1995'te Şehir Stadı'nda jübile düzenlediler. Aslında müzikten jübilesi yaşlandıkça istediği türde üç tellileri yapamamasıyla oldu. İlerleyen yaşı nedeniyle istediği gibi ses veren üç telli yapmakta zorlanıyordu. Elinde üç telli kalmamıştı. Bana çaldığı üç telli için 'Ah cırlamasa' diyordu. 'Hasan'a (Kalan Müzik'teki kayıtları kastediyor) çaldığım üç telli iyiydi. Amerikalı Maykıl'a sattım onu.' Ona reva gördüğümüz yaşam biçimi son günlerini yoksulluk içinde geçirmesine neden olmuştu. Odasının bir köşesinde asılı duran zamanın Kültür ve Turizm Bakanı Mükerrem Taşçıoğlu'nun 1984 yılında verdiği plaket ile durumu sanki tezat oluşturuyordu. Ramazan Güngör 2004'ün Mayıs ayında hayata veda etti. Kalan Müzik arşiv serisi kapsamında 1997'de 'Ramazan Güngör ve üç telli bağlaması' adlı bir albüm bırakarak geride
Yazı: Yusuf Erkan / Nisan 2007, sayı 169
|
|
|
 |
|