|
Hüzünlü Çağ
Hayallerin sözcüleri vardır. Bu sözcüler tıpkı hayaller gibi göze görünmezler, diğer bütün 'nerdeyse gerçekler' gibi görünmezler, ama vardırlar. Hayallerin sözcüleri, sözcüklerdir. Cümleler değil, sözcükler. Yok oluş boşluğunu bu sözcükler donatır.
İnsan, yalnızca gördüklerine değil bu sözcüklere de inanmalıdır: Yıldızlar, çiğ, bulut, şimşek çakması, martı çığlığı, orman kokusu... İhtişamı kuracak olan, gördüklerini gösterecek olan boşluğa yerleştirdiği sözcüklerdir: Kirpi, harita, yelken, lacivert, buğday... Sözcüklerle zamanı en iyi anlatanlar Caynalardır. Derler ki, zaman, alçalmalar ve yükselmeler halinde ardı ardına altışar çağ halinde yaşanmaktadır. İlk alçalma döneminin başında insanların boyu altı mildi; kız ve erkek olarak ikiz doğuyorlardı, 256 kaburgaları vardı, ikizler karıkoca oluyorlar, 'sayısız yıl süresi' yaşıyorlardı. On İstek Ağacı, bütün isteklerine karşılık veriyordu. Biri, çok güzel meyveler; diğeri ışık, bir diğeri kap kacak, bir diğeri güzel güzel kokular, bir diğeri mücevherler veriyordu. Dokuzuncu ağaç saray, onuncu ağaç ise kabuklarından giysi dokuyordu. Bu çağın bir de adı vardı: Şuşama şuşama, yani Çok Güzel-Çok Güzel. Bu çağ 400 trilyon okyanus yıl sürdü ve hemen ardından Çok Güzel isimli çağ başladı. Adından da anlaşılacağı gibi, bir öncekinin yarısı süresindeydi, ağaçlar da bir öncekinin yarısı kadar nimetlerle doluydu, insanlar ancak 4 mil uzunluğundaydı, kaburgaları da azalmıştı, yaşamları 'iki sayısız yıla' inmişti. Bu çağ 300 trilyon okyanus yılı sürdü. Yavaş yavaş ve kaçınılmaz olarak Şuşama duhşama, yani Çok Güzel Hüzünlü çağ başladı. Bu dönemde neşeyle keder birbirinin içine girdi. Boylar biraz daha alçaldı, kaburgalar azaldı. İstek ağaçların meyveleri öylesine azalmıştı ki insanlar onların kendi mülkleri olduğunu iddia etmeye başladı. Dolayısıyla bir düzen koyucu atandı. Rişabha-natha (Efendi Boğa), bir milyon kere iki milyon yıl boyunca insanlara yazıyı, aritmetiği, 72 bilim içinde yer alan başka öğretileri anlattı. Alçalan zaman dizinleri boyunca insanların boyları daha da kısaldı. Şimdi yaşadığımız çağ, belki tahmin etmişsinizdir Duhşama çağıdır; Hüzünlü çağ. İnsanların on altı kaburgası vardır, bencil, adaletsiz, açgözlü, ihtiraslı, tamahkâr, şehvetli, gözü dönmüştür. Çevrenize bakın, en uzun insan iki metreyi ancak geçer, en uzun ömürlü insan ise 125 yıl yaşayabilir. Bu dönem 21 bin yıl sürecektir, ne zaman başladığını tam olarak kestirmek güç. Caynaların tarihine baktığımızda, şöyle böyle en az 2500 yılı geçmiştir. Yaklaşan çağda en uzun ömür 21 yıl, kaburga sayısı 8, en uzun boy da 45 santim olacaktır. Dünya ısınacak. Buzullar eriyecek. Fırtınalar kasıp kavuracak. Seller evleri sürükleyecek, denizler şehirleri örtecek. Irmaklar kuruyacak... Mevsimler silinecek. Bu çağın adı Duhşama-duhşama olacaktır: Hüzünlü Hüzünlü.
|
|
Hindistan'ın Jayselmer kentinde, Cayna Tapınağı
|
|
Özcan Yüksek
|
Özcan Yüksek / Atlas Aralık 2009, sayı 189
|
|