|
Ey gözlerim, göremedin! Ey ayaklarım, gidemedin yanlarına! Ama kulaklarım, sen işittin!
|
|
|
|
Önce karanlık vardı. Sonra aydınlık. Önce gece vardı, sonra gün. Önce kaos vardı, sonra Güneş dizgesi. Ve geçmiş, işte bu yüzden gecedir. Gece de geçmişe giden yolun manzarasıdır. Belki de en güzel gece sözcüğü Türkçeye aittir.
|
|
|
|
Adım atan kardeş oldum, deniz yutan kardeş oldum, bir kuşluk vakti Karakuçuk Dağları'na kondum, oradan Kazgurt Dağları'na gittim, oradan Seyhun'u geçtim, sonra Ceyhun'u aştım, oradan da geri döndüm.
|
|
|
|
Bahtımın yüzüme güldüğü vakitlerdi, yeryuvarlağının en kuz ucuna yürümüş idim. Şimdi artık erimiş olan buzdan denizin üzerinde kayaklarımı ve yükümü sürerek, buzdan dalgaları aşarak.
|
Gece esmerdir. Konuşur. Gece konuşmalarına, gece hikâyelerine eski Araplar bu yüzden esmer demişlerdir. Esmer öyküler, beyaz öykülerden farklı olarak inanılması güç olanlardır.
|
|