 |
Sonbahar gelmiş ve kışlaklara doğru göç başlamış. Deli lakaplı Bekir Bacak ve Razaman Bacak'ın, Akış Mehmet'in ve Pehlivan Mehmet'in katarları bir sıra olmuş. Tüm yükleri ve yaz boyunca ürettikleri yağ, peynir develerin sırtında. Katarın başını Pehlivan Mehmet'in karısı Emine çekiyor.Fatih Pınar (Atlas Şubat 1999 Sayı:71) |
Eğer, develeri ve keçileriyle bin yıldır yürüyen insanların yürümesiniyasaklayacaksak bunu başka yasaklarla tamamlamak gerekecektir.
Örneğin, Urfa Sıra Geceleri'nde türkü söylemek de yasaklanmalıdır, özellikle de 'Hele ninnoh olasan Allahından bulasan' türküsü.
Yörüklerinçadırlarda yaşamaları da yasaklanmalıdır. Onları uygar insanlar gibiapartman dairelerinde yaşarken görmek, muasır medeniyet seviyemizinortalamasının yükselmesi bakımından önemli olacaktır.
Uzun havasöylemek de yasaklanmalıdır. Zaten ne mutlu ki bize, uzun zamandırradyolarda uzun hava çalınmıyor. 'Ben bu dertten ölürsem, ölürsem aney,yar yaaaaaaaaaar' türküsü, Sarıkeçililerin yürüyüşü gibiyasaklanmalıdır. Özellikle dağlarla ilgili türküler, bu vatandaşlarımızıartık bırakmaları, unutmaları gereken zamanlara çağırdığı, yoldançıkardığı için susturulmalıdır. Örneğin, 'dağlar duman böyle, geçtizaman böyle, yar benden umut kesmiş, halım yaban böyle' türküsü. Haksızmıyım? Withyellowgoats
Sarıkeçililere de bundan böyle, sarı apartmanlılar, sarı otomobillilerveya illa ismimizi değiştirmeyiz diyorlarsa eğer, withyellowgoatsdenilmelidir. Bu konuda kendi isim önerilerine de açık olmak demokrasikültürümüz ve Avrupa Birliği eşiğinde sabırsızca bekleşen milletimizaçısından yerinde olacaktır.
Microsoft 'spell check'inde bileçıkmayan Sarıkeçililerin develerini satmaları, satın alanların dadeveleri bir an önce kesmeleri, devesiz, medeni, otomobil sporubakımından ilerlemiş, araç trafiği bakımından en üst seviyede, cümleyişöyle toparlayayım ki, Türkiye Cumhuriyeti Karayolları bakımından gururtablosu sunan ülkemizin önünde son engeldir.
Bu ülkenin bugünküsahipleri tabii ki de onlar yürüdükleri için buradalar. Ama artık yürümezamanı değil, dağda bayırda yürüme devri geçti. Yürüyen merdivençağında, yürümek kadar medeniyetin uzağında ne olabilir ki?Sarıkeçililer yürüdü diye bugün Türkiye ismi var, Türkler Avrupakapısına kadar geldi, evet bunları doğru söylüyorsunuz, bunlarıtekrarlamanın bir yararı yok ama artık durma, oturma, düşünme, leylakboyalı odalarımızda bilgisayarı açma zamanıdır.
Bu Sarıkeçililerde nereden çıktı? Türkiye'nin bir sürü önemli problemi varken, develerve keçilerle mi uğraşacağız diyenler vardır, onlara hak vermemek eldedeğil. Sarıkeçililerle ilgili haberi Atlas'ın son sayısında okudum.Şöyle diyor haber:
'Bugüne ulaşan son göçerlerden Sarıkeçililer;binlerce yıldır göçerek yaşıyorlar, binlerce yılın geleneklerini,bilgilerini taşıyorlar. Ama devlet, bu bilgilerin, görgülerin yokolmasını engellemek amacıyla onları koruyup destekleyeceğine tam tersineyollarını kesti; yerleşik hayata geçmeleri için baskıyı artırdı.'
Zorla yerleşik
Aynı haberden öğrendiğimiz kadarıyla Anadolu'nun unutulmaya yüz tutanmasallarını yaşatmak için yürütülen Kayıp Masallar projesi bağlamındakonu bir kez daha gündeme gelmiş. 'Kayıp Masallar' projesi Atlas veBuğday Derneği ortaklığında, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı veCoca Cola 'Hayata Artı' Gençlik Programı desteğinde gerçekleşiyormuş.Proje kapsamında ilk olarak üç kişilik ekip bir ay boyunca Anadolu'nunçeşitli yerlerini dolaşmış ve Yörüklere konuk olmuş. Görüştükleriarasında Sarıkeçililer de varmış. Göçerliği ısrarla bırakmayan bu Yörükaşireti 71. sayıda Atlas'ta geniş şekilde yer almış. Ancak Çağlarİnce'nin getirdiği haberler, artık onların da yerleşik hayata geçmeleriiçin yollarının kesildiğini gösteriyormuş. Çağlar şöyle anlatıyor:
Jan 17 2011 10:43AM
Yazı: Özcan Yüksek / Referans Gazetesi, 05.04.2008