|
Örtüsüz nedenler örtülü sonuçlar
Her şey ikiye ayrılıyor. Hızla ikiye. Örtülü ve örtüsüz. Zaten ayrılmıştı, iyice ayrılıp uzaklaşıyor. Uzaklaşıp kayıp mı oluyor, hayır ikiye ayrılıp biraz uzaklaşıp iyice mevzileniyor. Hızla bölünüyor, hızla örtünüyoruz. Başımız, gözümüz, kulağımız, aklımız, fikrimiz, sokaklar, ellerimiz, vitrinler, cumhuriyet, kızlar, erkekler, çocuklar, Ankara, İstanbul, Rize, Sivas, Maraş, Çorum, gazeteler, televizyonlar, parklar, cumhuriyet, özgürlük, demokrasi, Kurtuluş Savaşı, bilim, hızla örtünüyoruz. Örtünmeyenler, daha da çıplak kalıyor, apaçık ve çıplak. Fark etmek gerekir ki, örtmek ve açmak aslında aynı eylemdir. Kendini örtersen, örtünmemiş olanı daha da açmış olursun. Ve bunun tersi de doğrudur, sen açarsan, örtülü daha da kapanmış olur. Öte yandan kadını kanunen açmak ve kanunen örtmek de aynı gibi gözükür.
|
|
|
|
Özcan Yüksek
|
Edilgen kadın
Örtünmek yasaktır ya da açmak yasaktır. Aynı gibi gözükür. Kanunen açmak veya kanunen örtmek. Bu eylemlerde kadın edilgendir, nesnedir; iktidar (erkek) etkin öznedir. İktidar, Türkiye'de kadının bedeni üzerinden erkeklerin verdiği egemenlik mücadelesi şeklinde geçmektedir. Ama iki kanun koyucu arasında büyük bir fark vardır. Biri yalnızca kendi yaptığı kanunu koymaktadır; diğeri, kendi kanununun yanına dinin kanununu da koymaktadır. Hukukçunun kelamının karşısına "Allah'ın kelamı"nı koymaktadır. Din ve kanun! Nelere yol açabilir? Çenenin altında bir uzlaşma, "Türk-İslam sentezi" yakalayan toplum, bunu nasıl bilebilir ki? Bütün bildiklerini hızla öğüten toplum, nereden bilecek Benazir'in Pakistan'ında son on, on beş yılda olanları (Atlas, şubat sayısı).
Gelenek ve yasa
İki kavis arasına alarak söylüyorum: (Gelenek yasayla konulamaz. Asıl sorun din değil, siyasi dindir ya da dini siyaset. Asıl sorun dinsel sivil yaşam değil, dinsel siyasi yaşamdır. Kadının başındaki örtüyü çekiştiren siyasi mücadele türü, asıl mücadeleden kaçmaktır. Özgürlük mücadelesi, siyasi arenada verilmelidir. Laik toplum, başörtüsü takanları, türban takanları kendi yanına çekmelidir. Laikliğe açık ya da gizlice karşı çıkan siyasi çevrelere bu insanları terk etmemelidir. Örtülü kadınlar, örtüsüz kadınları, örtüsüz toplumu, laik özgürlüğü savunmalıdır.) Laik toplum ve laik devlet, halkının dini inançlarını, Sünni ya da Alevi ya da başka inançlarını ya da inançsızlığını güvence altına almalıdır. Kime karşı? Asıl olarak siyasi dine karşı güvence altına almalıdır. Siyasi dinin pek çok tonu vardır. O noktaya vardığında, siyasi din, siyasi İslam, özellikle kadınlardan başka talepler de isteyecektir. Gönül rızasıyla değil şeriat kılıcıyla, "Şeriat Kaleşnikofu"yla isteyecektir. Afganistan'da, üniversite öğrencisi kızlar, evlerinden gece yarısı alınıp öldürülmüştür. Yüzlercesi. Müslümanın Müslümana zulmü hiçbir zulme benzemez. Pek çok Müslüman ülkede, başı açık okula gidilemez, ilkokula bile gidilemez. Toplum hızla ikiye ayrılıyor. Örtülü ve örtüsüz. Mevcut siyasi partilerin hepsi, bu ikilik üzerine kurulmuş partiler. Bu ikiliğin güçlenmesi onları güçlendiriyor ya da ayakta tutuyor. Toplumun iki sıfatı vardır artık, bütün cümleleri bu sıfatlarla kurmaya başlayabilirsiniz, bütün cümlelerde yalnızca iki kelime vardır. Paradokslarla süren bu masal, "erdiler muradına" ile biter: Örtüsüz TÜSİAD. Örtülü MÜSİAD. Örtülü üniversite. Örtüsüz lise. Örtüsüz hâkim. Örtülü sanık. Örtüsüz doktor. Örtülü hasta. Örtülü Havva. Örtüsüz Adem. Örtüsüz kadın. Örtülü erkek. Örtülü ödenek. Örtülü Washington. Örtülü sır. Örtülü son. Her şey ikiye ayrılıyor. Hızla ikiye. Örtülü ve örtüsüz. Zaten ayrılmıştı, iyice ayrılıp uzaklaşıyor. Uzaklaşıp kayıp mı oluyor, hayır ikiye ayrılıp b...
Özcan Yüksek / Referans Gazetesi, 02.02.2008
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
Esmer Hurafe: Gece esmerdir. Konuşur. Gece konuşmalarına, gece hikâyelerine eski Araplar bu yüzden esmer demişlerdir. Esmer öyküler, beyaz öykülerden farklı olarak inanılması güç olanlardır. (25.04.0008)
|
|
·
|
Sarıkeçililer, Sarı Evlere!: (15.04.0008)
|
|
·
|
Barış : (14.04.0008)
|
|
·
|
The Sun-Headed Men: (08.04.0008)
|
|
·
|
Öğret Bana: Atlas geçen yıl nisan ayında on beşinci yaşına girmişti, bu sayıda 15 yılı geride bıraktı, on altıncı yılından gün aldı. Biz hâlâ buradayız. Siz de buradasınız. Aynı ormanın içinde. Ne güzel! (26.03.0008)
|
|
·
|
Uçan halı hayalinin gerçek olduğu mekân: Binbir Gece Masalları'nın sır coğrafyalarından birinden dönüşte, uçan halım Dubai'de aktarma yapacaktı. Serendip Adası'ndan geliyordum, Adem'in cennetten indiği yeryüzündeki cennetten. (25.03.0008)
|
|
·
|
Altdünya Düşleri: (16.02.0008)
|
|
·
|
Türban, Firavun ve Modern: (21.01.0008)
|
|
·
|
Define: Gecenin tegannisi nefes nefes nefestir. Görünmeyenlerin kaş göz işaretleri öyküler anlatır sana. Devran eden yıldızlarla sabahlarsın. Sanki yıldızlar birikir, gündüz olur. Oysa rüyada ne sabah vardır ne akşam. Her şey aynıdır. (14.01.0008)
|
|
·
|
Gölge: Gece dünyanın gölgesidir. Kimse kendi karanlığından kaçamaz. Ve kimse kendi gölgesinden, öteki kendisinden, belki de asıl kendisinden kaçamaz. Çünkü onlarsız olamayacağına göre, aşk ve korku, gölgeler dünyasına aittir. (17.12.0007)
|
|
·
|
Bin Bir: Bir gün daha geçer. Düşmanın ömrü gibi. Bir gün daha ve akşam olur. (26.11.0007)
|
|
·
|
Hızlı Öpücük: (21.11.0007)
|
|
·
|
İbrahim yeniden yürüyecek mi: Bütün dünya nüfusunun yarısına yakının inandığı dinin temelini oluşturan Hz İbrahim, yürüdüğü coğrafyada yeniden insanlığın etkileyebilecek mi? Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, birer çatışma bahanesi olmaktan çıkacak mı? (10.11.0007)
|
|
·
|
Kaz Dağı'nda 150 milyon dolar için 450 milyon dolar yakılıyor: Altın yumurtlayan tavuğu kesersen, içinde altın olmadığını görürsün. Yalnızca altın liralar sayılmaz, zeytin taneleri de sayılır, ormandaki ağaçlar a sayılır, siyanür şişeleri, zeytin toplayıcıları, satıcıları, alıcıları da sayılır. (04.11.0007)
|
|
·
|
Dersimiz Nedir?: Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Sünniler, Şiiler, ateistler, sufiler, Bektaşiler, Şamanlar, Aleviler. Hepimiz duygusu önemli. Hepimiz. Özne, hepimiz olmalı. Hepimiz, nokta nokta... (26.10.0007)
|
|
·
|
Günah Keçisi: Suçlarımızı ve acılarımızı, bizim yerimize taşıyacak başka bir varlığa ya da nesneye aktarabilseydik keşke. Yaban akıl bunu başarabilirdi. Biz uygarlar, suçlarımız ve acılarımızla yaşamaya mahkûmuz. Yaban ve günahsız mı, yoksa uygar ama günahkâr ve acılar içinde olmak mı tercih edilmeli acaba? (26.10.0007)
|
|
·
|
SESSİZCE DÖN: İç İçe Zamanlar: Özcan Yüksek'in yazdığı Sessizce Dön, Doğan Kitap'tan çıktı. Mevlana'nın Anadolu'ya göç yolunu tekrar aşan Yüksek, bu uzun güzergâhın deneyimini okurlarla paylaşıyor. Kitapta Mevlana'nın zamanı ve bizim zamanımız iç içe geçiyor, büyük düşünür kimlik ve özgürlük sorunu hakkında günümüze bir şeyler söylüyor. Yüksek'le Sessizce Dön'ü konuştuk. (25.10.0007)
|
|
·
|
Flamingoların yalnızlığı: Eğer İstanbul'a Afyon üzerinden dönecekseniz, artık tamamen kurumuş olan Akşehir Gölü'nü gezebilirsiniz. Tatiliniz ve geziniz sırasında halkla konuşmayı da ihmal etmeyin. Orada insanların, 'Bir zamanlar buradan su kükreyerek çıkardı' dediklerini işitecekseniz. (26.08.0007)
|
|
·
|
Güneşin Çalgıcıları: Rüzgâr ve mısır tarlaları tatlı, uğultulu bir şarkı çalıyordu. Meksika'nın uzak, küçük bir dağ kasabasının, adı Kuetzalan olan kasabasının yakınındaydım. (20.08.0007)
|
|
·
|
Çapariz: Marmaray kazılarından, İstanbul şehrinin bilinçaltı ortaya çıktı. İlk İstanbul, ilk metropol, dünyanın ilk, en büyük limanı bulundu. (29.06.0007)
|
|
·
|
Dünya Döndü!: Kule tıhuu uuu, yani uzuuun, çok uzun zaman önce. (27.06.0007)
|
|
·
|
İlk İstanbul'a sahip çıkacak mıyız: İstanbul'u, İstanbul'u yok ederek mi geliştireceğiz? O zaman İstanbul’a niye geldik ki? Bir yerden bir yere gitmek önemli. Bir yerden bir yere gitmek İstanbul'da bir cehennem. Ama bir yerden bir yere gitmek için İstanbul'u yok etmek mi gerekiyor? (25.06.0007)
|
|
·
|
Bumerangın Dönüşü: Coğrafya kitapları üstünde pek durmaz, dünyamızın iki kıtasında büyük bir temizlik yaşanmış ve beyaz tenliler oralarda kendi uygarlıklarını kurmuşlardır. Şöyle bir soru gelse sınavda örneğin: Hangi iki kıtadır bunlar, isimlerini yazınız? (29.05.0007)
|
|
·
|
Mevlana, dünyanın yeni zihnini sarsıyor: Mevlana'nın dünya yılı için İstanbul'a gelen dünya insanlarını The Marmara'da iki gün boyunca Mevlana'yı konuştu. Mini eteklisinden başörtülüsüne kadar toplantıya katılan insanlar 'ne olursan ol gel' sözüne istinaden gelmiş gibiydiler. (13.05.0007)
|
|
·
|
Keşfetmenin ruh çözümlemesi: Atlas dergisinin 15. yılı için özel bir sayı hazırlarken, en başından beri bu dergide olan biri olarak, ister istemez, en çok şu soruyu soruyordum kendime: Nasıl bir dergi Atlas? (29.04.0007)
|
|
|
 |