|
Keşfetmenin ruh çözümlemesi
Atlas dergisinin 15. yılı için özel bir sayı hazırlarken, en başından beri bu dergide olan biri olarak, ister istemez, en çok şu soruyu soruyordum kendime: Nasıl bir dergi Atlas?
Bu soruya derginin editörü farklı bir yanıt verecektir, ama onun verdiği yanıt tek başına önem taşımaz.
Bu soruya okurun verdiği yanıttır asıl önemli olan. Bir Atlas dergisini 5.9 kişi okuduğu için, okur sayısını aşağı yukarı 250-300 bin sayıyorum. Böyle kalabalık bir kitleden tek, ortak bir yanıt almak zor. Ne var, soru tek olduğuna göre, sayısız yanıtın içinden tek olanı da çıkarmak gerekir.
Atlas'ın özel sayısı, mayısın ilk günlerinde piyasada olacak. Derginin bu sayıya özel iki kapağından biri ve sayfalarının yarısı bu sorunun yanıtına ayrıldı.
Bu sorunun yanıtını vermesi için 15 okur seçildi. Farklı yaş, meslek ve özelliklerde 15 Atlas okuru.
Okurları kendi özel yaşamları içinde fotoğrafladı Atlas fotoğrafçıları ve düşüncelerini, görüşlerini not etti. Her şey bitip de okur fotoğrafları ve düşünceleri önüme geldiğinde; karşımda yalnızca Atlas okurlarının küçük yaşam öyküleri değil kendi yaşam öykümün bir bölümü de vardı.
Nasıl bir dergi Atlas?
Bu sorunun yanıtı, bir anlatı, bir yaşam öyküsü parçası şeklinde olmalıydı belki de…
Bu sorunun yanıtı, keşfetme eyleminin kendisini keşfetmekle verilebilecekti sanki.
Atlas'ın kendisine ait koyu mavi çerçeveli kapağının sol üst köşesindeki logosunun üzerinde, daha ince ve küçük karakterle şu cümle yazar:
Aylık Coğrafya ve Keşif dergisi.
Bu ifade, Atlas'ı kendi türü ya da farklı türden diğer dergilerden ayırır.
Küresel kültürün en önemli araçları, Coca Cola, Nescafe ya da bir başka küresel ürün değildir aslında. Küresel kültür deyince akla ilk önce dergiler gelmelidir. Avrupa ve Amerikan dergileri, bütün dünya ülkelerine rahatlıkla girer; dünyanın doğusunda ve batısında aynı yaşam biçimini geniş kitlelere farklı dillerde sunar. Şangay'daki çekik gözlü kız, aynaya bakar, yüksek ökçeli ayakkabılarının üzerinde kalçasını şöyle bir eğer ve büker, sonra da gözlerinin ne kadar Kate Moss'a benzediğine ikna olur.
Otomobil dergileri, kadın dergileri, dekorasyon dergileri, erkek dergileri, bilgisayar dergileri, gazetelerin başaramadığını yapar ve küresel kültürü, parlak, şıkır şıkır kağıdın üzerinde her ay dünyaya açıklar. Şöyle der: Bu ay böyleyiz!
Ölümünü bilen okur
Her ay diyorum, çünkü, haftalık ve günlük yayın organları böyle bir küresel ortaklığı sağlamakta zorlanır. Otomobil dergilerini bu bağlamın içine sokmamak gerekir.
Evet, üzerinde keşif dergisi yazan bir yayın var mıdır acaba küresel dergi dünyasında?
Bir okur, yaşamının Atlas'la ilişkili parçasını anlatırken, dedesinden söz ediyordu. Hatta dedesinin siyah beyaz bir fotoğrafını da vermiş Atlas yazarına. Dedesinin Atlas dergisini okuma tarzından söz etmiş. Nasıl da, dergi çabuk bitmesin diye sayfalarını yavaş yavaş çevirdiğinden, haritalarını nasıl da özenle sakladığından söz etmiş. Yıllar geçmiş, bir süre sonra dedesi, ondan Atlas aboneliğini yenilememesini istemiş. Gerek yok, demiş. Bunun nedenini birkaç ay sonra anlayabilmiş Atlas okuru genç kadın. Dedesi hayata veda ettiği zaman anlamış.
Nasıl bir dergi Atlas, sorusunun yanıtı bu öyküde gizli olmalıdır. Yaşamın anlamında, varoluşta, yaşama arzusunda, sevincinde gizli.
Jung'a sorsaydık şöyle derdi herhalde: Atlas, dış dünyayı anlatıyor, dışa dönük bir dergidir. Ama keşif yalnızca dış dünyaya ait bir eylem midir? İnsan neden keşfetmek ister, yalnızca bir coğrafya parçasına ilk kez gözlerini değdirmek için mi? İnsan belki de, kendisini keşfetmek için yola çıkar. Kendi yaşamını tehlikeye atar bazen ve öyle yola çıkar.
Nasıl bir dergidir Atlas?
Atlas belki de içedönük editörlerin hazırladığı dışa dönük bir dergidir.
Özcan Yüksek / 28.04.2007
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
Esmer Hurafe: Gece esmerdir. Konuşur. Gece konuşmalarına, gece hikâyelerine eski Araplar bu yüzden esmer demişlerdir. Esmer öyküler, beyaz öykülerden farklı olarak inanılması güç olanlardır. (25.04.0008)
|
|
·
|
Sarıkeçililer, Sarı Evlere!: (15.04.0008)
|
|
·
|
Barış : (14.04.0008)
|
|
·
|
The Sun-Headed Men: (08.04.0008)
|
|
·
|
Öğret Bana: Atlas geçen yıl nisan ayında on beşinci yaşına girmişti, bu sayıda 15 yılı geride bıraktı, on altıncı yılından gün aldı. Biz hâlâ buradayız. Siz de buradasınız. Aynı ormanın içinde. Ne güzel! (26.03.0008)
|
|
·
|
Uçan halı hayalinin gerçek olduğu mekân: Binbir Gece Masalları'nın sır coğrafyalarından birinden dönüşte, uçan halım Dubai'de aktarma yapacaktı. Serendip Adası'ndan geliyordum, Adem'in cennetten indiği yeryüzündeki cennetten. (25.03.0008)
|
|
·
|
Altdünya Düşleri: (16.02.0008)
|
|
·
|
Örtüsüz nedenler örtülü sonuçlar: (04.02.0008)
|
|
·
|
Türban, Firavun ve Modern: (21.01.0008)
|
|
·
|
Define: Gecenin tegannisi nefes nefes nefestir. Görünmeyenlerin kaş göz işaretleri öyküler anlatır sana. Devran eden yıldızlarla sabahlarsın. Sanki yıldızlar birikir, gündüz olur. Oysa rüyada ne sabah vardır ne akşam. Her şey aynıdır. (14.01.0008)
|
|
·
|
Gölge: Gece dünyanın gölgesidir. Kimse kendi karanlığından kaçamaz. Ve kimse kendi gölgesinden, öteki kendisinden, belki de asıl kendisinden kaçamaz. Çünkü onlarsız olamayacağına göre, aşk ve korku, gölgeler dünyasına aittir. (17.12.0007)
|
|
·
|
Bin Bir: Bir gün daha geçer. Düşmanın ömrü gibi. Bir gün daha ve akşam olur. (26.11.0007)
|
|
·
|
Hızlı Öpücük: (21.11.0007)
|
|
·
|
İbrahim yeniden yürüyecek mi: Bütün dünya nüfusunun yarısına yakının inandığı dinin temelini oluşturan Hz İbrahim, yürüdüğü coğrafyada yeniden insanlığın etkileyebilecek mi? Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, birer çatışma bahanesi olmaktan çıkacak mı? (10.11.0007)
|
|
·
|
Kaz Dağı'nda 150 milyon dolar için 450 milyon dolar yakılıyor: Altın yumurtlayan tavuğu kesersen, içinde altın olmadığını görürsün. Yalnızca altın liralar sayılmaz, zeytin taneleri de sayılır, ormandaki ağaçlar a sayılır, siyanür şişeleri, zeytin toplayıcıları, satıcıları, alıcıları da sayılır. (04.11.0007)
|
|
·
|
Dersimiz Nedir?: Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Sünniler, Şiiler, ateistler, sufiler, Bektaşiler, Şamanlar, Aleviler. Hepimiz duygusu önemli. Hepimiz. Özne, hepimiz olmalı. Hepimiz, nokta nokta... (26.10.0007)
|
|
·
|
Günah Keçisi: Suçlarımızı ve acılarımızı, bizim yerimize taşıyacak başka bir varlığa ya da nesneye aktarabilseydik keşke. Yaban akıl bunu başarabilirdi. Biz uygarlar, suçlarımız ve acılarımızla yaşamaya mahkûmuz. Yaban ve günahsız mı, yoksa uygar ama günahkâr ve acılar içinde olmak mı tercih edilmeli acaba? (26.10.0007)
|
|
·
|
SESSİZCE DÖN: İç İçe Zamanlar: Özcan Yüksek'in yazdığı Sessizce Dön, Doğan Kitap'tan çıktı. Mevlana'nın Anadolu'ya göç yolunu tekrar aşan Yüksek, bu uzun güzergâhın deneyimini okurlarla paylaşıyor. Kitapta Mevlana'nın zamanı ve bizim zamanımız iç içe geçiyor, büyük düşünür kimlik ve özgürlük sorunu hakkında günümüze bir şeyler söylüyor. Yüksek'le Sessizce Dön'ü konuştuk. (25.10.0007)
|
|
·
|
Flamingoların yalnızlığı: Eğer İstanbul'a Afyon üzerinden dönecekseniz, artık tamamen kurumuş olan Akşehir Gölü'nü gezebilirsiniz. Tatiliniz ve geziniz sırasında halkla konuşmayı da ihmal etmeyin. Orada insanların, 'Bir zamanlar buradan su kükreyerek çıkardı' dediklerini işitecekseniz. (26.08.0007)
|
|
·
|
Güneşin Çalgıcıları: Rüzgâr ve mısır tarlaları tatlı, uğultulu bir şarkı çalıyordu. Meksika'nın uzak, küçük bir dağ kasabasının, adı Kuetzalan olan kasabasının yakınındaydım. (20.08.0007)
|
|
·
|
Çapariz: Marmaray kazılarından, İstanbul şehrinin bilinçaltı ortaya çıktı. İlk İstanbul, ilk metropol, dünyanın ilk, en büyük limanı bulundu. (29.06.0007)
|
|
·
|
Dünya Döndü!: Kule tıhuu uuu, yani uzuuun, çok uzun zaman önce. (27.06.0007)
|
|
·
|
İlk İstanbul'a sahip çıkacak mıyız: İstanbul'u, İstanbul'u yok ederek mi geliştireceğiz? O zaman İstanbul’a niye geldik ki? Bir yerden bir yere gitmek önemli. Bir yerden bir yere gitmek İstanbul'da bir cehennem. Ama bir yerden bir yere gitmek için İstanbul'u yok etmek mi gerekiyor? (25.06.0007)
|
|
·
|
Bumerangın Dönüşü: Coğrafya kitapları üstünde pek durmaz, dünyamızın iki kıtasında büyük bir temizlik yaşanmış ve beyaz tenliler oralarda kendi uygarlıklarını kurmuşlardır. Şöyle bir soru gelse sınavda örneğin: Hangi iki kıtadır bunlar, isimlerini yazınız? (29.05.0007)
|
|
·
|
Mevlana, dünyanın yeni zihnini sarsıyor: Mevlana'nın dünya yılı için İstanbul'a gelen dünya insanlarını The Marmara'da iki gün boyunca Mevlana'yı konuştu. Mini eteklisinden başörtülüsüne kadar toplantıya katılan insanlar 'ne olursan ol gel' sözüne istinaden gelmiş gibiydiler. (13.05.0007)
|
|
|
 |