|
Uzunca bir zamandır masallarla ilgilendiğim biliniyor. Uzunca bir zamandır geçmişle, uzak geçmişle ilgilendiğim de. Uzunca bir zamandır doğanın yokedilişiyle ilgilendiğim de biliniyor...
|
|
|
|
Pürüzsüz, yeşile çalan mavi renkte tenleri vardır. Ayrık ve kısık kedi gözleriyle bakarlar ormanın derinliklerine. Uzun ve kavrayıcı, bazen kırbaç, bazen sarmaşık gibi kıvranan kuyruklara sahip, yaklaşık üç metre uzunluğunda bir ırktır.
|
|
|
|
Ey ''Ahmaklar Çağı''nın zamandaşları! Ormanlarımızı koruyabilirsek eğer, gezegenimizi ve tabii kendimizi de koruyabileceğiz. Bu basit gerçeği anlatmak, yaşadığımız çağ itibariyle kolay değil, ama vaz mı geçelim?
|
|
|
|
|
Binbir Gece Masalları'nın sır coğrafyalarından birinden dönüşte, uçan halım Dubai'de aktarma yapacaktı. Serendip Adası'ndan geliyordum, Adem'in cennetten indiği yeryüzündeki cennetten.
|
|
|
|
|
|
|
|
Gecenin tegannisi nefes nefes nefestir. Görünmeyenlerin kaş göz işaretleri öyküler anlatır sana. Devran eden yıldızlarla sabahlarsın. Sanki yıldızlar birikir, gündüz olur. Oysa rüyada ne sabah vardır ne akşam. Her şey aynıdır.
|
Gece dünyanın gölgesidir. Kimse kendi karanlığından kaçamaz. Ve kimse kendi gölgesinden, öteki kendisinden, belki de asıl kendisinden kaçamaz. Çünkü onlarsız olamayacağına göre, aşk ve korku, gölgeler dünyasına aittir.
|
|