ATLAS LOGO
Mart 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Atlasdan ’ Cevren 
Küçük Cüsse, Büyük Zekâ

Çekirge, arı, sinek gibi küçük hayvanların beyni aslında son derece karmaşık. Arılar benzer nesneleri sınıflandırıyor, simetrik ve asimetrik şekilleri ayırt ediyor. Sinekler, yaklaşan tehlikenin yönüne göre saniyenin onda biri sürede en uygun uçuş pozisyonunu alıyor.




Meyvesineği tırnak ucu kadar ama şaşırtıcı yeteneklere sahip. Çevresini araştırırken bir süre düz uçtuktan sonra hızla 90 derecelik dönüşler yapıyor. Kaliforniya Üniversitesi'nden Profesör Mark Frye'ın araştırması bu uçuş tarzının yiyecek bulma ihtimalini maksimuma çıkardığını gösterdi.
JAHOO/DREAMSTIME

Profesör Karl von Frisch, yaklaşık 60 yıl önce arıların gizli dilini deşifre ettiğinde, önceleri kendisi bile bulduğu şeyin doğruluğuna tam olarak inanamamıştı. Arılar kodlanmış bir mesajla, özel bir 'dansla' besin kaynağının yerini bildiriyordu. Daha sonra, 1973 yılında bu keşfi ona Nobel ödülü kazandırdı. Bugüne kadar yapılan çok sayıda deney arıların dansını tekrar tekrar doğruladı. Kovana dönen arılar, buldukları besin kaynağının güneşe göre yönünü ve kovana olan uzaklığını haber veriyor. Örneğin, saat üç yönünde bedenini titreterek vızıldayarak ilerleyen bir arı, besinin güneş yönünün 90 derece sağında olduğuna işaret ediyor. Bu dansın süresi de ne kadar uzakta olduğunu gösteriyor. Hepsi bu kadar da değil. Kovanda uzun süre kalan arılar, güneşin değişen yönünü hesaba katıp danslarının açısını değiştiriyor!
Peki, dansları izleyen arılar bu kadar karmaşık bir mesajı anlayabiliyor mu? Birkaç yıl önce, İngiltere'de bulunan Rothamsted Araştırma Merkezi'nden Profesör Joe Riley ve ekibi, harmonik radar kullanarak izleyici arıların nereye gittiğini belirledi. Doğruca dans eden arıların işaret ettiği besin kaynağının bulunduğu yere gidiyorlardı. Profesör Riley, arıları rotalarından saptıracak kadar şiddetli rüzgâr olduğu halde bunu yapabildiklerini belirtiyor. Riley'in ekibi ilginç bir deney daha yaptı. Araştırmacılar, arılardan bazılarını kovandan birkaç yüz metre uzağa götürüp bıraktı. Bunlar da, dans eden arıların gösterdiği yöne, onların işaret ettiği uzaklığa uçtu. Ama başlangıç noktaları yanlıştı, sonuçta hiçbir şey bulamadılar.
Dünyanın iki ayrı ucunda yaşayan arılar bile birbirlerinin dilini anlayabiliyor. Arı dansının süresi besin kaynağının uzaklığını gösteriyor ama farklı arı türleri aynı uzaklığı farklı sürelerle ifade ediyor. Örneğin Avrupa balarıları için bir buçuk saniyelik dans, besin kaynağının 600 metre uzakta olduğu anlamına geliyor. Oysa Asya balarıları için aynı dans, 400 metre uzaklığı gösteriyor. Çin, Avustralya ve Almanya'dan araştırmacılar, Çin'in Fujian eyaletindeki Da Mei Kanalı kıyılarında bulunan Asya balarısı kovanlarına Avrupa balarılarını yerleştirerek bir deney yaptı. Asya balarıları, kısa sürede Avrupa balarılarının 'dillerini' çözüp doğru yönde, doğru uzaklığa gitmeye başladı ve onların işaret ettiği besin kaynağını buldu.

Arılar, besin kaynağının güneşe göre yönünü ve kovana olan uzaklığını diğer arılara 'dansla' haber veriyor. Örneğin petekte dimdik yukarı doğru dans eden bir arı, besinin tam güneş yönünde olduğunu, dikeyin 45 derece sağına doğru dans eden arı ise, besinin güneşin 45 derece sağında olduğunu bildiriyor.
J. TAUTZ, M. KLEINHENZ, BEEGROUP WÜRZBURG
Besin kaynaklarının kokuları çok hafif olabiliyor ama tırnak ucu kadar meyvesineği bile yiyeceğini buluyor. Peki ama nasıl? Meyvesineği çevresini araştırırken bir süre düz uçtuktan sonra hızla sağa ve sola 90 derecelik dönüşler yapıyor. Sonra biraz daha düz uçup tekrar 90 derecelik dönüşler yapıyor. Sineklerin, ortada çarpabilecekleri bir şey yokken neden böyle dönüşler yaptıkları bilinmiyordu. Kaliforniya Üniversitesi'nden Profesör Mark Frye'ın sineklerin uçuş şekline ilişkin araştırması konuya açıklık getirdi. Sonuçları PLoS ONE dergisinde yayımlanan bu araştırmaya göre, uçuş tarzları yiyecek bulma ihtimalini maksimuma çıkarıyor.
Sineklerin nasıl uçtuğunu anlamak için yıllarını veren Kaliforniya Teknik Üniversitesi'nden Profesör Michael Dickinson, yaklaşık bir yıl önce sineğin müthiş kaçış manevrasının sırrını açıkladı. Profesör Dickinson yönetiminde yapılan deneylere göre sineklere vurmak çok zor çünkü minik beyinlerinin harika hesaplama yeteneği var. Sinekler yaklaşan tehlikenin geliş yönüne göre, hızla en uygun uçuş öncesi pozisyonunu alıyor. Üstelik saniyenin onda biri gibi bir sürede. Örneğin tehlike önden geliyorsa ortadaki bacaklarını ileriye uzatıp arkaya doğru eğiliyor. Sonra da geri geri uçarak kaçıyor. Profesör Michael Dickinson'a göre bu, sinek beyninin hızını ve karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
Bir çekirge sürüsünde kilometrekare başına 80 milyon yetişkin çekirge olabiliyor, sürü 1200 kilometrekarelik bir alanı kaplayabiliyor ve günde 130 kilometreden fazla yol alabiliyor. Gelin görün ki bu izdihamda çekirgeler birbirlerine çarpmıyor. Bir süre önce, Newcastle Üniversitesi'nden Dr. Claire Rind, 100 çekirgeye 'Star Wars' filminden bazı sahneler seyrettirip gözlerinin arkasında bulunan LGMD adındaki büyük sinir hücresinin faaliyetini izledi. Ekranda ne zaman hızla yaklaşan bir uzay gemisi görünse LGMD tepki veriyordu. Uzmanların elde ettiği verilere göre, çekirgedeki görsel nöronlar yaklaşan nesnelere seçici biçimde tepki veriyor. Erken uyarı sistemleri sayesinde çekirgeler çarpışmıyor. Öyle ki, bir çekirge hareketi algıladıktan yaklaşık 45 milisaniye sonra kaçabiliyor.
Böcekler basit yaratıklar olmadıkları gibi, beyinleri de basit değil. Londra Üniversitesi'nden Profesör Lars Chittka ve Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Jeremy Niven, geçtiğimiz ay yayımlanan makalelerinde böceklerin kendilerinden çok daha büyük hayvanlar kadar zeki olabileceğini ifade ediyor. Bir balinanın beyni yaklaşık dokuz, insan beyni yaklaşık bir buçuk kilogram, bir arının beyni ise yalnızca bir miligram. Buna rağmen arılar, benzer nesneleri sınıflandırıyor, aynı ve farklıyı anlıyor, simetrik ve asimetrik şekilleri ayırt edebiliyor. PLoS ONE'da 2009 yılında yayımlanan araştırmaya göre bir, iki, üç ve dört arasındaki farkı da bir bakışta anlıyorlar. Kaliforniya Üniversitesi'nden böcekbilimci Dr. Doug Yanega şöyle söylüyor: 'Bütün hayvanlar, kendi yaşam tarzları ne kadar zeki olmalarını gerektiriyorsa tam olarak o kadar zeki.'

SELCEN PİRGE / Atlas Ocak 2010, sayı 202

EDİTÖRÜN NOTU
Atlas'ın bahar takvimi çok dolu. Kaz Dağları, Alakır, Sarıkeçililer, İstanbul'da kalanlar için Dağ Filmleri Festivali. Bu etkinlik, İstanbul'a gelemeyenler için başka kentlere de gidecek.
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Sadakat İstanbul: Boğazını Koru
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.