Bir de parazit eşekarısı larvalarını, onların annesiymiş gibi koruyan tırtıllar var. Brezilya'da yaşayan parazit eşekarısı Glyptapanteles, yumurtalarını güve tırtılı Thyrinteina leucocerae vücuduna enjekte ediyor. Larvalar tırtılın içinde büyüyor ve bir süre sonra dışarı çıkıp yakında bir yerde koza örüyor. Amsterdam Üniversitesi'nden bilim insanlarının geçtiğimiz yıl PLoS One dergisinde yayımlanan araştırmasına göre, bu aşamadan sonra tırtıllar beslenmeyi bırakıp kozaların yanında nöbet tutmaya başlıyor. Kozadaki eşekarılarının 'düşmanı' böcekler yaklaştığında başlarını şiddetle sağa sola sallayarak onları aşağı düşürüyorlar. Eşekarıları kozadan çıktıktan kısa bir süre sonra tırtıllar da ölüyor. Araştırma grubundan Dr. Arne Janssen şunları söylüyor: 'Tam olarak neyin tırtılları öldürdüğünü bilmiyoruz ama tırtılın ölüm anı eşekarısının koza devresinin bitimine ayarlanmış görünüyor. Bu çok etkileyici.'
Şaşırtıcı bir başka davranış değişikliği de Kosta Rika'nın ormanlarında yaşayan Plesiometa argyra türü örümceklerde görülüyor. Bir parazit eşekarısı olan Hymenopimecis sokunca bu örümcekler on, on beş dakika boyunca felç oluyor. Bu sırada, eşekarısı örümceklerin karnına kendi yumurtasını yapıştırıyor. Örümcekler, yumurtadan çıkıp zamanla büyüyen eşekarısı larvasıyla birlikte günlük yaşamlarına devam ediyor. Larvanın koza örme zamanı gelene kadar... Koza zamanı gelince örümcek, şekli avlarını yakalamada kullandığı ağdan farklı, rüzgâra ve yağmura daha dayanıklı bir ağ yapıyor. Kosta Rika Üniversitesi'nden Dr. William Eberhard 'Bu ağın tasarımı benzersiz, örümcek normal yaşamında buna benzeyen hiçbir şey yapmaz' diyor. Ağın yapımı bittikten sonra larva, bu ağdan aşağı sarkan bir koza örüyor. Bazı parazitler hayatlarının farklı dönemlerini farklı canlı türlerinde geçiriyor. Dicrocoelium dendriticum da böyle bir parazit. Erişkinleri koyun, geyik gibi otçul hayvanların karaciğerinde yaşıyor. Yumurtaları bu hayvanların dışkılarıyla çevreye yayılıyor. Salyangozlar da bu yumurtaları yiyor. Parazit larvaları üç dört ay salyangozda kaldıktan sonra salyangoz sümüğüyle atılıyor. Bundan sonra karıncalara geçiyorlar. Bir karınca bu parazitleri yediğinde gerçekten ilginç şeyler oluyor. Karınca hava soğumaya, akşam olmaya başlayınca diğer karıncalardan ayrılıp otların üstüne tırmanıyor ve bekliyor. Hava sıcaklığı 20 derecenin altında kaldığı sürece aşağıya inmiyor. Eğer bütün gece boyunca bir otçul hayvan tarafından yenmemişse, güneş doğunca aşağıya iniyor ve günü diğer karıncalar gibi geçiriyor. Akşama doğru tekrar bir otun üstüne tırmanıyor ve yine bekliyor. Yeni araştırmalar, parazitlerin ekosistemler için besin zincirinin tepesindeki avcı hayvanlar kadar önemli olabileceğini gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi'nden Dr. Kevin Lafferty, pek çok canlı türünü barındıran Kaliforniya kıyısındaki Carpinteria Tuzlu Bataklığı'nda ilginç deneyler yaptı. Tek parazit türünün bile doğada ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösterdi. Deneylere konu olan Euhaplorchis californiensis, üç ayrı canlı türünün bedenine konuk olan bir parazit. Yumurtaları kuşların dışkısıyla yayılıyor. Deniz salyangozları bu yumurtaları yiyor; parazitlenen salyangozlar kısırlaşıyor. Lafferty'nin araştırmasına göre, bu parazitler olmasaydı, salyangoz nüfusu yaklaşık iki katına çıkardı. Bu da salyangozların yediği yosun tabakasının incelmesine ve salyangoz yiyen yengeç gibi türlerin çoğalmasına neden olurdu. Deniz salyangozlarından çıkan Euhaplorchis californiensis parazitleri, Kaliforniya kıyısındaki tuzlu bataklıklarda yaşayan Fundulus parvipinnis türü balıkların solungaçlarından içeri giriyor ve beyinlerine yerleşiyor. Dr. Lafferty, beyinlerinde parazit bulunan balıkları incelediğinde parazitsiz balıklar kadar sağlıklı olduklarını gördü. Ama aralarında bir fark vardı. Parazitli balıklar dikkat çekecek şekilde yüzüyordu. Hızla su yüzeyine yaklaşıyor, yan yüzerek parlak pullarını gösteriyorlardı. Deneylere göre, bu balıkların kuşlar tarafından yakalanma ihtimali diğerlerine kıyasla 10-30 kat fazla. Kaliforniya Üniversitesi'nden deniz biyoloğu Profesör Armand Kuris, parazitli balıkların çok sayıda kuşun kıyılarda toplanmasına yol açtığını düşünüyor. Sonuçta, parazit Euhaplorchis californiensis balıklardan tekrar kuşlara geçiyor, kuşun bağırsağında ürüyor, yumurtaları bölgeye yayılıyor ve yeniden bir parazit yolculuğu başlıyor. Bu parazitler hem türlerin sayısını dengede tutuyor, hem de kolay elde edilir besin sağlıyor Yazı: Selcen Pirge / Atlas Aralık 2009, sayı 201 |














