ATLAS LOGO
Eylül 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Atlasdan ’ Cevren 
Sağlıklı Duygu, Sağlıklı Beden

Duygu ve düşüncelerin beden sağlığı üzerindeki etkisi tıpta giderek daha çok önem kazanıyor. Olumlu beklentilerin ağrının azalmasından beyin faaliyetlerine kadar birçok konuda etkisi var.




İnsan zihninin hastalıkların seyrini etkileyebileceği fikri 19. yüzyılın ortalarına kadar kabul ediliyordu; hastalıkların tedavisinde zihnin etkisi göz ardı edilmiyordu. Bu fikre 20. yüzyılda önce karşı çıkıldı ama araştırmalar zihin beden ilişkisini doğruladı. Son zamanlarda, duygu ve düşüncelerin insanın beden sağlığını etkileyebileceğini gösteren bilimsel çalışmalar sık sık gündeme geliyor. Bunların en şaşırtıcılarından biri de Mart 2009'da açıklandı. İngiliz bilim insanlarının PNAS dergisinde yayımlanan araştırmasına göre, geçirdikleri felçten dolayı iyi göremeyen hastalar, hoşlarına giden müzikleri dinlediklerinde daha iyi görebiliyor.
Imperial College'den Dr. David Soto, felç kaynaklı görme bozukluğu olan bazı kişilerin tabaklarının yalnızca bir tarafındaki yemeği yiyebildiğini ya da yüzlerinin tek tarafını traş edebildiğini belirtiyor. Soto ve ekibinin yaptığı deneylerde felç hastaları, renkli şekilleri ve kırmızı ışıkları müzik dinlerken çok daha iyi belirleyebildi. Örneğin içlerinden biri, müzik olmadığında denemelerin sadece yüzde 15'inde kırmızı ışığı görebildi. Oysa sevdiği müziği dinlerken denemelerin yüzde 65'inde kırmızı ışığı fark etti. Bilim insanları, bu iyileşmenin müziğin uyandırdığı olumlu duygularla ilişkili olduğunu düşünüyor. Sonuçları Şubat 2009'da Brain adlı tıp dergisinde yayımlanan bir başka araştırma da felçten sonraki ilk aşamalarda müzik dinlemenin hastaların iyileşme sürecini hızlandırdığını gösterdi.
Yeni araştırmalar, ümit hissinin etkilerini gözler önüne seriyor. Bir iğnenin ya da hapın iyileşmenize neden olabileceğine inanmak iyileşmenizi sağlayabilir. Wake Forest Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Robert Coghill ve ekibinin PNAS dergisinde yayımlanan makalelerine göre, olumlu beklentiler ağrıyı azaltmada morfin kadar etkili olabiliyor. Birkaç gün boyunca ağrıları için morfin iğnesi yapılan hastalara, daha sonra morfin yerine tuzlu su iğnesi yapıldığında, sanki morfin verilmiş gibi ağrıları azalıyor. Şeker hapları, sahte kremler, tuzlu su iğneleri gibi 'plasebo' olarak bilinen etkisiz ilaçlar, tıpkı gerçek ilaç gibi etki yapabiliyor. Aslına bakarsanız son yıllarda, hayali tedavilerin birçok hastalığa etkisi olduğu kanıtlandı. Plasebolar ağrıyı, depresyonu hafifletebiliyor. Parkinson hastalığının belirtilerini azaltıyor. Hatta bazen tümörlerin küçülmesine bile neden olabiliyor.

Plasebo etkisinin ağrıyı giderdiği bir süredir biliniyordu ama ardındaki sır anlaşılamıyordu. Kolombiya Üniversitesi'nden Profesör Tor Wager'in ekibi ve Michigan Üniversiteleri'nden araştırmacılar, ağrının azalacağı beklentisinin beynin doğal ağrıkesiciler salgılamasına neden olduğunu keşfetti. Bilim insanları, gönüllü deneklerin kollarına bir krem sürüp bunun ağrıkesici olduğunu söyledi. Aslında krem ağrıkesici değildi. Kollarındaki bir başka bölgeye de aynı kremi sürüp bunun etkisiz bir krem olduğunu söylediler. Sonra kollarındaki bölgelere, acıtacak kadar sıcak levhalar değdirdiler ve bu sırada beyinlerini tomografiyle taradılar. Araştırmacılar plasebonun, beyinlerinden ağrıkesici kimyasallar olan opioidlerin salgılanmasına neden olduğunu belirledi. Ümit, gerçek ilaçların etkisini de artırabiliyor. İnsanlara, kendilerine morfin verileceği söylenmeden morfin iğnesi yapılırsa, ağrıkesici etkisi olması için en az 12 miligram morfin gerektiği belirtiliyor. Oysa morfin yapıldığı haber verilse, bu miktarın çok daha azı yetiyor. Wager şöyle söylüyor: 'Doğru inanca sahip olmadığımızda, ilacın hiçbir şey yapmadığına dair örnekler var. Hem kimyasala (ilaca), hem de ilacın işe yarayacağına inanmaya ihtiyacınız var.'
İtalya'da bulunan Torino Üniver-sitesi'nden Profesör Fabrizio Benedetti ve meslektaşlarının yaptığı çalışmalar da ümidin etkisini gösterdi. Nature Neuroscience'da yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, parkinson hastalığından dolayı beynin aşırı faal olan kısmı, plasebo tedavisiyle normal hale dönebiliyor. Benedetti ve ekibi birkaç gün boyunca on bir parkinson hastasına, onları geçici olarak rahatlatan, kas sertliği ve titremelerini azaltan gerçek ilaçlar enjekte etti. Ardından hastalara belli etmeden ilaç yerine tuzlu su iğnesi yaptılar. Altı hastada plasebo etkisi görüldü. Beyinlerinin hareketle ilişkili kısmındaki hücreler daha az aktif hale geldi, kol kasları gevşedi.
Dünyaca tanınan bir bilim adamı olan Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Herbert Benson, ilk defa yaklaşık 35 yıl önce 'gevşeme tepkisini' tanımladı. Benson, aynı zamanda Harvard Üniversitesi'nin Zihin Beden Enstitüsü'nün de kurucusu. Zihin Beden Enstitüsü, gevşeme tepkisini şu şekilde tarif ediyor: Strese tepkileri değiştiren (hem fiziksel, hem duygusal tepkileri) derin dinlenme hali. Geçtiğimiz temmuz ayında, Harvard Üniversitesi'ne bağlı Massachusetts Genel Hastanesi'nden yapılan basın açıklamasında, gevşeme tepkisinin meditasyon, derin nefes alma ve dua alışkanlıklarıyla ortaya çıkabileceği ifade edildi. Basın açıklamasında, gevşeme tepkisinin sadece psikolojik bozukluk belirtilerini azaltmakla kalmayıp kan basıncı, kalp atışı, oksijen tüketimi, beyin faaliyetleri gibi fizyolojik faktörleri de etkilediğini gösteren çok sayıda bilimsel çalışmanın olduğundan söz ediliyor.
Herbert Benson ve çok sayıda bilim insanının dahil olduğu araştırma ekibinin, geçtiğimiz yıl PloS One dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışmaları, gevşeme tepkisinin, 'gen ifadesini' değiştirdiğini ortaya koydu. Gen ifadesi, genetik bilginin protein yapımında kullanılma sürecine deniyor. Makaleye göre, gevşeme tepkisi iltihaplanma, vücuda zarar veren serbest radikallerin etkisiz duruma getirilmesi gibi süreçlerle ilişkili genlerin ifadesini değiştiriyor. Benson şöyle söylüyor: 'Zihin beden tıbbı artık bilimsel olarak kanıtlandı. Zihin ve beynin vücudu nasıl etkilediğini gösteren kelimenin tam anlamıyla binlerce makale var.'

Yazı: Selcen Pirge / Atlas Mayıs 2009, sayı 194

EDİTÖRÜN NOTU
Atlas, okurlarını tıpkı Hasankeyf, tıpkı Türkiye'nin dereleri, ırmakları söz konusu olduğunda yaptığı gibi, İstanbul'a sahip çıkmaya çağırıyor. Atlas ekim ayının başında Mimar Sinan Üniversitesi'nde okurlarını İstanbul S.O.S girişimiyle buluşturuyor.
FOTOĞRAF SERGİSİ
Türkiye'nin Kelebekleri
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.