ATLAS LOGO
Ocak 2009
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Atlasdan ’ Cevren 
En Gürültülü Memeli

Etrafını çıkardığı seslerle 'gören' yarasalar gerçek böcekle plastiğini ayırt edebiliyor. Milimetrenin 12'de biri inceliğinde bir teli bile algılayabiliyor.




Yarasa
Yarasanın ses dünyası son derece karışık. Araştırmalar 'burun yaprakları' adı verilen deri kıvrımlarının sonar sistemleriyle ilişkili olduğunu gösterdi.

Amerika'da arıların esrarengiz bir şekilde ölmesi gündemi hâlâ meşgul ederken bilinmeyen bir nedenle ülkenin kuzeydoğusunda yarasalar da ölmeye başladı. Uzmanlar, bunun sonucunda böceklerin artmasından ve mahsullere zarar vermesinden korkuyor. Bir saat içinde bin böcek yiyebilen yarasalar bile var. Her gece beş altı saat avlanabildikleri göz önüne alınınca bu sayı iyice artıyor.
Normalde kış aylarında yarasalar, mağralarında baş aşağı asılı durumda kış uykusunda olur. Oysa geçtiğimiz kış New York'ta çok sayıda yarasa kış uykusundan uyanma zamanından haftalar önce soğukta kararsızca uçarken ya da ölü bulundu. Birçoğunun burnunun etrafını beyaz mantar sarmıştı. Benzer vakalara Massachusetts, Connecticut ve Vermont'ta da rastlandı. Bilim insanları, 500 bin kadar yarasanın 'beyaz burun sendromu'ndan etkilenmiş olabileceğini düşünüyor. Araştırmacılar mantarın, yarasaların bu durumlarının asıl nedeni değil, kötü durumlarının göstergesi olabileceği kanısında. Gizemli ölümlerin nedenini araştıran bilim insanlarından biri olan Buffalo Üniversitesi'nden biyolog Katharina Dittmar şöyle diyor: 'Biz araştırmacılar, toplantılarda yarasaları neyin öldürebileceğini tartışıyoruz ve yaşamlarının birçok yönünü yeterince bilmediğimizi fark ediyoruz. İlginç ama şimdi bu hastalığın gelip çatmasıyla kapsamlı araştırmalara başladık.'
Son yıllarda yarasaların sırları açığa çıkmaya başladı. Örneğin kısa bir süre önce yarasaların gürültülü bir rock konserinden daha şiddetli sesler çıkardığı anlaşıldı. Danimarka Biyoloji Enstitüsü'nden Annemarie Surlykke ve Ulm Üniversitesi'nden Elisabeth Kalko'nun araştırmasına göre, seslerinin şiddeti 140 desibeli geçebiliyor. Bu, insan kulağının dayanma sınırının, ağrı duyma eşiğinin üstünde. Ama yarasaların sesi ultrasonik frekanslı, bu yüzden biz duyamıyoruz. Maryland Üniversitesi'nden yarasa araştırmacısı Profesör Cynthia Moss, aksi halde nasıl bir gürültüye maruz kalacağımızı 'Bu, uçak pistinde oturmak gibi bir şey olurdu' sözleriyle ifade ediyor. Surlykke ise şunları söylüyor: 'Bu kadar küçük hayvanların böyle aşırı ses basınçları çıkarabilmeleri kesinlikle çok etkileyici.' Peki, yarasalar kendi gürültülerine nasıl dayanabiliyor? Yarasa 'çığlık' atmadan hemen önce orta kulak kası kasılıyor, kulakta bulunan üç küçük kemik seslerin iç kulağa iletilmesini önlüyor.
Bu hayvanlar, nabız atışına benzer şekilde arka arkaya ultrasonik frekanslı sesler çıkarıyor. Çevrelerindeki nesnelere çarpıp geri yansıyan seslerini dinleyerek nesnelerin üçboyutlu 'görüntüsünü' elde ediyorlar. Bir başka deyişle karanlıkta uçan bir yarasa, etrafındaki ağaçları, duvarı, sokak lambasını adeta sesle görüyor. Deneyler yarasaların 0.08 milimetre inceliğinde bir teli bile tespit edebildiğini, gerçek böcekle plastik kopyasını ayırt edebildiğini gösteriyor. Ultrasonik frekanslı sesler çıkarabilmeleri, küçük böceklerden yankı alabilmeleri için gerekli. Bu tür sesler, yarasaya daha detaylı bilgi veriyor, ancak havada fazla uzağa taşınmıyor. İşte bu yüzden, seslerini aşırı şiddetli çıkarmaları gerekiyor.

Yarasaların burunları
Yarasaların burunları etrafındaki beyaz lekeler sanılandan daha tehlikeli olabilir. Bilim insanları, Amerika'daki esrarengiz yarasa ölümlerinin 'beyaz burun sendromu'yla ilgili olabileceğini düşünüyor.
Brown Üniversitesi'nden sinirbilimci Profesör James Simmons, yarasa beyni için 'Böyle küçük ama karmaşık bir akustik veri işleme makinasında neler olduğunu anlayabilmek zor' diyor. Bir yarasa, yankıların kendisine ulaşma süresinden, şiddetinden ve farklılıklarından avın konumunu belirleyebiliyor. İşin bir başka ilginç yanı da avın konumuna ve hareket hızına göre, çıkardığı seslerin frekans, süre gibi özelliklerini ayarlayabilmesi.
Yeni araştırması Haziran 2008'de PNAS dergisinde yayımlanan Profesör Cynthia Moss, yarasaların kafasının içinde neler olup bittiğini anlamaya çalışan bilim insanlarından biri. Moss ve Weizmann Bilim Enstitüsü'nden Nachum Ulanovsky, yarasalara dair yüzden fazla çalışmayı incelemeye aldı. Araştırmalara göre yankılar, yarasanın hafızasına 'ipuçları' bırakıyor. Yarasalar, ortamlarına ilişkin detayları hatırlayarak karanlıkta emniyetli şekilde uçabiliyor.
Çoğu yarasa ultrasonik sesleri ağzından çıkarıyor. Öte yandan, yaklaşık 300 yarasa türü burnundan ses çıkarıyor. Bilim insanları uzun süredir 'burun yaprakları' adı verilen girift yapılı deri kıvrımlarının sonar sistemleriyle ilişkili olduğunu düşünüyordu. Birkaç yıl önce Shandong Üniversitesi'nden Profesör Rolf Müller, Asya'nın güneyinde yaşayan nal burunlu yarasanın (Rhinolophus rouxi) yüz hatlarını incelemeye aldı. Müller, doktora öğrencisi Qiao Zhuang ile birlikte burun yapraklarının üstündeki yatay olukların, farklı frekanslı sesleri farklı yönlere odakladığını belirledi. Nal burunlu yarasanın çıkardığı 60 kilohertzlik sesler dikey olarak yayılırken, 80 kilohertzlik sesler ileri doğru odaklanıyor. Müller, bu durumu ilginç bir örnekle açıklıyor: 'Yarasaların dünyaya ultrasonik bir el feneriyle baktığını düşünün. Bu araştırmaya göre yarasalar, her biri değişik şekil ve boyutta ışık veren ve çevrelerindeki farklı bir bölgeyi aydınlatan çeşit çeşit el fenerleri kullanıyor.'

Selcen Pirge / Atlas Kasım 2008

EDİTÖRÜN NOTU
Önümüzdeki sayıda ve daha önümüzdeki sayıda Atlas ve okuru, Türkiye'nin doğasının korunması çabasında çok daha ön safta olacak. Yeni yılımız kutlu olsun!
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
LESSER SUNDA ADALARI
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.