ATLAS LOGO
Mart 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Atlasdan ’ Cevren 
Gizli Yetenek

Kurbağalar, dinozorlardan daha önce ortaya çıktı ve neslini hâlâ sürdürüyor. Bunu şaşırtıcı yeteneklerine borçlu; sanki ilkyardım çantasını yanında taşıyor, virüs ve bakterilere karşı benzersiz savunmalar geliştirebiliyor.

Kurbağanın ince derisi ona birçok yetenek kazandırıyor ama çok hızlı su kaybettiriyor. Bu yüzden zamanının çoğunu su içinde geçiriyor ve suya yumurtluyor.

Vanderbilt Üniversitesi'nden mikrobiyolog Louise Rollins-Smith, kurbağa derisinde üretilip depolanan maddelerin birçok yararı olduğunu söylüyor. 'Kurbağaların küçük ilkyardım çantaları varmış gibi düşünebilirsiniz' diyor Rollins-Smith. Derilerinde ağrıkesiciler, yarayı sterilize eden antibakteriyeller, mantar ve virüslere karşı etkili maddeler, hatta böcek kovucular bile var. Birkaç yıl önce Rollins-Smith, Vanderbilt Üniversitesi'nden Doç. Dr. Derya Unutmaz ile birlikte bu maddelerden bazılarının AIDS'e neden olan HIV virüsünü etkisiz hale getirdiğini keşfetti. Bilim insanlarına göre kurbağaların vücut salgıları, HIV'in bulaşmasını önleyecek yöntemlerin geliştirilmesini sağlayabilir. Haziran 2008'de yayımlanan bir başka çalışma da kurbağa salgılarının hastane enfeksiyonlarıyla ilişkili dirençli bakterilere karşı etkili olduğunu ortaya koydu. Bazı bakterilerin bilinen tüm ilaçlara dirençli olduğu günümüzün dünyasında, kurbağalardan elde edilen antimikrobiyal maddeler büyük önem taşıyor.
Kurbağalar ince ve geçirgen derileriyle nefes alıyor, derileriyle su içiyor. Deri altındaki damarlar ve hava arasında oksijen ile karbondioksit alışverişi yapılıyor. Ancak derinin etkili biçimde işlevini yerine getirmesi için nemli olması gerekiyor. Aralarında kurbağa ve semenderlerin de bulunduğu yaklaşık 6 bin tür amfibinin çoğu, solunumlarının yalnızca çok az bir kısmını akciğerleriyle yapıyor. Amfibilerin koruyucu kılları, tüyleri yok. Araştırmalar bir amfibinin aynı boyuttaki bir kertenkeleden yaklaşık 50 kat daha hızlı su kaybedebileceğini gösteriyor. Son derece geçirgen derileri olan bu hayvanlar hızla su kaybedebiliyor ama kaybettikleri miktarı, suyun içinde durarak hızla geri alabiliyor. Zaten çoğu amfibi türü su içinde ya da yakınında yaşıyor ve normalde güneş ışığına uzun süre maruz kalmıyor. Mukus bezleri de derilerinin nemli kalmasını sağlıyor.
Ağaç kurbağaları, derilerinden salgılanan yağları tüm vücutlarına özenle sürerek su kaybından korunuyor. Kosta Rika ağaç kurbağaları kızgın güneşin altında durmaktan adeta hoşlanıyor. Manchester Müzesi'nden amfibi–sürüngen uzmanı Andrew Gray, 'Hiç zarar görmeden uzun süre güneşleniyorlar' diyor. Gray, Manchester Üniversitesi'nden fizikçilerle birlikte ağaç kurbağalarını araştırdı. Bilim insanları, OCT adındaki yeni bir teknikle Kosta Rika'da yaşayan Phyllomedusine ve Litoria ağaç kurbağalarını inceledi. Bu teknikle, derilerinde pterorhodin denilen ışığı yansıtan bir renk maddesi keşfettiler. Andrew Gray, deri yüzeylerinin sıcak olduğunu ama bedenlerinin serin kaldığını söylüyor. Gray ve ekibi, kurbağaların renginin bazen gözle görünür bir şekilde değişerek madensi bir parlaklığa büründüğünü gözlemledi. Araştırmacılar, bu hali aldıklarında yansıma miktarının ve deri sıcaklığının değiştiğini, böylece vücut sıcaklığının ayarlandığını düşünüyor.

Kurbağa yumurtalarının kabuğu yok. Diğerlerinin aksine ağaç kurbağaları yuvalarını ağaçların üstünde kuruyor ama yumurtalar yine de kurumuyor. Bunu sağlayan şey yuvalarını köpükten yapmaları.
Amfibiler kabukları olmayan, jölemsi maddeyle kaplı yumurtalarını suya ya da nemli yerlere bırakıyor. Ağaç kurbağaları (Chiromantis) yumurtalarını su yanındaki ağaçların üstüne bırakıyor. Peki ama bunlar nasıl kurumuyor? Yanıt hayli ilginç. Dişi kurbağadan salgılanan sıvıyı erkek ayaklarıyla, yumurta çırpar gibi köpürtüyor. Yumurtaların etrafını saran köpüğün dış kısmı kuruyor ve koruyucu bir yuva haline geliyor. Uzaktan bakılınca ağaçlarda büyük beyaz çiçekler varmış gibi görünüyor. Glasgow Üniversitesi'nden Profesör Alan Cooper ve meslektaşları, kurbağa köpüğünün sırlarını araştırdı. Ekipten Profesör Malcolm Kennedy şöyle diyor: 'Çok sayıda tropikal ve astropikal kurbağa türü, yumurtalarını köpük içine bırakıyor. Bu köpükler, mikroplar ve diğer çevresel etkenlerce bozulmaya karşı dirençli, çok stabil. Kabuksuz yumurtalar ve spermle de uyumlu şekilde bir arada bulunabilen olağanüstü biyolojik malzemeler. Oysa normalde bir köpüğün, yumurtaları ve spermi tahrip edecek deterjan benzeri özellikleri olması beklenir.'
Dinozorlardan önce ortaya çıkan, dinozorlar da dahil pek çok türün nesli tükendikten sonra da yaşamaya devam eden amfibilerin sayıları son yıllarda belirgin bir şekilde azalmaya başladı. Önümüzdeki yıllarda, tüm dünyadaki amfibi türlerinin yaklaşık üçte birinin nesillerinin tükenebileceği belirtiliyor. Bilim insanları yeni bir bölgeye girmesinin ardından, kısa sürede amfibilerin çoğunun ölmesine neden olabilen bir mantarı (Batrachochytrium dendrobatidis) en önemli sorun olarak gösteriyor. Bu mantarı taşıyan ve geçmişte laboratuvar hayvanı olarak kullanılan pençeli Afrika kurbağasının, insan eliyle dünyaya dağıtılmasıyla hastalığın yayılmaya başladığı sanılıyor. İşin ilginç yanı, pençeli Afrika kurbağasının bu mantara bağışıklığı var. Mantarın, bağışıklığı olmayan kurbağaların derilerine zarar vererek deri solunumunu ve su emilimini etkilediği düşünülüyor. Mukus, yağlar ve yansıtıcı maddelerle kuruması önlenen, nemli ortamda gelişen hastalık yapıcı organizmalara karşı özel ilaçlarla donanmış kurbağa derileri, narin bir yapının nasıl mükemmelce korunduğunu gösteren güzel bir örnek.

Selcen Pirge, Atlas Ağustos 2008, sayı 185

EDİTÖRÜN NOTU
Atlas'ın bahar takvimi çok dolu. Kaz Dağları, Alakır, Sarıkeçililer, İstanbul'da kalanlar için Dağ Filmleri Festivali. Bu etkinlik, İstanbul'a gelemeyenler için başka kentlere de gidecek.
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
Sadakat İstanbul: Boğazını Koru
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.