Çokyıllık bir bitki boğadikeni (Eryngium campestre). Ama bildiğimiz dikenler ailesinden değil, havuç ve maydonozun akrabası, yani maydonozgiller ailesinden. Yaklaşık 50-60 cm boylarında, yeşilimsi boz gövdeli dip yaprakları üç parçalı, çok dikenli ve kısa saplı. Hazirandan eylüle dek çiçek açıyor beyazımsı, mavimsi veya yeşil renklerde. Kalın ve kahverengi kökleri bir hayli derine iniyor. Anadolu'da kıyı kesimler başta olmak üzere, kireçsiz topraklarda, güneşli yerlerde, yol kenarlarında ve tarlalarda yetişiyor. Toplam 20 türü bulunan boğadikeninin en yaygın olanları Eryngium campestre, ve E. maritimum. Bu ikincisi denize yakın kumluklarda bulunuyor ve mavi rengiyle diğer türden kolayca ayırt edilebiliyor. Avrupa'nın birçok ülkesinde sebze olarak kullanılmak üzere tarımı yapılan boğadikeni, yurdumuzda Doğu Anadolu dışında pek fazla bilinmiyor. Yurtdışında taze sürgünleri haşlanarak kuşkonmaz (Asparagus) yerine tüketiliyor. Birkaç yıl önce bir gezide denemiştim, kabukları soyulmuş kızartılmış kökleri bir hayli lezzetli. Her ne kadar kökleri çıkarmak biraz zor da olsa, çektiğiniz zahmeti onları çiğnerken aldığınız, kestaneye benzer tatlımsı tadıyla unutuyorsunuz. Eski çağlardan bu yana olduğu gibi boğadikeni bugün de ilaç olarak kullanılmaya devam ediliyor. Tıbbi olarak öksürük kesici, idrar söktürücü, idrar yolu iltihaplarında, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarında, kas tutulmalarında ve kramplarda, kramp çözücü olarak kullanılıyor. Cenk Durmuşkahya cdkahya@lycos.com |














