|
Havalar ısınınca mayolarımızı giyer giymez en yakın deniz kıyısında alırız soluğu ama sahilde bizi bekleyen bazı düşmanlarımız vardır. Kumsaldaki cam kırıkları ve dikenler. Terliklerimizle denize doğru ilerlerken bir acı hissederiz ayağımızda. O anda tanışırız bu sevimsiz bitkilerle. Belki de hep kötü bir anı bıraktıklarından, hep canımızı yaktıklarından sevmeyiz bu tip dikenleri ve ne işe yaradıklarını da öğrenmek istemeyiz.
|
|
|
|
İlkbaharda altın bir halı gibi çayırları örten sarı çiçekler, sonbaharda da küçük paraşütleri andıran meyveleriyle etrafta uçuşurken çocukların peşinde koştuğu top şeklindeki tüyler. Kimine göre aslandişi, kimine göre radika, kimine göre güvenik ve kimine göre karakavuk. En bilinen adıyla karahindiba.
|
|
|
|
|