|
Barış
|
|
Siri Pada, Sri Lanka / Özcan Yüksek
|
|
|
Sabahın tek taşı, ufkun yüzüğünde birden parıldadı, sonra ışığın kanatları göğün her iki yanına özenle gerildi. O sırada Budistler, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Hindular, Taoistler, başka Tanrıya inananlar, hiçbir Tanrıya inanmayanlar; dar uçurumun eşiğinde, karanlıkta ve soğukta, birbirine iyice sokulmuş bir kalabalık halinde, heyecanla önce karşı tarafa yani doğuya baktı. Sonra yüzlerini batıya döndürdü. Zirvesinde bulundukları karanlık dağın üçgen gölgesi, bir bulut denizinin üzerine vurmuştu. Bu dağ, Adem'in yeryüzüne indiğinde ilk ayak bastığı yerdi. Veya Buda'nın Lanka Adası'nı terk ederken son ayak izini bıraktığı yeryüzü parçası. Bir ayak izi şeklindeki Sri Pada'nın zirvesinde, dev parmakların uçlarına iyice sıkışmışlar, yukarıya sığmayanlar ise dik basamakların aşağılarında kalmışlardı. İnsanlar, gece yarısı tırmanmaya başlamış, tam tamına 4 bin 600 dik basamağı soluk soluğa çıkmış ve gökle yer arasındaki bu kutsal noktaya güneş doğmadan önce ulaşmışlardı. Kimileri de hâlâ ulaşmaya çalışıyordu. İnsanlık ilk zamanlarından itibaren gök, yer ve cennet arasında bir merdiven, bir merkez, bir demir kazık, bir kutup yıldızı, bir yurt bacası, göksel bir ağaç aramış ve bulmuşlardır. Ben de bir eski zaman kalenderi gibi, palası-pare rindi berduş oradaydım. Biliyordum ki geri döndüğümde, dünyanın geri kalanında pek çok yerde, hatta kendi ülkemde, bu ortak huşu yine olmayacaktı. Kutsal sözler, siyasilerin dudaklarında kirlenir. İlahi sözcükler sarf eden kişi aynı zamanda hükmeden kişiyse eğer; iyi bakın, bir elinde üç çatallı mızrak tutmaktadır. Neredeyse bütün dinlerde aynı şekilde tarif edilir bu tehdit silahı. Ve bir de şunu biliyordum ki, bir masal yorumcusu, imge örücü, bir simge çözücüsü olarak biliyordum ki, ilahi sözcüklerle birlikte dile getirilen cümlelerin içinde, ölümü anlatan metaforlar varsa eğer, bunlar aslında size yöneltilmiş niyetlerdir. Meclis, kışla, hükümet konağı, karakol, açılış töreni, seçim meydanı, ilahi yerler değildir. Buraların üyeleri, yöneticileri de ilahi bir amaç güdemezler. İlahi yerler bellidir. İlahi olan siyasi olduğunda, barış tehlikeye girer. Coğrafya da toplum da tehlikeye girer. Yurtta ve dünyada barış tehlikeye girer. Barış, sevgi, iyi niyet ve güzellik sunan kimi ilahi sözcükler de siyasi bir kimliğe büründüğünde tam tersi manalar yüklenir. Oysa şu söz ne güzeldir:
Selamünaleyküm. Anladığımız dilden söyleyeyim: Barış sizin üzerinize olsun. İki kavis arasında söyleyeyim:
(Atatürk dönemi Türkiye'si, ezanı Türkçe yaparken yurda barış getirmeyi amaçlamış olmalıdır.) Tanrıyla siyaset yapmak şeytanla sema yapmaktır.
Özcan Yüksek / Atlas Nisan 2008, sayı 181
|
...
Bu konuda diğer yazılar... |
|
·
|
ADA: Ekonomik kriz dönemlerinde insanlar için Atlas bir sığınak, umut, hayal, mavi gökyüzü, mavi denizde bir ada, mavi kapaklı bir dost oluyor. Çok daha fazla böyle hissediliyor. (28.07.0009)
|
|
·
|
Ubuntu: Fotoğraftaki doğayı bozup yapıyoruz. Ama gerçek doğanın kendisi asla hırslarımızın bir oyunu değil. Bozup yapamayız. Çünkü biz de o resmin içindeyiz. (29.06.0009)
|
|
·
|
Geçmişin kartı: Her sayısı kültür, arkeoloji, tarihtir Atlas'ın. O yetmez, Atlas okurları Hasankeyf başta olmak üzere, kültürel değerlere sahip de çıkar, çıkmaya devam eder. (29.04.0009)
|
|
·
|
Özcan Yüksek Röportajı cevreciyiz.com'da : Biz onu ilk önce Atlas Dergisi yayın yönetmeni olarak tanıdık, sonrasında ise her bir araya geldiğimizde anlattığı hikayelerle benimsedik. Özcan Yüksek şimdi de Binbir Gece'de yolculuk eden Hakikatçi olarak, biz bahtı güzel okurlara aslında yine bizi, ta kendimizi anlatıyor. (20.04.0009)
|
|
·
|
Yüksek İzmir'deydi: Atlas'ın Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek, Mart 2009'da İzmir Amerikan Koleji'nin davetlisiydi. İzmir ve Türkiye'nin en köklü liselerinden biri olan okulun edebiyat bölümü, Özcan Yüksek'e pek çok sürpriz de hazırlamıştı. Bunlardan biri de, okulun kütüphanesindeki Binbir Gece Masalları sergisiydi. (06.04.0009)
|
|
·
|
Peri: İnsanoğlu görünmez olanı da güzel görmek ister. Ecinnilerin çok güzel kızları, yani periler de öyledir. Ateşten yaratıldığını işitmiştir, iyi olduklarını, yardımsever olduklarını işitmiştir, ama kendisi görmediği halde, görenlerden, duyanlardan, perilerin çok güzel ve aynı zamanda çok da cazibeli yaratıklar olduklarını işitmiştir. (18.03.0009)
|
|
·
|
Altın Dal: Evvel zamanlarda, kalın kabuklu limonların koktuğu günlerden bile önceki zamanlarda, şehirlerin içinden yeşim renkli nehirlerin aktığı, bazen turnaların, bazen leyleklerin göğü gölgeleyecek kadar birikip yola çıktığı zamanlarda, sırları saklayan yaprakların, sırları saklayan ağaç köklerinin, otların bilindiği zamanlarda bilinen bugün artık unutulmuş bir büyüden söz edeceğim. (26.01.0009)
|
|
·
|
Oy Karadeniz!: Önümüzdeki sayıda ve daha önümüzdeki sayıda Atlas ve okuru, Türkiye'nin doğasının korunması çabasında çok daha ön safta olacak. Yeni yılımız kutlu olsun! (26.12.0008)
|
|
·
|
Dağlarca Konuşmak: Küresel ısınmanın ısıttığı yeryuvarlağımız şimdilerde küresel bir iktisadi krizin içine yuvarlanıyor. Bu krizin nedeni ile dünyamızın doğasının yok olmasının nedenleri aynı. (28.10.0008)
|
|
·
|
Hakikatçi Konuşuyor: Özcan Yüksek'in, Binbir Gece Masalları'nı konu alan kitabı Hakikatçi, Doğan Kitap'tan çıktı. (26.12.0008)
|
|
·
|
Ge, Gece: Önce karanlık vardı. Sonra aydınlık. Önce gece vardı, sonra gün. Önce kaos vardı, sonra Güneş dizgesi. Ve geçmiş, işte bu yüzden gecedir. Gece de geçmişe giden yolun manzarasıdır. Belki de en güzel gece sözcüğü Türkçeye aittir. (23.07.0008)
|
|
·
|
ÖKSÜZ: Bizim yaptığımız nedir? Kaynağına, yerine kadar gitmek, ayakların geldiği yere, sözün geldiği yere gitmek. (01.07.0008)
|
|
·
|
Esmer Hurafe: Gece esmerdir. Konuşur. Gece konuşmalarına, gece hikâyelerine eski Araplar bu yüzden esmer demişlerdir. Esmer öyküler, beyaz öykülerden farklı olarak inanılması güç olanlardır. (25.04.0008)
|
|
·
|
Sarıkeçililer, Sarı Evlere!: (15.04.0008)
|
|
·
|
The Sun-Headed Men: (08.04.0008)
|
|
·
|
Öğret Bana: Atlas geçen yıl nisan ayında on beşinci yaşına girmişti, bu sayıda 15 yılı geride bıraktı, on altıncı yılından gün aldı. Biz hâlâ buradayız. Siz de buradasınız. Aynı ormanın içinde. Ne güzel! (26.03.0008)
|
|
·
|
Uçan halı hayalinin gerçek olduğu mekân: Binbir Gece Masalları'nın sır coğrafyalarından birinden dönüşte, uçan halım Dubai'de aktarma yapacaktı. Serendip Adası'ndan geliyordum, Adem'in cennetten indiği yeryüzündeki cennetten. (25.03.0008)
|
|
·
|
Altdünya Düşleri: (16.02.0008)
|
|
·
|
Örtüsüz nedenler örtülü sonuçlar: (04.02.0008)
|
|
·
|
Türban, Firavun ve Modern: (21.01.0008)
|
|
·
|
Define: Gecenin tegannisi nefes nefes nefestir. Görünmeyenlerin kaş göz işaretleri öyküler anlatır sana. Devran eden yıldızlarla sabahlarsın. Sanki yıldızlar birikir, gündüz olur. Oysa rüyada ne sabah vardır ne akşam. Her şey aynıdır. (14.01.0008)
|
|
·
|
Gölge: Gece dünyanın gölgesidir. Kimse kendi karanlığından kaçamaz. Ve kimse kendi gölgesinden, öteki kendisinden, belki de asıl kendisinden kaçamaz. Çünkü onlarsız olamayacağına göre, aşk ve korku, gölgeler dünyasına aittir. (17.12.0007)
|
|
·
|
Bin Bir: Bir gün daha geçer. Düşmanın ömrü gibi. Bir gün daha ve akşam olur. (26.11.0007)
|
|
·
|
Hızlı Öpücük: (21.11.0007)
|
|
·
|
İbrahim yeniden yürüyecek mi: Bütün dünya nüfusunun yarısına yakının inandığı dinin temelini oluşturan Hz İbrahim, yürüdüğü coğrafyada yeniden insanlığın etkileyebilecek mi? Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, birer çatışma bahanesi olmaktan çıkacak mı? (10.11.0007)
|
|
|
 |