|
Yazı: H. Kantarcı
İnsanoğlu zaman zaman beklemediği acı ya da tatlı şeyler yaşayabiliyor. Ben size mutlu olduğum şeylerden bahsetmek istiyorum. Bu yaz 1-2 günlüğüne akraba ziyaretine gittiğim Samsunda tam 7 gün kalıp hafızamdan çıkmayacak anılar yaşadığımı söylesem inanır mısınız? Bir gün sohbet ederken Samsundaki görülmeye değer yerler üzerine konuşuyorduk. Sevgili yusuf yalçınkaya hafta sonu Ladikte yayla şenlikleri olduğunu oraya gidebileceğimizi hatta ladik gölünün kenarında piknik yapıp dönerkende ladik kaplıcalarına uğrayabileceğimizi söyledi. Nasıl sevindim anlatamam. O ana kadar samsunda bırakın yaylayı 1-2 yerin dışında fazla bir tercih olmadığını düşünüyordum. Neyseki programı yaptık. Yusuf bey aldığından beri hiç açmadığı çadırını benden gizliyordu. çünkü yaylada çadır açacaktık ve onlar bunu hiç denememişti. Karalaştırdığımız hareket saati geldiğinde Samsun-Ankara karayolundan Ladik'e doğru bir saatlik yol için arabalarımızı çalıştırdık. Bu kısa mesafeyi biran önce katedebilmek için gaz pedalına benden fazla basan Yusuf Beyin neşesi benide neşelendiriyordu. Samsun-Ankara yolundan ladik'e yön değiştirdiğimizde inanılmaz güzel manzaralar karşısında kısa molalar vermeye başlamıştık. Yol boyunca o güzelim doğayı içimize sindire sindire, köylerin içinden geçerken daha çok şey görebilmek ve içimize sindirebilmek için gayet yavaş gidiyorduk. Ve zaman sonra Akdağın tam dibindeki Ladik'e vardık. İnanılmaz güzel ve bakımlı şirin mi şirin, yeşil mi yeşil bir kasaba ladik.Tipik bir Akdeniz kasabası gibi... Pırıl pırıl sokaklarında biraz dolaştıktan sonra gerekli ihtiyacımızı karşılamak için alışveriş yaptık. Esnafın çok dürüst ve misafirperver olduğunu, halkının bizimle ilgilenirken ne kadar samimi olduğu konuşmalarındaki kararlı tutumlarından anlamak mümkündü. Yusuf Bey karayollarında çalışan bir emekçi olduğundan Samsun yöresini çok iyi biliyordu. Hatta ladikte ki şantiyeden gece için battaniye bile aldı.. Artık Ladikten Akdağa doğru tırmanıyorduk. Yeni yapılmakta olan yolda arabalarımızın arkasından çıkan toz-duman rüzgarın yardımıyla bizden önce gidiyor Akdağın tepesindeki bulutlara yetişmeye çalışıyordu. Şenliklerin yapılacağı düzlüğe çıktığımızda Belediye elemanları yarın ki eğlenceler için hazırlıklar yapıp otağlar kuruyorlardı. Bizde uygun bir yere 10 dakikada çadırlarımızı kurduk. Yusuf Bey ve ailesinin heyecanı bende ayrı bir sevinç oluşturdu. 3 yıldan beri bir ilki başarmış oldular. İlk kez çadır açıyorlardı. Diğer arkadaşlar burada 2 gün nasıl geçireceğiz diye merak içinde bakınıyorlardı. Çünkü rüzgarın uğultusundan ve şiddetinden biraz tedirgindiler neyseki gece 2 ye doğru rüzgar kendini hafif bir esintiye bırakacaktı. Bu arada koyu bir sohbet başlamış oldu. Bir zaman sonra güneş dağların tepesine doğru inerken gökyüzünde alevimsi bir renk oluşmaya başladı. Daha sonra kor gibi kızıllaşan güneş başkalarını aydınlatmak için bize geceyi bıraktı. Tam bu sırada Yusuf Beyin sesinden "Akşam güneşi"ni ardından da"akşam oldu hüzünlendim ben yine" adlı şarkıları dinledik.Bir arkadaş artık mangalı yakma zamanının geldiğini söyledi. Bir görev bölümü yaparak kısa bir sürede sohbet tekrar koyulaşmaya başladı, ardı ardına söylenen şarkıları anılardan bahsederek kesiyorduk. Biz bütün bunları yaşarken birkaç grup da dağa gelip çadır kurma hazırlığı yapıyorlardı. Bunların yanısıra yarın satış yapacak olan satıcılarda birer birer tezgahlarını kurma hazırlığındaydılar. Geç saatlaerde havanın soğuduğunu Çadırdan giymek için kalın giysiler arayan arkadaşlardan farkettim. Hava soğuktu. Artık gece ateşini yakmanın zamanı gelmişti. bı hazırlığı ben yaptım. Belediye elemanlarındanda temin ettiğim odunlarla ateşimizin etrafında kısa bir sürede diğer misafirlerde toplanmış oldu. Tadına doyamayacağımız sohbetten sonra biz tekrar başbaşa kalıp çadırlarımıza doğru yol aldık. Sabahın erken saatlerinde uyandığımızda etrafımızdaki kalabalık bizi çok şaşırttı. O saatte koskoca alan tamamen dolmuştu. Çevre yaylalardan gelen yaylacıların ve orada bulunanların alışveriş yapabileceği satıcılarda herşeyi bulmak mümkündü. biz hazırlıklı olduğumuz için pek alışveriş yapmadık. sadece küçük hediyeler aldık. Güneş tepemize doğru yükseldiğinde insanlar konvoy halinde gelmeye devam ediyorlardı. Bulunduğumuz yerden biraz ileride şenlikler başlamış gerekli konuşmalar yapılıyordu. Programlanan konuşmaları eğlenceler ve gösteriler takip etti. Çim kayağı yapan genç arkadaşların mükemmel gösterisinin ardından yöre sanatçılarının verdiği konserler izlenmeye değerdi. Samsun valisinin halaya girmesiyle coşan izleyicilerin mutluluğunu; herşeyin daha mükemmel olması için bir futbol takımının teknik direktörü gibi programa yön veren Ladik Belediye başkanını takdir etmemek mümkün değildi. Akşama doğru havanın tekrar değişmesiyle bizde bu güzel anılara şimdilik nokta koymaya hazırlanıyorduk. Kısa bir sürede çadırımızı toplayıp yola koyulduk. Dönüşte bizi yönlendirdikleri farklı güzergahtan tekrar gitmeyi çok isterdim. Yol boyunca mükemmel bir doğa ziyafeti çektik. Bir ara arkaya dönüp baktığımda bu yörede veya başka vilayetlerde oturanların buralara gelemeyerek neler kaybettiklerini düşündüm. Zaman geçmedi. Herhangi bir mevsimde ya da şenliklerin yapıldığı tarihi bir tarafa not ederek gelecek yaz gitmek için birkaç gününüzü ayırabilirsiniz. Ne dersiniz?.. h.kantarci@mynet.com |















