|
İzmir, 4 aralık 2006 Sayın Özcan Yüksek, Atlas dergisine ilk sayısından beri aboneyim. Türkiye'de ve dünyada gezip göremiyeceğimiz yerleri bizlere sunuyorsunuz. Sayenizde bu yerleri gezip görmüş kadar bilgileniyoruz. Bunun için teşekkür ediyorum. Ekim sayısını yeni okudum. Mektup köşesinde Güven Pınar'ın yazdıklarına aynen katılıyorum. Sizi de Ilısu Barajı'nın yapılmaması için mahkemeye verdiğinizden dolayı ( sizin gibi düşünenleride) yenilik ve teknoloji düşmanı ilan ediyorum. Sizin düşüncenize göre hareket edersek, bizlere bu dergiyi sunamazsınız. Zira kağıt için orman katliamı yapılıyor, basılması için makinalar çalışıyor , bu da elektrik sayesinde oluyor. Güven Pınar'ın yazdığı gibi " Ilısu Barajı'na hayır, Birecik Barajı'na hayır, Yatağan Termik Santrali kapatılsın, Fırtına Vadisi'nde baraja hayır, Çan Termik Santraline hayır, Nükleer santrale zaten toptan hayır" derseniz, 10 yıl sonra bu dergiyi elektrik kesintileri nedeniyle bizlere sunamazsınız. Hayır dediklerinize ben ilave yapayım. Yortanlı barajı yapılmış bitmiş, buna da su toplamasın diye hayır diyorsunuz. Altın madeni çıkarılmasına hayır dediniz. İzmir'de Kordon Yolu'na hayır, Karadeniz Sahil Yolu'na hayır, Datça yoluna hayır, Boğaziçi Köprüsü'ne de hayır demiştiniz. 2. si yapıldı yetmiyor. Keban Barajı'na da " bu kadar elektriği toprağa mı vereceksiniz?" diye karşı çıkmıştınız. Keban'dan büyük barajlar yapıldı. Yine elektrik yetmediği içinyeni barajlar yapılıyor. Sayın Yüksek, bir an düşünün, bu barajlar yapılmasa, ormanlar kesilmese siz bu dergiyi nasıl basacaksınız? boğaziçi ve Fatih köprüleri yapılmasa karşıya geçmek için kaç ay beklerdiniz?TV niye seyrediyorsunuz? Radyasyon yayıyor. Cep telefonu neden kullanıyorsunuz? O da radyasyon yayıyor. Yol yapılmazsa bu dergiyi bizlere nasıl ulaştıracaksınız? At, eşek, deve ile kaç gün yolculuk yapabilirsiniz? Siz hiç kandil ve gemici feneri ışığında ders çalıştınız mı? Ben çalıştım, o yüzden elektriğin kıymetini iyi bilirim. Sizin hiç eşekten düşüp kolunuz kırıldı mı? Ben düştüm , o yüzden yolun ve arabanın kıymetini iyi bilirim. Siz hiç 600 km karda kışta yayan yürüyüp hak aradınız mı? Ben İzmir'den Ankara'ya yürüdüm .O yüzden hak aramasını da iyi bilirim. Güven Pınar'ın dediği gibi " gelecek tarihi eserlere, çiçeklere, böceklere, kuşlara, kelebeklere bina edilemez. Enerji sadece enerji. Eğer bu ülkeyi çok seviyor, geleceği bu kadar çok düşünüyorsanız" BARAJLARA, YOLLARA, KÖPRÜLERE KARŞI ÇIKMAYINIZ.Zira ben kandil ve fener ışığında ders çalıştım, torunlarımın çalışmasını istemiyorum. Unutmayınız, " sular yükselince balıklar karıncaları yer. Sular çekilince karıncalar balıkları yer." tabiatın kanunu böyledir. Birinden faydalanırken birine zarar vermek zorundasın. Aksi halde Ergenekondan çıkamazsın. Demir dağları eritmek için körük lazım, kömür lazım. Körük için hayvanları kesmek, kömür için ormanı kesmek zorundasın. Bunun adı katliam değil, ihtiyaçtır, yeniliktir. Bilmem anlatabildim mi? Başarı dileklerimle saygılar sunarım. Yaşar USLUER |















