Anasayfa    Gezi      Ateş Toprakları

Ateş Toprakları

Patagonya, Amerika kıtasının en güneyinde kalan bölge. Bölgenin doğusu Arjantin, batısı da Şili sınırları içinde. Patagonya'nın kuzey kısımlarında ılıman bir iklim hâkimken güneye doğru yaşam şartları sertleşiyor. Kıtanın ve bölgenin en güney ucuna 'Tierra del Fuego' yani "Ateş Toprakları" adı veriliyor. Buralarda yaşam son derece zor. Sürekli esen sert rüzgârlar ve soğuk yüzünden Patagonya, 'dünyanın ucu' unvanını hak etmiş.

Patagonya'ya gelişimin asıl amacı, dünyanın akarsu sporları için en uygun sayılan 10 nehrinden biri olan Futaleufu'nun burada olması. Kısa bir parkura (45 kilometre) sahip olmasına rağmen yol üzerinde bulunan 32 tane IV ve V derecelik çavlanlarıyla dünyanın en zor nehirlerinden biri burası. (Dereceler I'den VI'ya kadar devam eder. I en kolayı, VI ise geçilemeyecek kadar zor bir dereceyi ifade eder.) Türkiye'den altı kişilik bir ekip oluşturduk. Amacımız bir hafta içinde bu nehri aşağı kadar inmek.
İlk durağımız Patagonya'nın kuzeyindeki en büyük yerleşim, Puerto Montt. Buradan Chaiten adlı küçük kasabaya tek motorlu bir pırpırla gideceğiz. Nehirde rehberliğimizi yapacak ve malzeme temin edecek olan Fico karşılayacak bizi.
Kırkılı yaşların sonlarında, oldukça formda bir Perulu, Fico. Akarsu sporlarına gönül vermiş ve hayatını rehberlik yaparak kazanıyor. Vakit kaybetmeden eşyaları Nuh Nebi'den kalmış minibüsüne yükleyip yola koyuluyoruz. Şehir merkezine gidip erzak almamız lazım.Chaiten, Mister No'nun sayfalarından fışkırmış gibi duran, çinko kaplı rengârenk evlerin olduğu küçük bir yer. Geniş, fakat tozlu yollar evleri birbirinden ayırıyor.

Bu Pasifik kıyısında inanılmaz sakin ve huzurlu yerde bir saatten fazla kalma lüksümüz ne yazık ki yok. Alışveriş tamamlandıktan sonra her tarafından ses gelen arabaya binerek yola koyuluyoruz. Önümüzde 150 kilometrelik bir yol var. Fakat yol tamamen stabilize olduğundan üç saat sürmesi bekleniyor.
Buranın iklimi sadece 200 kilometre kuzeydeki Puerto Montt'a göre bile sert. Yazın en sıcak ve güneşli günlerinden biri olması gerekirken hava sürekli kapalı ve arada bir yağmur yağıyor. Bu kadar yağışlı bir ortamdan beklendiği gibi her taraf yemyeşil. Sık ormanın arasından arada bir yüzünü gösteren dağların eteklerine kadar masmavi buzullar iniyor.
Gerçekten de üç saat süren yolculuğumuz sona erdiğinde hepimiz sarsıntıdan uyuşmuş durumdayız. 'İşte' diyor Fico, 'Futaleufu'. Biz meraklı gözlerle akan bir su kütlesi görmeye çalışıyoruz. Asma köprüden başka bir şey gözükmüyor. Arabadan inip köprüye yöneldiğimizde yaklaşık 50 metre altımızda kaynayarak akan turkuvaz renkli muazzam su kütlesini görüyoruz.

Arabayı köprünün başında bırakıp eşyaları Fico'nun ayarladığı, iki öküzün çektiği kağnıyla 15 dakika mesafedeki kamp yerine taşıyoruz. Burada bir gün dinlendikten sonra nehre gireceğiz. Çadırları kurup içine girer girmez, iki günlük yolculuğun tüm yorgunluğu üzerimize çullanıyor. Tulumlarımıza girmemizle uyumamız neredeyse birbirine karışmış iki süreç halini alıyor.
Sabahın ilk ışıkları çadırın içini gri ve kasvetli bir ışığa boğarken tepemizde yoğun bir trampet gürültüsüyle uyandık. Dışarı çıkıp bir şeyler atıştırmaya karar veriyorum. Fico üzerine bir yağmurluk geçirmiş ortalıkta dolanıyor. 'Buralar böyledir işte' diyor sıkıntılı bir yüz ifadesiyle, 'yaz ortasında bile deli gibi yağmur yağar. Bir gün sonrasının nasıl olacağını kestirmek çok güçtür'. 'Yağmur böyle giderse ne yapacağız' diye soruyorum. 'Söylemek çok güç, şimdiden nehrin seviyesi epeyce artmış. Su çok hızlı akıyor. Bazı bölümleri bu su seviyesinde geçmeye çalışmak tam bir çılgınlık olur.' Ve ekliyor: 'Çok yağmur yağdı, bugün dursa bile seviyenin düşmesini beklemek için en az bir gün daha beklemek zorundayız.'
Madem su seviyesinin düşmesini bekleyeceğiz, yarına başka bir program yapmalıyız. Fico'nun sunduğu cazip öneri hemen kabul gördü: Atlarla yapılacak bir tur.
Atçılık Şili ve Arjantin'de kolonyal dönemden kalma bir gelenek. Özellikle kırsal bölgelerde çocuklar neredeyse yürümeyle birlikte at binmeyi öğreniyor. Çoğumuz gibi benim için de bir ilk olacak at binmek. Üzerine şişme botlarımızla çıkmaya çekindiğimiz koca nehri besleyen onlarca cılız dere yataklarından birinden yukarı doğru sürüyoruz atlarımızı. Her iki yanımızdan yükselen yamaçlar yeşilin her tonuna sahip, yoğun bitki örtüsüne sarınmış. Dünkü yağmurun nemlendirdiği topraktan başımızı döndüren 'toprak kokusu' yükseliyor.
Ertesi gün uyandığımda ilk fark ettiğim, yağmurun çadır tentesi üzerinde çıkardığı gürültüydü. Fazla değil, ama yine de nehrin seviyesinin düşmesini engellemeye yetecek kadar yağıyordu. Fico, botları taşıyarak hiç olmazsa kolay sayılabilecek bir bölümü denemeyi teklif etti. Suya girmek için sabırsızlandığımızdan hemen kabul ettik. Az ama sürekli yağan yağmur altında çalışarak malzemeyi hazırladık.

Minibüsün çektiği römorkun üzerine atılmış botların ağırlığından kaygan yolda sürekli uçma tehlikesiyle nehrin 'daha az' aktığı bölgeye ulaştık. Sık bitki örtüsü içinden botları sırtımızda taşıyarak nehre indidik. Su buralarda sakin görünüyor. 'Asıl bela şu köşeyi dönünce' diyor Fico, eliyle göstererek. 'Yine de nehrin en kolay bölümleri buralar'


Jan 17 2011 10:43AM

Yazı: Hakan Öge
Fotoğraflar: Hakan Öge


1 2
 
  Arkadaşına yolla        Yazdır        Sık kullanılanlara ekle

#
#
#
#
#
Yorumlar (0)

Yorum ekleyebilirsiniz

 

Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumunuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.

Medeniyetlerin Buluştuğu Başkent
Hasankeyf
DEÜ-SAT’tan sualtı temizliği
“Foça Temiz Deniz 2012”
Şarköy’ün Derelerinde Yüzlerce Balık Ölüsü Görüldü
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
'Yarısı Yılan Yarısı İnsan'a en iyi belgesel ödülü
Belgesel, Anadolu'da yılanların şahı olarak bilinen Şahmara...
fotogaleri
Foto Atlas
Günün Karesi
Çok okunanlar
video galeri
Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da

 
  • Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da
  • Kalbin sırları
  • HES'lere karşı savaş müzik albümü oldu.
  • Hayvanların Keyif Dünyası
  • Doğanın Avcıları
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 3
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 2
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 1
  • Kömürle Yanmak
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-1
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-2
  • Evrim ve Göz
  • Atnalı Yengeci: Yaşayan Taşıl
  • Darwin'in Karıncalarını İzleyin
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 1
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 2
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 3
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 4
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 5
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 1
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 2
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 3
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 5
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 1
  • Dünyanın İlk Masalı
  • Anadolu'nun İsyanı
  • Nükleere Karşı Yürü
  • Kardeş Türküler: Anadoluyu Vermeyeceğiz - Oi Oi
  • Kardeş Türküler Anadoluyu Vermeyeceğiz 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
Nasıl kullanırım?
Önce resmin üzerine tıklayarak Duvar Kağıdı galerisini açın. Seçtiğiniz duvar kağıdının sağ altındaki büyüteç işaretine tıklayarak resmi büyütün. Büyük resmin üzerinde sağ tuşa tıklayın ve menüden Arkaplan Olarak Belirle'yi seçin.
Atlas yayın hayatına Nisan 1993'de başladı.Önümüzdeki yıl 20. yaşını kutlayacak. Atlas'ı kaç yıldır takip ediyorsunuz?