'Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı/ adamış sevdiği Allah'ına birböyle yapı/ En güzel mabedi olsun diye en son dinin/ budur öz şeklihayal ettiği mimarının.' Böyle tanımlar Yahya Kemal Beyatlı SüleymaniyeCamii'ni 'Süleymaniye'de Bayram Sabahı' adlı şiirinde. Haklıdır da. ZiraMimar Sinan, kalfalık eserini gerçekleştirmek için İstanbul'un yeditepesinden Altın Boynuz, Pera ve Boğaziçi'ne tepeden bakan üçüncüsünüseçer. Üstelik arazi, külliyesiyle birlikte inşa edilecek cami içinbüyük zorluk yaratacak cinstendir. Nitekim arazinin yapım için elverişlihale getirilmesi ve temelin atılması hayli zaman alır. Caminin ortayaçıkmasının bu kadar uzun sürmesi İran Seferi'nden dönen Kanuni SultanSüleyman'ı sinirlendirecektir.
Caminin girişi 1554'te tamamlanır.Aynı yıl içinde dört halifeyi temsil ettiği kabul edilen taşıyıcısütunlar inşa edilir. Böylece caminin silueti ortaya çıkmaya başlar.Mimar Sinan'ın bütün yapılarında önem verdiği mekânda büyük kubbeetkisinin yaratılması Süleymaniye Camii için de geçerlidir.Süleymaniye'de bu etki iki yarım kubbe üzerine yerleştirilen bir büyükkubbe ile sağlanır. Bu bakımdan Ayasofya ile benzerlik gösterir.Süleymaniye Camii'nin avlusunun dört köşesine yerleştirilen dört minareKanuni Sultan Süleyman'ın fetihten sonra dördüncü padişah olmasınısimgeler. Bu dört minarenin ikisi 76 metre, diğer ikisi ise 56 metredir.Uzun olan minarelerde üç şerefe, kısa minarelerde ise ikişer şerefebulunur. Şerefelerin sayısı toplamda 10'a ulaşır. Bu ise Kanuni'nin 10.padişah olmasını simgeler.
Büyüklük bakımından Fatih Külliyesi'ndensonra gelen Süleymaniye Külliyesi'nin içinde aşevi (darüzziyafe),imaret, hamam, yoksul misafirhanesi (tabhane), kütüphane, okullar,medreseler, türbeler, birçok zanaatın icra edildiği dükkânlar yer alır.Böylece şehrin günlük hayatından koparılmamış, ona uyum sağlamışkompleks bir yapı oluşur.
Süleymaniye Külliyesi yapıldığı tarihtenitibaren İstanbul halkının nezdinde önemli bir yere sahip oldu. Kentindeprem ve yangınlarına göğüs gerdi. Ancak günümüzde İstanbul BüyükşehirBelediyesi tarafından Haliç üzerine yapılması planlanan 'BoynuzluKöprü', külliyenin siluetini tehdit ediyor.
İTÜ MimarlıkFakültesi'nden Prof. Dr. Zeynep Ahunbay'ın verdiği bilgiye göreboynuzlar, köprünün döşemesi ve germe kabloları, yüksek ve yaygın birkütle yaratacak. Böylece Süleymaniye Külliyesi'nin de bulunduğu TarihiYarımada'nın silueti çeşitli açılardan perdelenecek. Şu anda köprününayakları çakılma aşamasında. Ayakların çakıldığı bölgede isearkeologların kazı çalışmaları devam ediyor.
Atlas Ağustos 2010, sayı 209
İnsan Bedenleriyle S.O.S
Plansızyapılaşma sürecine, kent dokusunun kaybolmasına karşı 'İstanbul S.O.S'girişimi başlatıldı. Atlas'ın da dahil olduğu girişim, dikkatlerikaybolmakta olan kentsel değerlere çekmeye çalışıyor ve bir imzakampanyası yürütüyor. İstanbul S.O.S, özellikle UNESCO Dünya Mirasıalanları ile ilgili bilgi birikimini bir araya getiren geniş katılımlıbir oluşum. Atlas ve İstanbul S.O.S'in diğer katılımcıları 24 Temmuz2010'da, İstanbul Galatasaray'da bir araya geldi, insan bedenleriyle'S.O.S' yazılarak İstanbul'daki son gelişmelere dikkat çekildi. İstanbulS.O.S girişimi hakkında bilgi ve imza kampanyası için: http://istanbulsos.wordpress.com