ATLAS LOGO
Mart 2010
DOĞA
MACERA
ARKEOLOJİ
DÜNYA
KÜLTÜR
GEZİ
ATLAS'TAN
ATLAS'ÇILAR
 
FORUMLAR
* 15. YIL
* Sıfır Yok Oluş
* Ziyaretçi Defteri
* Küresel Isınma
* Ormansızlaşma!
* İnsan Gücüyle
* Sarıkeçililer Yürümeli
HAKAN öGE

Giriş yap
Kullanıcı adınız:
Şifreniz:
Üye olmak için tıklayınız

Arkeoloji 
Mayınlı Höyükler

Mayınlı arazilerle ilgili tartışmaların başka bir boyutu daha var. Bu arazilerdeki onlarca höyük, tarihi yerleşim ve diğer kültür varlıklarına ne olacağını kimse bilmiyor.




Hititlerin kültürel mirasını günümüze taşıyan Karkamış, Suriye sınırındaki mayınlı alanda bulunuyor ve bu yüzden ziyarete kapalı.
Şemsi Güner
Kamuoyunu uzun süredir meşgul eden Güneydoğu sınırlarımızın mayınlardan temizlenmesi sorunu, meclisten geçen ilgili yasanın cumhurbaşkanınca onaylanması ile son aşamasına geldi.
Bu süreçte Maliye, Milli Savunma, Tarım Bakanlıkları, siyasi partiler, tarım ve madencilikle ilgili meslek kuruluşları ve çeşitli STK'ler olumlu veya olumsuz görüşlerini belirterek tartışmaya katıldılar. Ancak Kültür Bakanlığı'ndan, arkeolog ve sanat tarihçilerinin oluşturdukları meslek kuruluşlarından henüz konuyla ilgili kapsamlı bir program ortaya konmadı.
Sözkonusu sınırların mayınlanması yüzlerce höyük, düz yerleşme ve benzeri tarihi sit alanını içine almış ve kaderlerini etkilemişti.
Aslında sorun yalnızca mayınlı arazilerle de sınırlı değil. 2000'li yılların başlarına kadar geçerli olan ülkemiz sınırlarıyla ilgili yasalar ve ilgili askeri yönetmelikler sınırlara üç kilometreye kadar yakın arazilerde fotoğraf çekerek, ölçüm, çizim yaparak bir araştırma yapmaya ya hiç izin vermiyor ya da çalışmayı çok katı kurallara bağlıyordu. Bu yüzden mayınlı arazileri de aşan geniş bir sınır bandındaki kütür varlıklarımızla ilgili ciddi bir envantere ve bilgiye sahip değiliz.

Karkamış'ta bulunan bazalt taştaki kabartma Tanrıça Kubaba'yı tasvir ediyor. Tanrıçanın başının üzerinde Luvice hiyeroglif işaretleri var.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için 1960'lı yılların sonunda Gaziantep ili sınırlarında yapılmış bir yüzey araştırmasının sonuçlarını örnek aldık. Bu araştırmaya göre Gaziantep Suriye sınırı üzerinde ve birkaç kilometre içerisinde 12 höyük var. Ancak yukarıda bahsedildiği gibi bu araştırmada da sınıra yaklaşılmamış, uzaktan yapılan gözlemlerle yetinilmiştir. Bu yüzden sadece çıplak gözle ayırt edilebilen höyük yükseltileri dikkate alınmış, düz yerleşmeler veya uzaktan algılanması güç yerler gözden kaçmıştır.
Bu yerleşimler içerisinde İlk Tunç Çağı'ndan Roma İmparatorluğu'na kadar geçen sürede bölgede her zaman sosyopolitik öneme sahip olan Karkamış'ın tek başına bilimsel araştırmalara açılabilmesi bile arkeoloji dünyasının büyük rüyasıdır.
Modern tarım, hızlı endüstrileşme ve eski eser kaçakçılığının tetiklediği tahribat gözönünde bulundurulursa; güneydoğu sınırımızda kalan sit alanlarının doksan yılı aşkın bir süre boyunca tahribatlardan uzak tam bir koruma altında kalması, bu sürecin tek iyi yanı olarak değerlendirilebilir. Ayrıca sınır boyları kamusal arazi olduğu için pek çok örenyerinde sorun yaratan özel mülkiyet konusu bu yerler için geçerli değildir. Bu da olayın bir başka olumlu boyutudur.

Karkamış'taki ilk kazılar, British Meseum tarafından 1911 yılında başlatıldı. Daha sonra Leonard Wooley ve T. E. Lawrence'ın (Arabistanlı Lawrence) yürüttüğü kazılarda önemli buluntular elde edildi
Ancak yasayla amaçlanan, bu arazinin modern tarımsal kullanıma açılması olunca örenyerlerinin ciddi bir tahribatın pençesine düşeceği kesindir. Modern tarım için makine kullanımına uygun geniş düzlükler üzerinde yükselen höyükler önemli engellerden biridir. Bu örenyerlerine ait elimizde bir envanter olmaması, örenyerlerinin tescil edilmemiş olması araziyi kullanacaklar lehinde hukuksal bir boşluk da doğuracaktır. Arazilerin tarıma açılmasıyla birlikte özellikle düz yerleşmeler büyük bir tehditle karşılaşacak, ilk birkaç yıl içerisinde yok olacaklardır.
Bu yüzden yasa şu veya bu biçimde uygulamaya girmeden, dolayısı ile araziler tarıma açılmadan tüm sınır bölgesinde kapsamlı bir yüzey araştırması yapılıp, örenyerlerinin envanteri çıkarılarak tescilleri yapılmalı ve tarımsal çalışmaların dışında tutulmalı. Bu konuda ekiplerin oluşturulması, finansmanın sağlanması gibi etmenler gözönüne alındığında çalışmaların hızla başlatılması Anadolu kültür tarihi açısından oldukça önemli bu coğrafyada kayıpların önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşıyor.

Atlas Temmuz 2009, sayı 197

EDİTÖRÜN NOTU
Atlas'ın bahar takvimi çok dolu. Kaz Dağları, Alakır, Sarıkeçililer, İstanbul'da kalanlar için Dağ Filmleri Festivali. Bu etkinlik, İstanbul'a gelemeyenler için başka kentlere de gidecek.
KASLA GİT!
FOTOĞRAF SERGİSİ
İMAJ VE GERÇEK
ABONELİK
HASANKEYF'E SADAKAT
Sıfır Yokoluş Gezileri
[ DOĞA | MACERA | ARKEOLOJİ | FOTOĞRAF | KÜLTÜR | GEZİ | DERGİ ]
[ ATLAS'LAR | ATLAS'TAN | ATLAS'ÇILAR | TÜRKİYE HAR. | ANA SAYFA ]
 
[ Gizlilik Politikamız | Bize Ulaşın | Künye ]
[ İş Fırsatları | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Bu bir Doğan Burda Digital servisidir.
Imperia ile tasarlanmıştır.