Anasayfa    Gezi       Stockholm: Dün ve Bugün

Stockholm: Dün ve Bugün



Ama ben geçen ay, soğuktan daha soğuğa, karanlıktan daha karanlığa gittim. Bu mevsimde İsveç'in başkenti Stockholm'ün donduracağını biliyordum. Ayrıca gökyüzünün aydınlık kalma süresinin pek uzun olmadığı da malumumdu. Yani benimki bile bile ladesti!
Stockholm, birçok aydın için gönüllü sürgün yeri olmuştu. Şöyle bir sayarsam: Demir Özlü, Tuncel Kurtiz, Zülfü Livaneli, Güneş Karabuda, İlhan Koman, Mehmed Uzun... Kenti görünce burada gönüllü sürgün olamadığıma üzüldüm. İlk bakışta Venedik'e benzettim. Onun gibi yüzen bir kentti. Eski kent Gamla Stan, geçmişte olduğu gibi güzel, zarif, estetikti. Yeni kent eskiye uyum sağlamış, görüntüye aykırılıklar getirmemişti. Kaldırımlar buzluydu ama kimse düşmüyordu. Bunun nedeni, belediyenin kimseye görünmeden buzların üstüne serpiştirdiği minik çakıllardı... Kar lapa lapa yağıyordu ama tıkanan yol yoktu. Stockholm karakışa alışıktı ve onunla dostça yaşamayı öğrenmişti.

Bu kadarcık yerde, başlangıcı asırlar öncesine dayanan bir kenti anlatmam olanaksız. Benim niyetim bu başlangıcı yapıp sizi yüz, yüz elli yıl önce bu kente giden gezginlerimizle baş başa bırakmak. Bugünü görmek için üç saatlik uçak yolculuğu yeterlidir ama yüz yıl öncesine gitmek için sararmış sayfaları çevirmek gerekir.
Ahmet Midhat Efendi, 1889 tarihli Avrupa'da Bir Cevelan'da kenti şöyle tanımlıyordu: "Venedik'te olduğu gibi burada da adaların kenarlarına muntazam rıhtımlar yapılmış olduğundan, adalar arasında kalan deniz parçaları birer kanal hükmünü almıştır. Her rıhtım bir caddeyi andırır. Bu caddeler neredeyse lüzumundan fazla gaz feneriyle aydınlatılmış olduğundan manzara gece gündüz çok güzeldir..." Kentin telefon şebekesi de yazarın en ilgisini çeken görüntülerdi: "Rivayete göre şehirde üç yüzden fazla bakır telle 16 bin adres arasında muhabere edilir ki, zikronulan bakır teller örümcek ağı gibi sokakların içinden, hanelerin damları üstünden geçirilerek şehre garip bir manzara verirler..."
Selim Sırrı ise Bizce Meçhul Hayatlar: İsveç'te Gördüklerim adlı kitabında şu öneride bulunuyordu: "Stockholm'e mayıs-haziran aylarında gitmelidir. Filhakika kışın da oranın kendisine mahsus eğlenceleri, şayan-ı temaşa buz sporları, tiyatroları, treno âlemleri varsa da daima karanlık olan ve bitmek tükenmek bilmeyen geceleri insanın ruhuna kasvet veriyor..."
Gerçekten de öyle oldu. Sabah 10:00 civarında aydınlanan hava, öğleden sonra 15:00 civarında kararıyor, gece bitmek bilmiyordu. Karanlıkla birlikte artan soğukta ne yapacağımı şaşırıp kalıyordum.
Selim Sırrı aynı kitabında, sokaktaki insanları da öve öve bitiremiyordu. Ona göre İsveçlilerin dudaklarından gülümseme hiç eksik olmuyordu. Sokaklarda kıyafetsiz, biçimsiz, üstü başı yırtık tek insan görmek olanaksızdı. Başta trafik polisleri olmak üzere tüm görevliler halka güler yüzle yardımcı oluyorlardı.
Avrupa'nın büyük kentlerindeki aydınlatma, o dönem gezginlerinin en çok etkilendikleri gelişmeler arasındaydı. Ahmet Midhat Efendi Stockholm'ü anlatırken aydınlatmadan uzun uzun bahsediyordu. Elektriğin tiyatroda kullanılmasını ise o zamının cümleleriyle şöyle anlatıyordu: "Elektrik ziyası pek çok şeylerde güzel işe yaradığı gibi tiyatro temaşaları üzerinde dahi ziyadesiyle işe yaramaktadır. Mehtabı, yıldızları ve güneşi göstermek veyahut gayet süslü giyinmiş ve elmaslar takıştırmış bir kızı nurlara boğarak bir kat daha gösterişli hale koymak için bu elektrik ziyasından büyük istifade ediliyor..."
Geçmişteki gezginler Stockholm'ü çok sevmişlerdi. Ben de çok sevdim. Tadına doyamadan geri döndüm.

Mehmet Yaşin / Sayı 154, Ocak 2006


Jan 17 2011 10:43AM




 
  Arkadaşına yolla        Yazdır        Sık kullanılanlara ekle

#
#
#
#
#
Yorumlar (0)

Yorum ekleyebilirsiniz

 

Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumunuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.

Medeniyetlerin Buluştuğu Başkent
Hasankeyf
DEÜ-SAT’tan sualtı temizliği
“Foça Temiz Deniz 2012”
Şarköy’ün Derelerinde Yüzlerce Balık Ölüsü Görüldü
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
'Yarısı Yılan Yarısı İnsan'a en iyi belgesel ödülü
Belgesel, Anadolu'da yılanların şahı olarak bilinen Şahmara...
fotogaleri
Foto Atlas
Günün Karesi
Çok okunanlar
video galeri
Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da

 
  • Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da
  • Kalbin sırları
  • HES'lere karşı savaş müzik albümü oldu.
  • Hayvanların Keyif Dünyası
  • Doğanın Avcıları
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 3
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 2
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 1
  • Kömürle Yanmak
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-1
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-2
  • Evrim ve Göz
  • Atnalı Yengeci: Yaşayan Taşıl
  • Darwin'in Karıncalarını İzleyin
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 1
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 2
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 3
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 4
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 5
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 1
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 2
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 3
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 5
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 1
  • Dünyanın İlk Masalı
  • Anadolu'nun İsyanı
  • Nükleere Karşı Yürü
  • Kardeş Türküler: Anadoluyu Vermeyeceğiz - Oi Oi
  • Kardeş Türküler Anadoluyu Vermeyeceğiz 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
Nasıl kullanırım?
Önce resmin üzerine tıklayarak Duvar Kağıdı galerisini açın. Seçtiğiniz duvar kağıdının sağ altındaki büyüteç işaretine tıklayarak resmi büyütün. Büyük resmin üzerinde sağ tuşa tıklayın ve menüden Arkaplan Olarak Belirle'yi seçin.
Atlas yayın hayatına Nisan 1993'de başladı.Önümüzdeki yıl 20. yaşını kutlayacak. Atlas'ı kaç yıldır takip ediyorsunuz?