Anasayfa    Kültür       Öteki Ben

Öteki Ben



Arkadaşlık, aile olmayanlar arasında kurulan bir yakınlık ilişkisidir. Bir zamanlar asıl olan kardeşlikti, arkadaşlık yoktu. Aynı aileden, aynı obadan, aynı boydan olmayanlar ant ritüelleriyle kardeş olurlardı.

Anadolu'da hâlâ izi sürülebilecek bir Orta Asya geleneğinde, tasa süt dökülür kollar sıyrılır damar yarılır kan süte akıtılır, karılır ne boydaş ne oymakdaş olan iki yiğit bunu içer, kan kardeşi olurdu. Böylece aynı anadan doğmuşçasına birleşir, özdeşleşirlerdi.

Aralarındaki köklü farka rağmen hem avcı derleyici toplumlarda, hem kabile toplumlarında, insanların birbirlerine yakınlaşma ve dayanışma düzeylerini tayin eden ana ilişki biçimi aile ve akrabalıktır. Toplum, evlilikler ve dolayısıyla dünürlük ilişkileriyle birbirlerine bağlanmış gruplar örgütlenmesi olarak görünür ve aynı obadan veya aynı soydan olanlar birbirlerine "kardeş" derler.

Kabile toplumları kapanıktır. Bireyler, özgül akrabalık ve soy kurumu yoluyla, yaş grubuyla, cinsiyetle, doğum sırasıyla, geçiş dönemleriyle tanımlanan statüler edinirler. Bu sayede içeriyi hak ve yükümlülüklerle öyle sıkı örgütler ve dışarıya öyle kapanırlar ki, uzak veya yabancı olanlarla evlilik dışında yakınlaşma olanağı pek kalmaz. Ama bu kapalı yapı homojen değildir akrabalık derecesi uzaklaştıkça dayanışma ve yakınlaşma da azalır. Armağanlaşma yerini takasa, paylaşma işgallere ve intikam kavgalarına bırakır. Dostluk dili, ittifak diline dönüşür. Bu dilde arkadaş, arkadaki iki gözdür sırt veren, kollayan, gözeten, kayıran demektir. İttifak karakterini taşısın taşınmasın, akrabalığın zayıfladığı veya bulunmadığı bu belirsizlik bölgelerinde kendiliğinden oluşan kimi yakınlaşmalar, kardeşlik törenleriyle geleneksel forma sokulur.

Arkadaşlığın kardeşliğe alternatif bir ilişki olarak belirmesi, kabile toplumlarını çözerek onları bir tebaa altında toplayan devlet örgütlenmesiyle mümkün olur. Böylece ilk kez, akrabalarına bağımlı kalmayabilen, kendine yeterli birey nosyonu doğar ve bu temelde, kan kardeşliğindeki ayrısız gayrısız özdeş arkadaşın yerini, "öteki kendi" olarak arkadaş alır. Arkadaşlık, olumsal olmaktan çıkar, zorunluluk haline gelir. "Başka her şeye sahip olsa bile kimse arkadaşsız kalmayı seçemez" diyor kent devletinin filozofu Aristoteles.

Akrabalık ilişkileri, bu ilk ağır darbenin besbeterini yüzyıllar sonra kapitalist ilişkilerin serpilmesiyle alacaktır. Arkadaşlığın, Aristoteles'in tasnif ettiği ittifak arkadaşlığından, zevk arkadaşlığından veya erdem arkadaşlığından ziyade, candanlık, içtenlik, sevecenlik, kendini başkasına açma, içini dökme, kendini salma, onaylanma, duygudaşlık, teklifsizlik, sırdaşlık anlamlarıyla yüklenerek içerik değişikliğine uğraması günümüz toplumundaki yüksek bireyleşme sürecinin ürünüdür.

Kapitalist ilişkiler, sanayileşme yoluyla köklü toplumsal dönüşümleri gerçekleştirdi. Kır çözüldükçe oluk oluk insan, yerini yurdunu terk ederek kentlere yığıldı. El kapısında çalışmak norm haline geldi. Üreticilerin birbiriyle rekabetine, emekçilerin birbiriyle rekabeti eklendi. Aynı süreç boyunca kadınlar ev dışı üretime çekildiler. Akrabalık ilişkileri, çekirdek aile etrafında zorlukla tutunacak kadar geriledi. Ama bu keskin ve kapsamlı bireyleşme hızı ve yanı sıra, kadınların emek pazarında tutunup erkekle kıyaslanabilir bir ekonomik güç kazanması, aileyi de dayanıksız hale getirdi. Dünya ölçüsünde evlenme oranı düzenli olarak düşerken, boşanma oranı da düzenli bir artış sergileyegeldi. Evliliğin yerini, çocuklu veya çocuksuz birlikte yaşama veya çocukların sadece anneyle ya da babayla birlikte kaldığı ilişki biçimleri almakta. Boşanma oranı en düşük ülkelerden biri olmakla birlikte, özellikle büyük kent merkezleriyle Türkiye de bu girdabın içerisindedir. Örnek vermek gerekirse, 1998 yılında yapılmış bir istatistikte boşanmaların evliliklere oranı Rusya Federasyonu'nda yüzde 68'dir. Bu oran İngiltere'de yüzde 53, Fransa'da yüzde 43'tür.

Bu süreç ortaya üç ciddi problem çıkarıyor. İlkin, çocukların bakım ve büyütümünde erkeğin rolü, ikincisi yaşlılıktaki yalnızlık ve üçüncüsü birbirlerine haz verebilme yetenekleriyle iki cinsin bir araya gelme biçimleri. Çocukların yetiştirilmesi kreş ve özel okullar yoluyla, yaşlıların bakımı huzurevleri yoluyla ve cinsel arzunun gerçekleştirilmesi bunun için oluşturulmuş çeşitli kurumlar yoluyla ticarileştirilmekle birlikte üçü de kişisel ve candan ilişkilere ihtiyaç duymaktadır.

Doğum denetiminin özellikle kadınların omuzladıkları yükü hafifletmesiyle, dar bağlamlara hapsolmuş kadın erkek arkadaşlığı yayılarak erotik aşka doğru meyletti. Arzu uyandırıcı ve arzu verici olarak beden, kadın ve erkeğin kişisel ilişkilerinin odağına yerleşti. Bedene ilişkin derin utanç duygularının da gösterdiği gibi, duyumun olduğu kadar duygunun da kaynağı olan bedenin paylaşılması, eşyaların, mekânın paylaşılması veya elbirliği kadar yalın değildir. Kişi bedenine saçtan tırnağa duygululukla bağlıdır. Bedeninizi verirken kendinizi verirsiniz. Cinselliğin, çocuk büyütmenin ve yaşlıların bakımının aile yoluyla sağlanmasının zorlaşması, arkadaşlığı, ittifak, erdem veya zevkten çok daha fazla candanlık ihtiyacıyla aranır hale getirdi.

Ama arkadaşlık, evlilik kadar istikrarlı ve güvenceli değildir. Ne yasalarla koruma altındadır ne de çevre ilişkilerin yaptırımına tabidir. Kolayca başlayabildiği gibi kolayca bitebilir. Çocukların ve yaşlıların bakımına arkadaşların da katılmasını bekleyen bir ahlak henüz gelişmedi. Evlilik üçüncü kişiye kapalıyken, arkadaşlık açıktır. Dolayısıyla, özellikle cinsler arası ilişkilerin kapalı karakteriyle zıtlaşır üçüncü kişinin girmesi arkadaşlık ilişkilerini kararsızlaştırıcı etkide bulunur.

Buna karşılık, arkadaşlık özerkliğe, özgür seçime dayalıdır. Arkadaşlığın sürmesi bir bakıma birbirini sürekli yeniden seçme gibidir. Bu yolla, kişisel alan içerisinde doyurucu bir kendine güven duyumu sağlar. Yerel komşuluk ilişkilerini devralarak toplumun her yöresine yayar. İç dünyanın zenginleşmesinin ve evrenselleşmesinin yolunu açar.

Olumsuz yanları ne olursa olsun, geri dönüş köprüleri önemli ölçüde yakılmış görünüyor. Arkadaşlık, bugünün geçici bir eğilimi olarak kalmayıp gelecekte de galip çıkacak gibi görünüyor. Istıraplı olduğu kadar neşeli, bezdirici olduğu kadar heyecanlandırıcı, yorucu olduğu kadar tazeleyici bu ilişki biçimine her geçen gün daha fazla mecbur kalıyoruz.

Bu mecburiyete kendimizden bir şeyler katabilir miyiz diye düşünüyorum. Aklımahoş gelenekleriyle Andamanlılar geliyor:

"Birbirlerini uzun zamandır görmeyen iki arkadaşın karşılaştıklarında ilk yaptıkları şeylerden biri, birbirlerine armağanlar sunmaktır. Günlük sıradan yaşamda bile sürekli bir armağan alıp verme vardır." (Radcliffe-Brown, The Andaman Islanders.)

Antropolog P. Wiessner'den, benzer şekilde armağanlaşan !Kung Sanlar'ın özel olarak armağan vermek için ürettiklerini öğreniyoruz (Risk, Reciprocity and Social Influences on !Kung San Economics). Bu üretimin ağır bir tempoda ilerlediğini, çalışılırken aynı zamanda sohbet edilip şarkılar söylendiğini anlatıyor.

Günümüz toplumsal ilişkilerinin boy attığı yılların düşünürü Montaigne ünlü Denemeler'inde, "Ey arkadaşlar, arkadaş yoktur" diye bir kayıt düşmüş. Armağanlaşmalı arkadaşlık, bu umutsuzluğu dağıtamaz mı acaba?


Jan 17 2011 10:43AM




 
  Arkadaşına yolla        Yazdır        Sık kullanılanlara ekle

#
#
#
#
#
Yorumlar (0)

Yorum ekleyebilirsiniz

 

Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumunuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.

Medeniyetlerin Buluştuğu Başkent
Hasankeyf
DEÜ-SAT’tan sualtı temizliği
“Foça Temiz Deniz 2012”
Şarköy’ün Derelerinde Yüzlerce Balık Ölüsü Görüldü
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
'Yarısı Yılan Yarısı İnsan'a en iyi belgesel ödülü
Belgesel, Anadolu'da yılanların şahı olarak bilinen Şahmara...
fotogaleri
Foto Atlas
Günün Karesi
Çok okunanlar
video galeri
Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da

 
  • Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da
  • Kalbin sırları
  • HES'lere karşı savaş müzik albümü oldu.
  • Hayvanların Keyif Dünyası
  • Doğanın Avcıları
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 3
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 2
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 1
  • Kömürle Yanmak
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-1
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-2
  • Evrim ve Göz
  • Atnalı Yengeci: Yaşayan Taşıl
  • Darwin'in Karıncalarını İzleyin
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 1
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 2
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 3
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 4
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 5
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 1
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 2
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 3
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 5
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 1
  • Dünyanın İlk Masalı
  • Anadolu'nun İsyanı
  • Nükleere Karşı Yürü
  • Kardeş Türküler: Anadoluyu Vermeyeceğiz - Oi Oi
  • Kardeş Türküler Anadoluyu Vermeyeceğiz 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
Nasıl kullanırım?
Önce resmin üzerine tıklayarak Duvar Kağıdı galerisini açın. Seçtiğiniz duvar kağıdının sağ altındaki büyüteç işaretine tıklayarak resmi büyütün. Büyük resmin üzerinde sağ tuşa tıklayın ve menüden Arkaplan Olarak Belirle'yi seçin.
Atlas yayın hayatına Nisan 1993'de başladı.Önümüzdeki yıl 20. yaşını kutlayacak. Atlas'ı kaç yıldır takip ediyorsunuz?